GEREKSİZ MUHALEFET

Demokrasilerde olmazsa olmazların biri de Muhalefet partileridir.

Yerleşik demokrasilerde Muhalefet Partileri iktidar alternatifi olarak görülür ve vatandaşın iktidardan memnun olmadığı dönemlerde iktidara alternatif olarak desteklenir, bir bakıma vatandaşın “can simidi “ olur.

Bizim gibi, demokrasi kavramı tam manası ile yerine oturmamış ülkelerde ise muhalefet partileri iktidarın kendi eksik ve yanlışlarını üstünden atacağı, vatandaşa asıl suçlu olarak lanse edeceği, bir bakıma “günah keçisi " olarak ilan edeceği kurum olarak görülmektedir.

Geçmişte karizmatik, karakteristik liderler üzerinden geliştirilen Muhalefet anlayışımız son zamanlardaki sıradanlaşan parti liderleri ile maalesef son buldu.

Karaoğlan Ecevit, Barajlar Kralı Çoban Süleyman, Kadayıfın iki tarafı hiçbir zaman kızarmayan Ağır Sanayici Erbakan, Milliyetçiliğin kişisel tanımı Türkeş, Tonton Özal gibi liderler ürettikleri politikalar ile kitleleri çok rahat peşine takarken,  kısaca Reis diyebileceğimiz Recep Tayyip Erdoğan Türk halkının gönlünde yerini ve desteğini almış liderler olarak yakın tarihimizin unutulmayacak siyasi figürleri oldular.

Rahmetli babamla ölümünden kısa bir süre önce yaptığımız sohbette “Geldik, gidiyoruz. Çok şükür iyi bir yaşamımız oldu ama şöyle sorunsuz ve kesintisiz bir on yılımız olmadı“ sözünü hiç unutmam.

Bizde muhalefet seçimin bittiği gün erken seçimi dillendirmeye başlar. Hazırlıksız girdiği her seçimde kaybetmekten ders almaksızın…

Ne gariptir ki seçimden kaçar gibi görünen iktidarlar da her zaman en hazır parti olarak seçime girer. Elbette bunda iktidar olmanın ve Devlet imkanlarını kullanmanın katkısı da vardır.

Yine ve yeniden Muhalefet Partileri erken seçimi dillendirmeye başladı. İktidar da kaçar gibi yapıyor. Cumhurbaşkanlığı yönetim şeklinde erken seçim kararı verebilecek iki kurum varken ve bu iki kurumda Sayın Cumhurbaşkanımıza tabi iken onun iradesi dışında bir erken seçim zor görünüyor.

Sayın Cumhurbaşkanımız herhangi bir nedenle bu gün erken seçim kararı alsa, inanın en çok yaygarayı da yine muhalefet partileri çıkaracak. Parti Genel Merkezleri cadı kazanına dönmüş, yeni siyasi oluşumlara gebe, atıl ve hareketsiz parti teşkilatlarına karşılık, tek kişinin emri ile sahaya inecek hazır bir siyasi yapı, sizce kim kazanır.

Bir başka bakış açısı ile muhalefetin iktidar olmaya en yakın olduğu seçim ve siyaset sistemi de bu sistem. Tek başına hiçbir partinin % 25 oy oranının üstüne çıkma olanağı görülmezken, iktidar en kötü anket sonucunda dahi % 35 in altına inmezken, anlaşılamaz bir şekilde Parlamenter sisteme dönüş isteğini de anlamlaştırmak zor değil mi?

Gölge bir kabine oluşturup sadece eleştirmek yerine yanlışı ve yapılması gereken doğru hamleyi göstermek. Belki biraz Amerikanvari bir tarz ile şimdiden örneğin Maliye bakanını, örneğin Dışişleri bakanını, sağlık ve milli eğitim bakanını ilan etmek.

Alanlarında proje üretmek, üretilen projeleri kamuoyu ile paylaşmak. Doğru yapılan işleri desteklemek, Milli konularda siyasetin dışına çıkmak. Aslında siyasetin ve oyun her şey olmadığını, söz konusu Devlet ve Millet olduğunda tek yürek, tek bilek olduğumuzu göstermek çok zor olmamalı.

İnanın bunları başarabildiğimizde iktidar da kendine gelecek. Vatandaş klişe suni gündemler yerine reel yaşamı önceleyecektir.

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.