28.10.2021, 09:39

GÜCÜNÜ MİLLETTEN ALMAK

Gazeteci-Fotoğrafçı Jacob Riis, ‘’Çaresiz kaldığım zamanlarda gider, bir taş ustasını seyrederim. Adam, belki yüz kere vurur taşa. Ama değil kırmak, küçücük bir çatlak bile oluşturamaz. Sonra, birden, yüz birinci vuruşta taş ikiye ayrılıverir. İşte o zaman anlarım ki; taşı ikiye bölen o son vuruş değil, ondan öncekilerdir’’ demiş…

Kararlı, istekli, heyecanlı, devamlı, sonuç odaklı, usanmadan ve azimli çalışmanın sonuç vereceği muhakkaktır.

Önyargılardan uzak, hilesiz, yalansız ve yalnızca hedefe odaklanarak kendi çabanla ve azminle kazanmanın ve başarmanın mutluluğunun da tadına doyulmaz. Bu mutluluğu ölçecek bir alet de icat edilmemiştir. Ülkemizin gereksinimi de insanların hedefe odaklanarak çalışmasıdır. Millet olarak Jacob Riis’in dediği gibi yüz birinci vuruşa gelmek düşüncesi ve bilinci ile çalışmaya başlamalıyız.

Bu vuruşlar; dürüstlük, paylaşımcılık, samimiyet, doğruluk, okumak, güvenilir olmak, maddiyatçı olmamak, riyakâr olmamak, çalışmak gibi davranış biçimleridir ki, eğitimle üzerinde durulmalı ve otomatik reaksiyon haline dönüştürülerek aksini yapanlar yalnızlaştırılmalıdır. Aslında bunlar faziletli yani erdemli insan olmanın koşullarıdır. Süratle yozlaşan, ayrışan, yabancılaşan, değerlerinden uzaklaşan toplumu, kenetleyecek ve barıştıracak olan değerlere en kısa sürede dönülmelidir. Unutulursa tarifi de artık zor yapılır. Atatürk’te İstiklal mücadelemizde tam da bu kararlılıkta değil miydi? Birbiri üzerine inşa edilen milli duyguların Kuvayı Milliye’ye dönüşmesi de bu azim ve inançla olmuştu.

Dünyaya meydan okuyarak ve yıldırımlar yaratan bir ırkın torunları olarak emsali görülmemiş bir zaferin galibi için, sonrası daha çetrefilli yollar içeriyordu.  Nitekim zafer sonrası, saltanat ve hilafet taraftarlarının ikna edilmesi çok da kolay olmayacaktı.

Mustafa Kemal, İsmet Paşa ile beraber, yakın arkadaşlarıyla mücadele etme pahasına önce saltanat ve sonra laiklikle bağdaşmayan hilafeti kaldırarak medeni ve modern toplum olma yolunda hızla ilerlemiştir. Ancak her ne olursa olsun TBMM kararı olmadan hareket etmemiştir. Yetkisini hep ulusa dayandırmıştır. Nitekim 28 Ekimde arkadaşlarına ‘’Yarın Cumhuriyeti ilan edeceğim’’ diyen Mustafa Kemal’in, 29 Ekim 1923 akşamı Türkiye Devletinin hükümet şeklinin Cumhuriyet olduğu yönündeki verdiği kanun tasarısı ‘’ Yaşasın Cumhuriyet’’ sesleri ile Mecliste oybirliğiyle kabul edilmesi de vereceği kararları Millete dayandırmasının en güzel örneklerindendir.

İşgal günlerinde devlet adamlarının bulunduğu toplantıda herkes bir çare ararken ve Amerikan, İngiliz mandasından söz ediliyorken Mustafa Kemal’e sorulduğunda şu cevabı alırlar: ‘’Efendiler, hepiniz konuştunuz, hepinizi dinledik. Fakat Anadolu’ya bir şey sordunuz mu? Bir de onu dinleyelim efendiler’’ der. İşte bu davranış biçimi temsil büyüklüğü ne kadar olursa olsun tüm siyasi ve sivil toplum örgüt başkanlarına örnek teşkil etmelidir. Ülkemizde Başkan hegemonyası vardır ve çoğunluk da bunu aslında çıkarları adına teşvik etmektedir. Onun için koltuğu oturanların kibirlendiği ve bırakmadığı bir ülkeyiz, dünyada sanırım ilklerdeyizdir. Doğal değil mi çok şişirmenin sonucu koltuğa yapışmak. Peki onlarda mı yoksa toplumda mı kabahat?  

1924 Anayasası’nın; bazı maddeleri karşı devrimin hedefindeydi. Bugün de ne olursa olsun; 1982 Anayasası’nın 2. maddesinde Cumhuriyetin niteliklerini belirten ’’Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir ‘’ hükmü tartışma konusu bile olmamalıdır. Verilecek tavizler gerici zihniyeti daha da cesaretlendirecektir.

98. yılını kutlayacağımız, kanla, irfanla kurduğumuz Cumhuriyetin değerini komşu ülkelere bakarak bile anlayabiliriz. Özellikle kadınlarımız cinsiyet ayırımcılığı olmadan insan olmanın onuru ile yaşamanın ayrıcalığını fark etmelidir. Atatürk’ün ’’Cumhuriyet fazilettir’’ diyerek bize teslim ettiği Cumhuriyetin, cehennemler kudursa, ölmez nöbetçileriyiz.

Sağlıcakla kalın, saygılarımla…

Yorumlar (0)
Namaz Vakti 25 Ocak 2022
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
5
parçalı bulutlu