GRAN CHEF MAGO!

  İlk önce Malatyaspor Başkanı’na bir çift söz edeyim: “Elazığ depremi sonrasında ertelenen maç için ‘abuk sabuk’ ifadeler kullanmıştı, Ali Koç’a sevimli görünmek için ‘saçmalayıp’ durmuştu. Trabzonspor ile uğraşmak senin işin değil, otur takımının derdiyle uğraş.”
  Lige şampiyonluk hedefi ile çıkmayan ekibin birden hedef değiştirip şampiyonluğa oynaması, futbolcuları psikolojik baskı altına almış olabilir. Trabzonspor gibi bir takım bu baskıları çok rahat göğüsleyecek futbolculardan kurulu.
Trabzonspor’un her maçı çok önemli, irili-ufaklı her takımı yenmeli ve yenebilecek güçte de. Trabzonspor karşılaşmaları rakiplerinin uykularını kaçırıyor ama taraftarının da uykularını kaçırıyor! Her karşılaşmaya iyi başlangıç yapıyor, erken gol bulduğu zaman geriye yaslanıp, oyunu kendi alanında kabul etmeye başlayınca işler ‘sarpa’ sarıyor!
  Teknik heyet bu işi halletmeli diye yazıp duruyoruz ama dinleyen yok! Hafif dokunuşlarla bu takımın sorunları çözülür ve hedefe ‘ağır adımlarla’ ulaşır. 
Dönelim dün geceki maça. Trabzonspor deplasmanda olmasına rağmen oyuna iyi başladı ve 10.dakikada Novak ile ilk golü buldu. Malatyaspor yediği erken golün şokundan çıkmadan 30.dakikada Sosa’nın serbest atıştan attığı nefis bir golle abandone oldu.
  Trabzonspor iki farkı yakaladığında her zamanki hastalığını nüksettirdi ve geriye yaslandı! Geriye yaslanıp, hücum düşüncesinden vazgeçen Trabzonspor, rakibinin kendisine gelmesine önayak oldu.
35.dakikadan sonra sazı eline alan Malatyaspor akın akın Trabzonspor’un üstüne geldi ve bordo-mavili ekip darmaduman bir görüntüye büründü. Bu baskı 44.dakikada golle süslendi ve oyun başka bir boyuta çevrildi.
Trabzonspor’un imdadına hakem yetişti ve ilk yarıyı bitiren düdüğü çaldı.
İkinci yarıya baskılı başlaması gereken taraf Malatyaspor idi ama tam tersi oldu. Trabzonspor’da sahneye Nwakaeme ile Abdülkadir Ömür çıktı. Malatyaspor defansını bu ikili allak bullak etti. Abdulkadir’in dönüşü sanırım muhteşem olacak. Trabzonspor’un 3.golü bu ikilinin eseriydi.
Sayın Çimşir’in oyuna Serkan ile başlamasına bir anlam veremedim. Serkan iyi bir futbolcu ama şimdiden bu yükü kaldıracak psikoloji içerisinde değil. İlk golde katkısını es geçmiyorum.
Gelelim takımın her şeyine yani Sosa’ya.
İlk goldeki ortası, attığı jeneriklik gol ve takıma sahip çıkışı muhteşem ötesiydi. Basmadık yer kalmadı; defanstan top çıkardı, oyun kurdu, rakibin oyun anlayışını bozdu. O futbolcudan önce ADAM.
Yaşlanıp futbolu bırakması beni şimdiden üzüyor. Bu takımın, O’na sahada ve saha dışında her yerde ihtiyacı var.
Benim gözümde Sosa bir “GRAN CHEF MAGO”…
Türkçesi, “BÜYÜCÜ BÜYÜK ŞEF”!

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.