Gizli Aşk Bu Söyleyemem Derdimi Hiç Kimseye

Bazen sevdiğini gizlemek istiyor insan şartlar oluşmadığı için. İnsanların anlamamasından ötürü aşkını saklamak istiyorsun. Eğer anlatırsan karşı taraf bozulacak gibi geliyor. Bu anlamayışı onun ruhu duymayacak olsa bile, sevdiğinin incinmesinden korkuyorsun. Aklına ve aşkına bir gölge düşürme riskini alamıyorsun.

 

Bu arada gizli aşk evresinin ya yasak aşk ya da platonik aşk evresiyle kesiştiği de olabilir. Bildiğiniz üzere gizli aşkın iki kişi mi yoksa tek kişi mi tarafından yaşandığına bağlı olarak insanın davranış şekilleri de değişebilir. Bu şarkıdan ben çıkaramadım tam olarak hangisi olduğunu; ama şarkının hikayesinde anlayacağız.

 

Bazen de bir başka hayata ait olduğunu bildiğiniz birini sevmek, ona aşık olmak insanın başına geliyor. Bu zamanki gençlerde bu çok oluyor. Hayranlıktan platonik aşka geçiş, ordan da deliliğe varan bir çılgınlığa sıçrayabiliyor. Popçuları bekleyen genç kızların onları gördüğünde beden dillerinin ve mimiklerinin ne hale geldiğini gördükçe korkar duruma gelirim. "Bu nasıl bir psikolojiye bürünmedir?" diye içimden geçiririm.

 

Gizli aşk belki de aşkların en anlamlısıdır. Ne dersiniz? Tamam, belki en tatlısı değildir; ancak gizli aşk yaşayan insana her zaman için saygı duymuşumdur. Kimseyi rahatsız etmez ve dertleriyle insanları bıktırmaz! Sanki tek dert onlarda varmış gibi davranmaz. Bazen de gizli aşklar genelde ilk aşklar olurlar; çünkü belli bir yaştan sonra gizli aşka kapılmak pek mümkün olmaz, diye düşünüyorum. Yanılıyor olabilirim!

 

Size daha önce üstad Zeynettin Maraş’ı tanıtmıştım. İlhamı güçlü olan bir güfteci ve bestekardır. Denizcilik Bankası'ndaki şeflik görevindedir ve arkadaşları tarafından çok sevilmektedir. Bir arkadaşının uzun zamandır sessiz oluşu onu meraklandırmıştır. İş bitiminde hiç görüşemediklerini ve arkadaş toplantılarına gelmediğini fark etti.

 

"Artık toplantılara gelmiyorsun! Hayrola bir sıkıntın mı var?" Sıkılarak:

 

"Yok üstat, ne sıkıntım olacak?"

 

"Eee, o zaman katıl bize!"

 

"Bu aralar biraz işlerim var. İleride inşallah size katılacağım!"

 

Zaman geçmiş, arkadaşının davranış şekilleri değişmiş, insanlardan kaçar olmuştu! Bankadaki işlerini aksatıyor ve para sıkıntısı çekmeye başladığı insanlardan aldığı borçlardan anlaşılıyordu. Bankadaki yeri bu gidişle tehlikeye girecekti. Üstat onu çok seviyordu. O gün üstat sessizce ona:

 

"Bu akşam bir yere gitmiyorsun! İkimiz oturup konuşacağız. Ona göre kendini ayarla!" deyip oturduğu koltuktan kalktı.

 

Akşam olmuş, iş çıkışı kapıda buluşmuşlardı. Daha önce gittikleri sakin bir meyhaneye gittiler. Meyhanenin sahibi:

 

"Ooo, arkadaşlar ayağınıza ne vurayım? Bu nasıl bir terk ediş? İnsan bir haber vermez mi? Merak ettik sizi!" diye çıkışınca üstat eliyle arkadaşını işaret ederek:

 

"Ona söyle!" dedi.

 

Meyhaneci onların beden dilinden bir sorun olduğunu anlayınca lafı uzatmadı ve hemen masayı donatarak onları yalnız bıraktı. İlk kadehten sonra üstat:

 

"Lütfen beni zorlama! Bu seninle son konuşmam olacak ve bana ne olduğunu anlatmadan buradan çıkmayacağız!"Üstadın ciddiyetinden ve konuşmadan onu bırakmayacağını anladığı için:

 

"Tamam üstat anlatacağım; ancak burada kalacak!"

 

"Tabii burada kalacak! Ben sana nasıl yardımcı olabileceğimi düşünüyorum. Bak, annen bile bu haline çok üzülmüş ki sana yardımcı olayım diye dün yanıma geldi. Kadın senin bu haline çok üzülüyor. Ona da bir şey anlatmamışsın. Gerçi kimseye bir şey anlatmamışsın. Nasıl bir derdin var senin?"

 

"Söyleyemem derdimi hiç kimseye!"

 

"Neden? Nedir bu derdin?"

 

"Üstadım gizli aşk!"

 

"Ne demek gizli aşk?"

 

"Üstat, ben bir pavyonda şarkı söyleyen kadına aşık oldum. Meğer bu gizli bir dertmiş, feda ettim her şeyi! Arzularım hayal oldu, baharım soldu! Gönlüm hicran ve gamla doldu!"

 

"Dur, dur anlamadım! Ne oldu, aşık olabilirsin! Bunda ne var, anlamadım!" Derin bir nefes alıp bir offff çekti.

 

"Üstat uzun hikaye! Sana nasıl anlatayım?"

 

"Bir başla, ben anlarım!"

 

"Aşık olduğum kadını ne anneme ne de arkadaşlarıma diyemedim. Pavyonda çalıştığı için beni anlamazlar, yadırgarlar diye hiç kimseyle konuşmadım. İlk başta çok mutluyduk. Onunla evlenecektim; o da pavyonu bırakacaktı. İlk başta bana çok iyi davranıyordu. Borcu olduğu için çalıştığını ve borçlarını bitirince çalışmayacağını söylediği için ona yardım ettim. Bir an önce bu hayatı bırakıp önümüze bakalım diye! Hatta tayin isteyip buradan gidecektik."

 

"Eee, ne oldu?"

 

"Ne olmadı ki... Sevdiğim için gözlerim kimseyi görmedi. Arkadaşlarımı bıraktım. Zevk içinde geçen günler hayal ediyordum. Ama maalesef neşeye bile veda ettim. O da yetmedi her şeye veda ettim. Niye biliyor musunuz? Meğerse o beni sevmedi, beni ağına düşürüp perişan etti ve çekip gitti!" deyip gözyaşlarını tutamadı.

 

"Her şeyde bir hayır vardır. Zararın neresinden dönersen kardır. Sen merak etme! Bütün bu zorlukların üstesinden gelirken biz senin yanında olacağız. Şimdi bunu unutup bu sorundan nasıl kurtulabileceğinin hesabını yapalım!" deyip konuşmaya devam ettiler. O akşam geç vakite kadar oturdular; konuşup dertleştiler.

 

Arkadaşının morali yerine gelmiş ve bir gün sonra bambaşka bir insan olacağının sözünü vermişti. Bir gün sonra iş yerinde arkadaşındaki değişikliği gözüyle görüyor ve çok seviniyordu. Bir ara masasına gitti ve akşam rüyasında gördüğü mısraları ve notaların yazılı olduğu kağıdı ona uzattı.

 

"Bak bakalım dün akşamı güzel yazabildim mi?" Arkadaşı kağıdı aldı ve sessizce okumaya başladı.

 

Gizli aşk bu söyleyemem derdimi hiç kimseye

Zevke veda, neş'eye de, veda artık her şeye

Arzular bir hayâl oldu, baharımın gülleri soldu

Gönlüm, hicrân, hasret gamla doldu

 

Sevdim amma görmüyor bak gözlerim hiç kimseyi

Gizli aşk bir gizli dertmiş, fedâ ettim her şeyi

Arzular bir hayâl oldu, baharımın gülleri soldu

Gönlüm, hicrân, hasret gamla doldu

 

"Üstat bunu sen ne zaman yazdın?"

 

"Akşam rüyamda tasarladım; sabah erken kalkıp kaleme aldım. Eğer müsaade edersen hikayesini kimseye anlatmadan aklımda olan müziğini yapıp şarkıyı arkamıza yaslanarak dinleyeceğiz. Ne dersin?"

 

"Ne diyebilirim üstat? Hayırlı olsun!"

 

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar