İsmail Kansız

İsmail Kansız

GÜLCEMAL'İN YANINA UZUNKUM YAKIŞIR

Biliyorsunuz Trabzon Büyükşehir Belediyesi Uzunkum /Beşirli sahili boyunca "GÜLCEMAL" ismini verdiği bir projeyle, deniz dolgusu ve sonrasında da çeşitli tesislerin içinde yer alacağı sahil düzenlemesi yapmakta.

Karadeniz sahillerinde deniz doldurma işi arazi kazanıp üzerinde tesis yapmakla eş tutulan yatırım alanı olarak düşünülür çoğu zaman...

Yol geçirilir, stadyum, hastane, havaalanı yapılır bu dolgularda... Arazinin darlığı ve engebeli oluşu da her zaman gerekçe olarak sunulur bu dolgu işlerinde.

Gelin görün ki denizdeki canlı hayatı da bir şekilde zarar görür bu işlerin sonucunda...

Şimdi Gülcemal ismi verilen deniz dolgu projesi devam etmekte.

Lakin gel gör ki dolgu tekniğiyle de çok eleştiri almakta.Hatta dökülen hafriyatın tarım toprağı olduğu da çoğu zaman gözlemlenmekte...

Asıl konuya geçmeden, Gülcemal’in hikâyesini anlatalım.

yazi-icine-1.jpg

İRLANDA ÇIKIŞLI GÜLCEMAL

Gülcemal bizim milletimizin ruhunda öyle bir yer etmiş ki hüzünle ayrılık, sevinçle kavuşmayı birlikte yaşamış halkımız bu gemiyle... Hem de Osmanlı'dan Cumhuriyete uzanan hikâyesi ile... Şairlere de ilham kaynağı olmuş Gülcemal...

15 Temmuz 1874 günü denize indirilir. İrlanda yapımı ''Gülcemal'' 1910’da Osmanlı Deniz İdaresi’nce satın alınır. 1911’in şubat ayında İstanbul'a gelir. Gemiye, dönemin padişahı olan V. Mehmet Reşat’ın annesinin adı GÜLCEMAL verilir. Savaş yıllarıdır. 1. Dünya Savaşı'nın en ateşli yıllarında asker taşır. Hastane gemisi olur. Askerler Çanakkale'ye onunla taşınır. Hatta bir ara 1915'in 27 şubatında bir İngiliz Denizaltısı tarafından vurulur onarılana kadar iki yıl hizmet dışı kalır.

Savaş sonrasında Mısır'da ve Yunanistan’da bulunan Alman esirlerini de memleketlerine taşır. Amerika’ya giden ilk Türk gemisidir. Lozan heyetini de taşır... 

Yunanistan'la varılan antlaşma sonucu Selanik’ten gelen "mübadillerin yolculuğu çok hüzünlüdür.

GÜLCEMAL buna da şahittir.

Selanik'teki Türkleri mahzun camilerinin   minarelerinde okunmayan ezanlarının sessizliği ve hüzünlü ayrılışı içinde Anadolu’ya taşıyan Gülcemal, uzun yıllar İstanbul/Trabzon arasında yolcu ve posta taşımacılığı da yapar… Atatürk'ü de zaman zaman misafir eden Gülcemal, Karadeniz’in hırçın dalgalarıyla boğuşa boğuşa hizmet verip arkasında çoğu zaman hüzünlü  anılar bırakarak emekliye ayrılır. 1950’de sökülmek üzere Messina Limanı’na vardığında Gülcemal artık gemiler mezarlığındaki yerini almaktaydı.

Geride anılar bırakarak yıllarca hizmet veren tarihi gemi şairlere de ilham kaynağı olmuştu...

yazi-icine-2.jpg

ÇOCUKLUĞUM GÜLCEMAL’LE GİDER İSTANBUL'A

Bedri Rahmi Eyüboğlu, “İstanbul Destanı” adlı şiirinin bir bölümünde aşağıdaki gibi anlatır Gülcemal Vapuru’nu:

 

"İstanbul deyince aklıma martı gelir.
Yarısı gümüş, yarısı köpük
Yarısı balık, yarısı kuş.
İstanbul deyince aklıma bir masal gelir,
bir varmış, bir yokmuş.

İstanbul deyince aklıma Gülcemal gelir,
Anadolu’da, toprak damlı bir evde,
Gülcemal üstüne türküler söylenir.
Süt akar cümle musluklarından,
direklerinde güller tomurcuklanır.
Anadolu’da, toprak damlı bir evde çocukluğum,
Gülcemel’le gider İstanbul’a,
Gülcemal’le gelir”
***

 

Gülcemal Vapuru’na, Karadeniz’e düzenli posta seferleri yapmaya başladığından beri, atma türküde mahir olan yöre halkı tarafından hissiyatlarının karşılığı adına, türküler "yakılır"

 

"Gülcemal dedukleri
Denizi elekleyi
Bacalari dumanli
Kıyılari bekleyi

Gülcemal Gülcemal
Savruluyi dumanin
Aldın gittin yarimi
Yoktur senin imanin

 

Ey Gülcemal Gülcemal

Dört tane direğin var

Aldın gittin yarimi

Ne hain yüreğin var.''

***

 

Gülcemal’in kısa hikâyesi böyle.

Lafı çok uzatmadan diyoruz ki, mevcut dolgu yapılırken bir de gördük ki Ayasofya'nın altında yeni bir sahil oluşmuş. 

Yani UZUNKUM YENİDEN GERİ GELMİŞ...

Bacaları dumanlı Gülcemal,

Yine beklesin kıyıları...

Eskisi gibi selâmlasın iskeleye doğru ilerlerken UZUNKUM'U...

O kuzguni siyah kumlarla birlikte kucaklaşsın, sarıp sarmalasın Gülcemal anılarıyla Trabzon’u yeniden...

Trabzonlular güneşi bulunca yeni oluşan Uzunkum'un sahillerine atıyorlar kendilerini çoluk çocuk.

Dolgu yeter diyor halkımız. Derlensin toparlansın bu haliyle orası da halkın nefes alacağı bir yer olsun.

Hazır Uzunkum da oluşmuşken yeni bir yaşam alanı oluşsun.

SIRA UZUNKUM'DA 

GÜLCEMAL PROJESİ REVİZE EDİLEMEZ Mİ?

 

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar