GERÇEK BİLGİ VE BİLGİYE ULAŞIM

Tarihsel birikimin ne kadarını günümüze ulaştırdığımız kuşkulu. Binlerce yıla ve daha da gerilere gitmek olası.Bunun miladını belirlemek, başlangıç tarihi, zamanı şudur demek çok doğru bir saptama olmaz diye düşünüyorum. Ancak yazının kullanılmaya başlanması önemli bir başlangıç olsa gerek.

Yazıyla birlikte, üretilen bilim ve de her şey kalıcı olmaya, kendinden sonra kullanılıp,kendisinden yararlanılmaya başlanmıştır diyebiliriz.Çok akademik olmasa da “bilgi” diyebileceğimiz veri yığını, yaşamı kolaylaştırıp-güzelleştiren değil mi? “Bilim”, “bilgi”, “üretim” ve “yaratı” üzerine çok akademik tanımlar ve belirlemeler ayrıca yapılabilir kuşkusuz.

Bilmeyi istemek ile bilmek arasında kalmak çok yaygın bir ikilem. Birçok konuda söylenecek sözü olabilmenin yolu epey emek harcamayı gerektirmez mi? Değişik bilim dallarından haberli olmak, kültür-sanat alanlarından kopmamak, Sosyolojiye, Edebiyata, Felsefeye yakın olmak… Bu alanlara ilişkin temel etkinlik ve yapıtları izlemek ya da izlemeye çalışmak, sadece bana ve de dar bir çevreye göre olan öznel bir saptama mı acaba? Yaygın etkileşim ağı içerisindeki dünyanın, dolayısıyla ülkemizin, doğru bilgiye ulaşması son yıllarda artan “kirli bilgiler” ile güçleşmekte, insanların kafası karışmakta. Gerçek bilginin, doğru bilginin oluşma süreciönemli oranda engellenmekte. Bu sürecin vazgeçilemez aşamaları olan,“merak”, okuma, dinleme,tartışma, sorgulayarak anlama ve geniş gözlem sonucu “bilgi” oluşmakta. Geniş halk kesimlerinin önünün açılması, bu olanağa kavuşması, dolayısıyla aydınlanma, bilgi edinme kolaylığı  “ERK”in temel görevleri arasında olmalı… İlgili kurum ve kuruluşlar, bütünüyle “DEVLET”  bu kamu hizmetini savsaklamadan, ötelemeden tamamıyla önayak olarak sunmalıdır. Ayrıca vurgulamalıyım ki bunlara zıt uygulamaların yaygınlaştığı ülkemizde, son yıllardaki kimi tutumlar kabul edilebilir, tartışılabilir olmaktan uzak, bilimden, akıldan ve genel hukuktan dahası “VİCDAN”dan yoksunluğun da acı örnekleridir !...

Bütünüyle yoğun bir çalışma ve emek sürecinden söz etmeye çalışıyorum… Zaman isteyen, süreklilik gerektiren…Kolaycılığa sığmayan, onu kabul etmeyen, edemeyen… Sevgi isteyen, mantık isteyen, akıl yolu...Çünkü bilgi, bilim “dogma”lara, ön kabullere karşı çıkmak zorundadır. Bu nedenle “inanç”ları sarsar. Soran, sorgulayan, “meraklı” beyinler öğrenmeye, bilgiye ulaşmak isteyenler ne denli çok olursa dogmaların alanı daralır, bilgi ve bilim değer kazanır, kültür ve sanatın önü açılır, yaygınlaşır, yaşam giderek güzelleşir…

Öte yandan dizi dizi engeller, baskılar, psikolojik yıldırma, manipülasyonlar vardır; kimi uzak, kimi yakın. Bilgiyi kendi varlık ve çıkarları için kullanmak ya da sırası gelince gölgelemek, bulandırmak için, ulaşımını sınırlamak için her zaman birileri hazırdırlar! Dahası yüzyıllardır değişik dönemlerde “bilgi”nin tersyüz edilmesi,bilgi ve bilimin savunucularının cezalandırılması örneklerini görmekteyiz.  Ülkemizde ve dünyada bu uğurda baş verenlerin sayısı ürkütücü boyuttadır!...

Bilgi deryasında yüzmeye başlayınca SOKRATES çelişkili gibi görünse de “bildiğim tek şey hiçbir şey bilmediğimdir” demiştir. Yaklaşık iki bin beş yüz yıl önce söylenmiş bu söz,  bugün için, özellikle ülkemizin son yılları için öğretici değil mi?  Yine MÖ 5.6. Yüzyıllarda yaşamış Çinli düşünür, siyaset ve ahlak felsefecisi KONFİÇYÜS şöyle der: “Bildiğini bilenin ardından gidiniz, bilmediğini bilene öğretiniz, BİLMEDİĞİNİ BİLMEYENDEN KAÇINIZ”

Batı felsefesinin önde gelen aydınlarından olan Sokrates, bu sözlerini

ölümüne karar verilen yargılamadaki  “SAVUNMA”sında söylemiştir.−

Bilmediğinin −cahilliğinin− ayırdında olamamak, olmamak günümüzün kronikleşen hastalığı değil mi? “Corona” illetinden ciddi bedeller ödüyor olsak da kurtulacağız elbet. Korkarım ki “cahillik” illeti bizi uzun yıllar daha uğraştıracağa benzer.

 

Yarınlar güzel olacak

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Haber yorum bölümünde Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.