HAFİFTEN MARLON BRANDOSPOR!

Bu yıl Türk futbolunda şaşırdığım şeyler; meselâ Beşiktaş'ın Süperlig'te bir Bundesliga takımı gibi atakları limitine kadar taşıyıp gol bulabiliyor olması. Ama aynı Beşiktaş'ın 80'lerin Babaeskispor'u gibi kalesinde golü görüyor oluşu.

Geçen yıl iktidarın, TFF'nin, hakemlerin, İstanbul yerel medyasının ittirmesiyle Trabzonspor'un önüne geçirilip Süperlig şampiyonu yapılan Başakşehir'in sezona iki farklı üç yenilgiyle başlamış olması. Ve bunların ikisini birinci ligden yeni çıkan takımlar karşısında almış olması.

Süperlige yeni çıkan takımların ligi bu denli ciddiye alıyor olması ve daha ilk haflardan canla başla mücadele ediyor olmaları da çok ilginç. Bir Trabzonspor taraftarı olarak onları uyarıyorum. Kendinizi o kadar yormayın, yarım asırdır fasılasız bu ligde top oynuyoruz, hiçbir numarası yok bu ligin. Zira bu ligde şampiyon oluyorsunuz müzenizden çalıp İstanbul'un köy takımlarına veriyorlar, bir daha şampiyon oluyorsun hükümet kendi takımını kurup şampiyon oluyor. Bu Süper Ligin tek iyi tarafı İstanbul'un üç kız kardeşlerini babalarının evinde öpmektir. Gerisi hamam muhabbetine girer...

Trabzonspor'un geçen yıl İngiltere prömiyar liginden Aleksandr Sörloth'u transfer edip, bir yıl bordo mavili takımda oynatması ve bu yıl 007 James Bond yöntemiyle Alman ekibi Leipzig'e 10 milyon Avroya satmış olması elbette iktisadi bir başarıdır. Ama adına ''başarı!'' denilen olgu petekteki kraliçe arıyla ilgilidir ve benim açımdan her ''baş arı!'' (vızzz) gibi bu da kuşkuludur.

Trabzonspor bu yıl lige çok kötü bir başlangıç yaptı. Daha ilk müsabakasında dağınık bir takım görüntüsü verdi. Geçen hafta Denizlispor karşısında ise durağan bir futbol oynadı. Ama ona rağmen müsabakadan üç puanla ayrılabilirdi.

Dün Malatyaspor ile kendi sahasında oynadığı müsabakanın ilk yarısında bulduğu gol fırsatlarını değerlendirip farklı bir skorla galip gelmesini bildi ve yeni başlayan ligde ilk üç puanını almış oldu.

Evvelemirde futbolun sadece dolu tribünler önünde oynandığında bir anlamının olduğunu tescillememiz gerekiyor. Seyircisiz futbol asidi kaçmış gazoza benzer, ne kadar içersen iç tat alamazsınız. Onun için TFF'nin tribün kapasitesinin en az % 20'sini taraftarlara açıp bu yavan futbolu biraz olsun şenlendirmelidir.

Trabzonspor'un geri işler müdürlüğünün bu yıl bir türlü mevzuyu tutturamayan köy delileri gibi forma rengini ve modelini tutturamama durumu var. Forma rengini tutturamayan bir takımın hücum planını nasıl tutturacağını düşünüyorduk müsabakanın başlarında.

Trabzonspor Bruce Lee gibi topçularını satınca şimdi Edgar Le gibi topçularla defanstan oyun kurmaya çalışıyor.

Malatyaspor seyircisiz bir zor bir deplasmana oyuna ortak oldu müsabakanın başlarında.

Bence Trabzonspor'un yeni transferlerinden Afobe eski İngiliz Campell'ın biraz daha değişiği. Trabzonspor Avni Aker'de Napoli'ye 4-0 yenildiği o müsabakadan sonra değirmen gibi forvet, sağ kanat, sol kanat, libero, 6 numara, ön libero deneyip duruyor. Artık hücum programı için Eddie Newton Efendi Adobe'yi de dener herhalde.

Sağ kanatta oynayan Serkan Asan'ın ölümcül pası bu futbolu kendi evlatlarımızla Mağriplilerden çok daha iyi oynayabileceğimizin bir işaretiydi. Artık kim görebildiyse!

Trabzonspor'un VAR'lık pozisyonlarında hakemlerde çeşitli alametler zuhur ediyor. Kıçları başları farklı oynuyor bu spor memurlarınız. İki faul bir ofsaytlı bir pozisyonda milleti kalpten götürecek kadar futbol cahili adamlar işte!

Trabzonspor ilk yarıda 3-0'lık bir skor yakaladı ama bence o skoru tahkim edecek kadar oyunu domine edemedi.

Trabzonspor'da genel görüntü, giden topçulardan ve yeni gelenlerden sonra bozulan oyun kimyasının yeniden tepkiyebilmesi için haftalara ihtiyacı olduğu yönünde.

Edgar Le, görüntü olarak sokak çocuğu gibi sevimsiz ama futbol altyapısı olarak güven verdi bu müsabakada.

İkinci yarıda oyundaki çoğu aksiyonu yapan Trabzonspor'du. Malatyaspor ise Adem'le boyundan büyük işlere kalkıştı ve başaramadı.

Hakem Özgür Yankaya'nın Trabzonspor aleyhinde çaldığı penaltı amatörde bile çalınmaz. Ve Hüseyin Türkmen'in bu türden pozisyonlarda daha rasyonel müdahale etmesi gerekir.

Bu haliyle Trabzonspor, ne yapacağını çok fazla ön göremediğimiz bir tür MarlonBrandospor'a benziyor.

Ümidimiz ilerleyen haftalarda daha kollektif oynayan ve attığı her golü oyunuyla tahkim eden homojen bir takım olması.

Ve şu stadyumun kapılarını da açın artık... Öleceksek de tribünlerde ölelim...!

% 1'lik bir istatistik üzerinden insanları korkutmak manyaklığından da vazgeçin artık

Önceki ve Sonraki Yazılar