HASIM

Adaletsizliğin, emek sömürücülüğünün, sahtekarlığın, haksızlığın ağır boyunduruğunun ortadan kalkacağı yakında, yeni bir dünya düzeni kurulacağını söylesem ve hatta kimse hasım olmayacak dost olacak desem... Ne dersiniz?

Hikaye mi dersiniz.

Bu güne kadar düşmanlar arasında geçen hikayeler, ezilenlerin genellikle yanlışa karşı doğru için mücadelesine dönüşmüştür. İyilik arayışı hiç bitmemiştir.

Star Wars, Avatar, Maymunlar Cehennemi, Hobbit, Harry Potter, Matrix hatta Küçük Prens’te bile edinilen dostluklar, hasımlıklar, zafer ve yenilgiler, kendini bulma, büyük düşmanla karşılaşma hatta savaşma, demokrasi arayışı ve sonuçta zaferle sonuçlanır. Düşmanlar dizilerde, filmlerde, kitaplarda genelde hep  yok olandır.

Düşman bazen bir caninin bıçağında, kadını öldürür, komşuyu öldürür, günahsız bir insanı öldürür.

Düşman bazen bir yalancının dilinde, oyunla, hileyle, katakulli, dalavere ile insanı yok eder.

Düşman bazen yanımızda eksik konuşur, yalan söyler,  vaat verir, seni işe koyacağım der sonra kendi işine bakıp ihale kovalar, parası olmayıp ihtiyacı olan insanı bulup, senin hakkını yer, her türlü ahlaksızlığı yapar…  Neyzen Tevfik demiş ya “kime sordumsa seni, doğru cevap vermediler, kimi alçak, kimi hırsız, kimi deyyus dediler” ve devam eder.

Hasım işte. Güvenmezsin. Olmaz dersin. Ama gelir senin olduğun yere çöker. Mücadele verirsin. Rapor tutarsın. Gitsin dersin. Uzaklaşmaz. Yeri gelir yılışır, yeri gelir iftira atar, kelimeleri zehir saçar. Sen ona sen yanlışsın dersin. O sana söyleyecek sözü olmadığı  için hasım der.

Dolaşır ayaklarına tökezletir seni. Bir kurt gibi kovalarsın gitmez. Ama seni parçalara ayırır.

Kardeşim der yarı yolda bırakır seni.

Vicdan mı?

Ooooo!

O çok zor. Parçalara ayrılmış vicdan nasıl toplanır ki?

Eksik, yanlış, kendi menfaatine olan bilgilerle herkesi kandırır.

Yörüngelerinden şaşmıştırlar.  Döndükleri yer sadece kendi merkezleridir.

Jurnaldir, yalan söyler, iftira eder, aklı fikri sadece “ben” demekte ve kötülüktedir.

Bazen bir ekip olurlar, ama genelde hedef tektir.

Senin emeğine hiç önem vermez. Öyle bir oyun oynar ki seni sistemin dışına iter.

Aklın şaşar. O şeytanlıkları nasıl buldu. Nasıl bu kadar açgözlü olabilir diye. Kurnazdır, uyanıktır. İnsanları sürekli fiştekleyendir.

Düşman mı nerede yanı başında, yan masanda, aynı ideolojide, aynı görüşte, aynı inançta, aynı mezhepte yada başka inanç ve mezhepte… Her yerde.

Hasım hayasız, hasım kahpe.

Hasım canavar, hasım kurnaz, hasım kötü, hasım  utanmaz, hasım ahlaksız, hasım her yana dönek…

Onlar için amaca ulaşmak için her yol mubahtır.

Bu insanlar hep var olacak ve sarsıntı hiç bitmeyecek. Dünyanın döngüsünde bu hasımlara çarpmamak için kendine tutunmak zor. Biliyorum o dengeyi sağlamak da çok zor.

Görmezden gelmeler maalesef onların ortalıkta cirit atmasına sebep oluyor. Görün. Ve onlara siz kötüsünüz deyin.

Ne demiştik bir yazımızda “hayatımız tek kullanımlık” o zaman hayatınızı neye harcamak, sizin elinizde. Böyle insanlarda sizin hayatınızı hep harcamak ister. İzin vermeyin. Onun küfesi ile sizin küfeniz başka. Onunkinde hep kötülük var. Sizinkinde ise hep şifa olması dileğiyle….

 

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.