‘Hasan Saka, terini sile sile okumaya başladı!’

   Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Biz Bize Yeteriz Türkiyem” sloganıyla “Milli Dayanışma Kampanyası” adı altında başlattığı bağış toplama işini, milli mücadele yıllarındaki Tekalif-i Milliye’ye benzetince muhalefet tepki göstermişti. Erdoğan, 7-8 Ağustos 1921 tarihinde Mustafa Kemal’in oluru ve isteğiyle TBMM’de kabul edilen Tekalif-i Milliye’nin bağış ve yardım içerdiğini söylemişti…
  Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, milli dayanışma kampanyası adı altında başlattığı bağış kampanyası ile 99 yıl önceki kampanya arasında dağlar kadar fark var. Ve ayrıca, o günkü kampanya, Sakarya Savaşı öncesi da halktan toplanan para pul vb, Büyük zafer sonrası periyodik olarak halka geri verilmişti… Aslında o günlerle bugünleri mukayese etmek çok ama çok yanlış!
                                           ********************
Yıl: 1921… Kurtuluş Savaşı tüm hızıyla devam ediyor. TBMM açılalı ve Ankara hükümeti kurulalı bir yıl oldu. İstanbul işgal altında… Ruslar, Trabzon’dan çekildi ve ama Rum ve Ermenilerle çete savaşları devam ediyor. Güneyde İngiliz ve Fransızlar… Yunanlılar, Ankara’ya yaklaştılar… Ankara’da meclisin Kayseri’ye taşınması tartışılıyor.
   TBMM ve Ankara Hükümetinin başkanı Mustafa Kemal, Mayıs 1921’de Fevzi Çakmak’ı ikinci kez hükümeti kurmakla görevlendirir. Çakmak, Mustafa Kemal’in isteğiyle hükümetin en önemli ve kritik bakanlığına, Hazine ve Maliye Bakanlığına son Osmanlı Meclisinde de vekillik yapan Trabzon mebusu Hasan Saka’yı atar. Tarih: 19 Mayıs 1921… Saka, bakanlığa geldikten iki buçuk ay sonra Tekalif-i Milliye’ adlı yasayı, başka bir ifade ile ’10 Emir’i mecliste okur…
Hasan Saka, yeni Türkiye Cumhuriyeti’nin sivil kanadının bir numaralı ismidir. Atatürk’ün de en yakınındaki çalışma arkadaşıdır.
                                        *************************
 
Turgut Özakman, ‘Şu Çılgın Türkler’ adlı eserinde, Tekalif-i Milliye yasasının gündeme gelişini ve TBMM de kabul edilişini kendine has üslubuyla şöyle anlatır;
‘Hastaneden ayrılan M. Kemal Paşa Valiliğe geldi. Bakanlar toplanmıştı. Simit ve kaşar peyniri getirttiler, çay söylediler. Toplantı başladı. M. Kemal, “Yunan ordusunun harekete geçmesi fazla uzamaz” dedi, “……bu kısacık süre içinde ordunun eksikliklerini tamamlayabilmek için ne yapabiliriz Hasan Bey?” diye sordu.
  Maliye Bakanı Hasan Saka, zor duyulur bir sesle ve içi eriyerek, “Bence yapılabilecek bir şey yok efendim” dedi ve bilgi verdi: Yeni bir vergi konulsa bile, tahsilat çok uzun sürerdi. Halkın tasarruf gücü sıfıra yakın olduğundan iç borçlanmaya gitmek düşünülemezdi. Sovyetlerden bu yıla ilişkin para yardımı gelmiş, aylıklara ve zorunlu cari giderlere gitmiş ve bitmişti.
Ekonomi Bakanı Celal Bayar da Hasan Saka’nın açıklamalarına katıldı. Ürkütücü bir sessizlik çöktü. Her zaman panik halinde olan Sağlık Bakanı Dr.Refik Bey inler gibi nefes alıyordu.
M. Kemal Paşa, “Beyler...” dedi, “...anlaşılıyor ki klasik mali önlem ve yöntemlerle bu işin içinden çıkamayacağız.”
“Evet efendim, yazık ki öyle”,
“Ama ne olursa olsun düşmanı yenmek zorunda mıyız?”,
“Eveeeet!”

“Şu halde bilinen usulleri ve her çeşit mülahazayı bir yana bırakacağız.”
Çantasından, Hayati Bey’in temize çektirdiği yazıları çıkardı: “Şunlara bir göz atar mısınız?” 
Kâğıtları Hasan Saka’ya verdi. Maliye Bakanı kâğıtları aldı. Okudukça yüzü sararıyordu. Terini sildi:
“Ne diyeceğimi bilemiyorum. Halka dünyada eşi benzeri olmayan bir taleple gidiyoruz.” Bakanlar meraktan kıvranıyorlardı. M. Kemal açıklama yaptı:
“Amacım bütün milleti savaşla ilgilendirmek, bütün kaynakları harekete geçirmek, her evi, her işyerini, cephenin bir parçası yapmak. Bunun için halkı malı ve emeği ile de savaşa katılmaya çağıracağım. Yüksek sesle okur musunuz? Arkadaşların da bilgisi olsun.”
Hasan Saka, terini sile sile, Tekalif-i Milliye (Milli Yükümlülük) emir taslaklarını okumaya başladı. Bakanlar, yeni bir savunma anlayışına tanıklık ettiklerini bilmeden, yarı hayranlık, yarı hayret içinde dinlediler. İlk altı emir, son şeklini alarak, gece yarısından sonra, işgal altında olmayan bütün illere, mutasarrıflıklara ve ilçelere tellendi… ‘
                                           **************************
 
      7- 8 Ağustos 1921’de yayınlanan 10 maddelik Tekâlif-i Milliye (Millî Yükümlülükler ya da Ulusal Vergiler) emirleri özetle şöyle; 
 
1-Her ilçede bir tane Tekâlif-i Milliye Komisyonu kurulacak.
2-Halk, elindeki silah ve cephaneyi 3 gün içinde orduya teslim edecek.
3-Her aile bir askeri giydirecek.
4-Yiyecek ve giyecek maddelerinin yüzde 40'ına el konacak ve bunların karşılığı daha sonra geri ödenecek.
5-Ticaret adamlarının elindeki her türlü giyim eşyasının yüzde 40'ına el konacak ve bunların karşılığı daha sonra geri ödenecek.
6-Her türlü makineli aracın yüzde 40'ına el konacak.
7-Halkın elindeki binek hayvanlarının ve taşıt araçlarının yüzde 20'sine el konacak.
8-Sahipsiz bütün mallara el konacak.
9-Tüm demirci, dökümcü, nalbant, terzi ve marangoz gibi iş sahipleri ordunun emrinde çalışacak.
10-Halkın elindeki araçlar bir defa olmak üzere 100 km'lik mesafeye ücretsiz askeri ulaşım sağlayacak.
Her ilçede Kaymakamın başkanlığında mal müdürü ve ilçenin en büyük askeri amiri ile idare meclisi, belediye ve ticaret odalarının seçtikleri üyelerden oluşan Tekâlif-i Milliye Komisyonları (Milli Yükümlülükler Komisyonları) Kurulacaktır. Bu komisyonlara o yörenin Müdafaa-i Hukuk Dernekleri merkez kurulundan iki üye ile köylerde imamlar ve muhtarlar tabii üye olarak katılacaklardır.
Tekâlif-i Milliye Komisyonları derhal toplantılara başlayacak ve hiçbir komisyon üyesine hizmetleri karşılığı ücret ödenmeyecektir. Ayrıca her komisyon iki ay süre ile askeri hizmetleri ertelenmek üzere altı memur çalıştıracaktır.
Tekâlif-i Milliye Komisyonları, savaş ekonomisine giren ve Tekâlif-i Milliye Emirlerinde belirtilen malları toplayarak kendisine bildirilen cepheye gönderecek, ayrıca bu emirlerin hizmet yükümlülüğüne ilişkin hükümlerini uygulayacaktır. Komisyon üyelerinden görevinde ihmal gösterenler, vatana ihanet suçu işlemiş sayılacak ve ona göre cezalandırılacaktır.
  Bu asil millet, vatanı için istikbali ve bağımsızlığı için, ekonomik zorluklar karşısında dün olduğu gibi bugün de yarında Tekalif-i Milliyeler dahil her tür dayanışmayı, birlikteliği her şeyin üstünde tutar.
 

Hasan KURT

Önceki ve Sonraki Yazılar