Fol - Erikbeli - Yayla ve Foleya Mountain Resort!

   Trabzon Büyükşehir Belediye Başkan vekili Atilla Ataman, aynı zamanda Sri Lanka’nın Trabzon fahri konsolosudur. Trabzon’da epey fahri konsolos var. 
Atilla Ataman, Ankara’dan memleketi Trabzon’a döndükten sonra MKE’nin bayiliğini yapmaya başladı. Diğer yandan da Tonya Erikbeli Yaylası yakınlarında orman içinde toplam 220 yatak kapasiteli, Avrupai dağ oteli yapımına başladı. Ataman’ın turizm şirketinin yönetim kurulu başkanı eşi Suna Ataman… Suna hanımın, tesisin yapımı için Atilla Ataman’dan daha fazla gayret gösterdiğini söyleyebiliriz. Zaten Suna hanımın eli değmemiş olsaydı, tesis dört dörtlük olmazdı. Foleya Mountain Resort adı verilen tesis dört beş ay önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından hizmete açılmıştı. 
0-001.jpg 
 Tesislere ne yapım aşamasında ne açıldıktan sonra gitmemiştik. Önceki gün Atilla Ataman aradı ve Sri Lanka milli günü resepsiyonunu Tonya Erikbeli’ndeki tesislerde vereceğini belirtti ve ‘Sri Lanka Türkiye Büyükelçisi Mohamed Rizvi Hassen, eşleri ve büyükelçilik müstaşarı da aramızda olacak, mutlaka bekliyorum’ dedi.
  Dün sabah Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası yöneticileri ile birlikte iki araçla Tonya Erikbeli Yaylasına gittik. TTSO yönetimi Ataman’ın resepsiyonuna neredeyse tam kadro katıldı. İbrahim Nalbant, Tolga Avcı, Kadem Çakıroğlu, Özcan İlarslan, Davut Bozkurt, Halil Yaroğlu, Murat Zeki Solak, Mustafa Zihni Serdar, Ali Birinci, İlyas Bektaş ve Güven Küçükosman…
 
Tesislere giderken, Murat Zeki Solak ile hararetli siyasi tartışmamız oldu. Murat, AKP’nin Trabzon’da Süleyman Soylu’ya yakın isimlerden biri… Sohbet hararetli olunca olunca, iki saatlik yolun nasıl geçtiğini anlamadık. 
Vakfıkebir- Tonya- Erikbeli güzergahı Fol Deresi’nin kıyısından dağlara uzanıyor.
Fol deresi üzerinde birkaç köprü var. Köprülerin korkuluğunun kenarındaki tabelada  Fol-1, Fol-2 ve çevredeki köy adları yazılı… Hararetli sohbette Murat Zeki’ye nefes aldırmak için, ‘Murat, bu Fol adı nereden geliyor. Biz tavukların yumurtladığı yere fol deriz’ mealinden bir soru sordum. Murat, ‘Abi bilmiyorum’ dedi. Araçtakiler de ses vermedi. Onlar da benim gibi fol adının nereden geldiğini bilmiyorlardı.
                                                     ********** 

   Tonya’yı geçtikten sonra rakım yükselmeye başladı. Murat, cep telefonuna bakarak, ‘Abi 1250 rakımdayız, 1400, 1550 derken karşıda orman içinde tesisler görünmeye başladı. Çevre ormanlık. Kar çam ağaçlarının sivri yapraklarını terk etmiş. Etraf beyaz ve yeşil… Gök mavi… Çam ormanlarının zirvesi, yaylalar bembeyaz… Tesislere geldiğimizde, Murat, ‘Abi rakım 1630’ dedi. Zirvedeki restorana ulaştığımızda rakım 1650 metre…
   Atilla Ataman, tesislerin girişinde bizi karşıladı. ‘Hocam hoş geldiniz’ dedi. Atilla, 1980 öncesinden Trabzon Öğretmen Okulundan öğrencimdi. Atilla, çevredekilerin merakını gidermek için, ‘Hasan hocam, cami hocası değil Trabzon Öğretmen Okulundan benim hocamdır’ diye kısa bir açıklama yaptı, ardından da, ‘O günlerde bize haber yaptırır, yazı yazdırır ve Türksesi Gazetesi’nde yayınlardı. Hocam, o günlerde gazetecilik ve öğretmenliği bir arada yapıyordu’ diye ekledi… Atilla’nın dediği gibi kısa bir öğretmenlik dönemimiz oldu ve ihtilal sonrası profesyonel olarak gazeteciliğe başladık.
Atilla’ya, ‘Bu derenin adı neden Fol deresi?’ diye sordum…
‘Hocam, derenin bir kaynağı şu karşıda fol denilen yerden çıkıyor’ dedi. 
Vakfıkebir’in meşhur Fol deresinin adının da nereden geldiğini öğrenmiş olduk. 
Atilla; Fol’u, Erikbeli’ni ve Yayla’yı çağrıştıran bir ismi de tesislerine ad olarak vermiş. 
Fol deresinin; FOL’u, Erikbeli’nin E’si, Yaylanın YA’sı, yan yana geldiğinde tesislerin adı olan FOLEYA ortaya çıkıyor. FOLEYA’ya bir de İngilizce Mountain yani dağ, üçüncü kelime olarak da RESORT yani oteli eklemiş. 
 
 Tesislerde geniş birkaç yemek, toplantı, kahvaltı salonu var. Büyük salonun üst katına çıktık.  Manzara müthiş… Salonda gözüm bir anda Ferhat Öztürk’e ilişti. Ferhat, Ahmet Günaydın ve Edip Sevinç ile birlikte Özgün Gıdanın ortağı Ferhat Öztürk, Akçaabat Çal köylüdür. Atilla Ataman’ın da  yakın dostudur. Ferhat ile ayaküstü bir süre sohbet ettik. Kaşüstü sahildeki konutları satmaya başlayıp başlamadıklarını sordum. Ferhat Öztürk’ün sorumluluğunda Özgün Gıda Kaşüstü’nde 700’ün üzerinde konut üretti. Kaşüstü sahilindeki çok katlı konutlar… Ferhat, ‘Yapım işi bitti, sıra satmaya geldi’ dedi. 
                                                      ***********

 sssssssssssssssss.jpg Balkona çıktım.  Gazeteci Ömür’e, bir iki resim çektirirken Mustafa Beyazlı ile Fikret Yavuz geldiler. Mustafa ve Fikret’i de epeydir görmemiştim. Mustafa bu tür davetlere Fikret ile gitmeyi tercih eder. Mustafa’ya, ‘Fikret herhalde fahri konsolos yardımcısı oldu’ dedim. Fikret’in ağzı kulaklarına vardı. O esnada Gürcistan’ın Trabzon konsolosu sohbete katıldı. Gürcistan’ın Trabzon’daki ilk konsolosu şu anda Ankara’da büyükelçi... Büyükelçinin de kulaklarını çınlattık… Balkon terastan salona girerken duayen turizmci Suat Gürkök, haber 61’in patronlarından Tanju Akıncıoğlu ile lafladık. Odaya adımımızı attık Trabzon’un genç gazetecilerinden 61saatin patronu Erhan, TGC başkanı Ersen ve Karadeniz’den Meryem’i gördüm… Merdivenlerden inerken Tonya’nın başarılı Belediye Başkanı Osman Beşel ile ayaküstü konuştuk. Başkanı, Orman idaresinde çalıştığı yıllardan tanırdım…
                                                  *********

  Kahvaltıda kuş sütü eksikti desem yeridir. Sabahtan evden çıkarken atıştırdığımız için fazla da bir şey yiyemedik! Kahvaltı sonrası, salonun 50 metre aşağısında bir başka mekanda Sri Lanka’nın bağımsızlık günü nedeniyle düzenlenen toplantı için yürümeye başladık. Bir iki adım attım, kaydım. Neyse birinin koluna girdim. O esnada, Atilla, 50 metrelik mesafe için Büyükelçi ile bize aracını tahsis etti. 
İlk konuşmayı Atilla yaptı.
İki ülke ilişkilerinden vs. bahsetti ve ardından tesislerle ilgili bilgi verdi. Ataman, alanı Orman Bakanlığından 25 yıllığına yap işlet modeli ile aldığını ve  tesisleri yapmak için tam 25 milyon lira harcadığını, bölgede benzer tesislerin yapılması gerektiğini söyledi. Devletten de destek almadığını ifade ettikten sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, bakanlara, Tonya belediye başkanına teşekkür etti ve sözü helikopter pistine getirdi… ‘Buraya bu kadar para harcayan helikopter pisti de yapar. Cumhurbaşkanımız, helikopter ile Tonya’ya oradan otomobille buraya geldi. Ve burada mutlaka helikopter pisti yapılmasını söyledi’ dedi. 
Erikbeli’ndeki tesislerden ayrıldık ve 1 saat 45 dakikada Trabzon’a geldik. 
Suna ve Atilla Ataman çifti, Tonya Erikbeli’nde gerçekten süper bir tesis yaptılar. Tesisin tek eksiği insanların bölgede yürüyüş ve dinlenme dışında yapacakları etkinlik için sosyal donatı alanlarının olmayışı. Aslında bu bir eksiklik de değil ama yine de küçük de olsa spor ve oyun alanları vs. olmalı. 

   Trabzon’ a gelen turistler, genelde kent merkezinde kalır, gündelik olarak Uzungöl’e, Ayder’e, Maçka Sümela’ya vb. giderler. Kimileri de Uzungöl, Ayder, Çamburnu ve  diğer mekanlarda kalır. Atilla ve Suna Ataman çifti, bu mekanlara bir yenisini ve alternatifini  Foleya Mountain Resort’u eklediler. Ataman çiftini bu güzel yatırımlarından ötürü kutluyoruz. 

                                                                                                 Hasan KURT

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum