Hamal deyip geçmeyin!

Ne marka hamalları vardı bu şehri Trabzon’un.
   Benim hatırladıklarımdan en meşhurları mesela Aga Kazım cüsseli yapısı, davudi sesi, düzgün Türkçesi ile devrinin marka isimlerindendi. Fenerbahçe futbol kulübünü tuttuğu söylenirdi. Her aklına gelenin yük taşıttırmaya dahi cesaret edemeyeceği babayiğit bir adamdı. 150 kiloluk pamuk balyaları ile yaptıklarına bizzat şahitlik etmişimdir. Ölümünün üzerinden belki 40 yıl geçti ama unutulmaması sizce de çok anlamlı değil mi?
   Arada sayılacak çok isim var ama niyetim hamal şeceresi çıkarmak olmadığı için bir de 40 yıldır bu şehrin yükünü taşıyan ve hayatta olan hamal Hasan’dan bahsetmek isterim. 
   Ne tesadüf ki bu hamal Hasan’ın da Trabzon’a gelişine tanıklık etmiş biriyim. Bir yaz günü akşam ezanı saatlerinde babamın işyeri ve evimizin de olduğu Çarşı Mahallesi’nde, Çarşı Camii’nin duvarına yaslanmış ve üzgün bir şekilde otururken gördüğüm o zaman delikanlı yaşlarında olan hamal Hasan’ı şimdi Trabzonlu olup da tanımayan yoktur sanırım.
   Hasan da Anadolu evliyalarına özenmiş, şiir okumayı seven, Yunus Emre’yi kendine rehber almış. İnançlı, itikatlı ve ibadetle ömrünü geçiren bir beniâdem olarak hafızalara kazınmıştır. Ömrünü sırtında taşıdığı sepetin hesabını nasıl vereceğine adayacak kadar da tasavvuf ehlidir. 
   Dedik ya Trabzon’un hamalları çoktur. Şimdiye kadar bahsettiklerimiz mesleğini hamallık olarak seçenlerden iki örnekti. 
   Bir de işinin hamalları var elbette, bunlarda ticarette, sanayicilikte bu zor şehrin kahrını çeken bir bakıma ekonominin hamalları. Bunlara en güzel örneklerin başında da Hekimoğlu ailesini sayabiliriz. Kime sorsanız bir solukta Sabırlar, Onganlar, Ulusoylar, Bülbüloğulları, Kurşunoğulları, Gündoğdu gibi isimleri de sayarlar ve bunlara belki bir elin iki parmaklarını geçmeyecek bir on kişi daha ekleyebilirsiniz.
   Peki ya siyasetin hamalları, artık olmazsa olmaz haline gelen getirilen siyasette bu şehre hamallık yapanlar olmamış mı? 
   Çok gençler ve Türkiye’de her şeyin AKP ile başladığını sananlar hariç Kolcu Hasan ( Hasan Emral) ismini duymayan bilmeyenimiz var mıdır? Onun ipten adam alacak kadar Ankara’da gücü varken ve bu şehre hizmet ederken Fuat Eyüpoğlu ile yarıştıklarını ama bu yarışın dostluklarına engel olmadığını bilmeyen mi var.
    Hiçbir menfaat beklemeden millet ve memleket için zaman ve emek harcayan Azer Benli, Cafer Hazaroğlu, Bekir Bülbüloğlu, Mahmut Çizmecioğlu, Ali Akar, Ali Rıza Akdeniz ve daha nicelerini de bu şehrin siyaset hamalları olarak sayabiliriz.
   Son olarak spor, futbol ve Trabzonspor’un hamalları var. Şimdilerde yönetime girince ya da başkan olunca yürüyüşü değişenlere inat Adam gibi adamlıkla anılanlar var. Kurucu Başkan Ali Osman Ulusoy’dan, Rıfat Dedeoğlu, Şamil Ekinci, Salih Erdem, Ahmet Celal Ataman, Mehmet Ali Yılmaz, Sadri Şener ve bana göre son olarak da Nuri Albayrak’ı Trabzonspor’un hamal başkanlarına örnek verebiliriz. 
    Bu yazımızdaki HAMALLIK sıfatı sadece ve sadece, yükü sırtlanan, görevi sahiplenen, karşılığında menfaat beklemeyen manasında kullanılmıştır.
   İşgal ettiği koltuk ya da makamdan güç alan değil tam aksine o mevkiye güç katan insanlardan bahsetmeye çalıştım.
    Bu tanıma uymayanların tamamı izleyicidir, anlık veya günlük pozisyon alsalar da birçoğunun unutulması görevinin bitmesini dahi beklemez.
    İnsanlara say dediğinizde Necmettin Karaduman, Hasan Melek, Orhan Karakullukçu her daim anılır da mevcut vekillerin ya da başkanların bir kısmı hatırlanmaz çoğu zaman.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum