FLÖRT

  Suriye iç siyaseti BOP projesi kapsamında devam ederken, yaklaşık  8-9 yıldır da küresel güçlerin cazibe merkezi durumunda. Her gün bir hüzün her gün bir acı yaşayan Suriye’de henüz siyasi bir çözüm gözükmüyor.
Her gün değişen ittifaklar, alternatif senaryolar, işi içinden çıkılmaz hale getiriyor. Bu bir devletin iç meselesinden çok küresel güçlerin ve sermayesinin hesapları olarak karşımıza çıkıyor.
Telaş içindeyiz!
Neler olacak?
Neler oluyor?

Soçi ve Astana anlaşmasında Suriye’nin toprak bütünlüğünü savunur gibi gözüken Türkiye, bugün Esat rejimini devirmeye yöneldi. Rusya ve ABD öncesinde Türkiye’ye fazla müdahale etmeyip flört havası içindeyken, bugünlerde Türkiye’ye kullanma tarihi doldu ikazını gösteriyor.
Dost bildiğimiz Rusya’ya karşı ABD sanki bizi kışkırtır gibi gözüküyor. Flörtlükten çıkıp sanki bir flörtöz gibi sinsice yaklaşıp gönül eğlendirmek istiyor.
Korkunç kelimeler yazmak istemiyorum. Fakat gelen şehitler ve ülkedeki gerginlik artık sağduyulu ve öngörülü bir politika izlememiz gerektiğini göstermektedir.  
Umarım 5 Mart’ta yapılacak Putin görüşmesinde ülkemizi zora sokacak sonuçlar çıkmaz. Ülkemizi savaşın eşiğine getirmek Türkiye için korkunç bir senaryo olur.
Ülke güvenliğimizin sağlığı için umarım  diplomatik sağduyu sağlam çıkar. 
Bu ciddi yazımda cümle aralarında flörtten bahsettim. Flört bir ilişkinin sağlam olup olmayacağının başlangıcıdır. Flört karşındakine nazikçe beğendiğini hissettiren bir davranıştır. 
Eğer flörte sinsice başlarsan amacın sadece kandırmak olur.
Bunu ABD yıllardır bize yapıyor. Hep sahte sevgi özcükleri ve sonrasında aldatıp yarı yolda bırakmıyor mu? 
Hiçbir zaman her şeyinle seni kabul ediyorum demedi. Hep kaçak ve sinsice davrandı.
Bunu bugünlerde iç siyasetimizde “güvendiğim” dediğimiz nice siyasetçide yapıyor.
Kapalı kapılar ardında anlaşmalar yapılıyor. Telefon konuşmalarıyla birbirlerini onaylıyorlar ama maalesef tabanın bundan hiç haberi olmuyor. Teşkilatlara günü kurtarmak için sadece flörtözlük gibi gözüküp zararsız(mış) gibi davranılıyor. 
Hep çekici olan Genel Başkanlar güven dağıtırken maalesef samimi olmuyorlar.
ABD, Rusya, İngiltere, Almanya… bize hep gelip geçici ama uzun vadeli, ben istediğimde olur mantığı ile bir ilişki sundu.
İç siyasetimizde böyle…
Umarım hem ülkem, hem dış siyasetimiz artık güvene dayalı liderlerle, sağlıklı ve sevgiye dayalı  yarınlar için çalışır.
Sadece inanmak istiyorum.
Flörtözün gerçek sevgisini anlamak için dört yapraklı yoncadan çıkan sonuca kaldı tüm umutlar. Siyasette herkes herkesi seviyor ve herkes herkesten nefret ediyor maalesef. 
Devlet Bahçeli’nin tüm kızgınlığı, gerginliği, cenazelerde el vermemesi aslında AKP’nin arka planda başka partilerle yaptığı flört gibi gözüküyor. Haliyle kapris yapıyor. 
Yine geçmişe döndüm. Yine aklıma HAS Parti geldi. Biz “Karunlaşmayacağız, Firavunlaşmayacağız, Belamlaşmayacağız” dedik. Fakat o zaman Genel Başkanımız Numan Kurtulmuş Bey AKP’nin gücüne sevdalanıp bizleri yarı yolda bırakmaya hazırlanırken, biz 5-6 İl Başkan Yardımcısı ve İlçe Başkanı arkadaşlarımızla istifa etmiştik. Bugün bu senaryo maalesef gücü seven başak partilerde de yaşanıyor. Duyuyoruz.

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.