Haydar Başkan bıyık bırakacak mı?

Gazetemiz yazarı Hasan Kurt, Ali Savaş’a ‘yarı resmi gazeteci’ derdi. Dün, Hasan Kurt’a, ‘Ali Savaş emekli oldu. Serbest gazeteci oldu’ dedik. Kurt, ‘Ali, şimdi de iliştirilmiş gazeteci oldu’ dedi.

İliştirilmiş gazeteci söylemi, ABD’nin Irak’ı işgalinde kullanılmıştı. ABD’li gazeteciler, ABD Ordusunun neferi gibiydiler! Bizim Ali’nin Ordu ile bir bağlantısı yok. Ancak, siyasi olarak bir partinin adeta sözcüsü! Kurt da herhalde, Ali Savaş’a bu özelliğinden ötürü iliştirilmiş gazeteci diyor!

Neyse Ali kardeşimiz dün AKP’deki bıyık olayını köşesine taşımış ve AKP Trabzon teşkilatında kimlerin bıyık bıraktığını kimlerin bırakmadığını, kimlerin bırakacağını yazmış. İşte Ali Savaş’ın o yazısı;

‘Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Trabzon ziyaretinde yaptığı uyarı üzerine bıyık bırakma yarışı başladı. İbrahim Sağıroğlu’ndan sonra şimdi de Erdem Şen bıyıkları ile boy gösteriyor. Sırada Çarşıbaşı Belediye Başkanı Coşkun Yılmaz, Vakfıkebir Belediye Başkanı Muhammet Balta ile Beşikdüzü Belediye Başkanı Orhan Bıçakçıoğlu var. Bakalım onlar bıyık bırakacaklar mı? Edindiğimiz bilgilere göre bazılarına yengeler izin vermiyormuş? Bunların kim olduğu da bir ay içinde ortaya çıkar. Bu arada Ak Partili belediye başkanları bıyık bırakmadan önce muhalefetin iki belediye başkanı Düzköy ve Şalpazarı belediye başkanları AK Parti’de bıyık geleneği başlamadan önce bıyıklı oldukları için siyasi kulislerde esprili olarak şöyle diyorlarmış… “Bıyıkla hizmet gelecekse biz çok önceden bıyıklıydık. Hükümetten ilgi bekliyoruz…” AK Parti’de bıyık modasına Trabzon özelinde il başkanı Haydar Revi’nin ne kadar direneceği merak konusu. Bakan Soylu son Trabzon’a gelişinde hem Revi’ye hem de Vali Yücel Yavuz’a bıyık bırakmaları konusunda öneri getirmiş size de yakışır demiş. Revi de Bakan Soylu’ya her zamanki üslubu ile ilginç bir espride bulunmuş. “Sayın bakanım ben model arayışındayım. Modeli buldum mu bırakacağım, demiş’.

haydar-başkan.jpg

***

Haydar Revi, gençlik yıllarında bıyıklı mıydı, değil miydi, bilemiyoruz. Haydar bey, ‘model arayışındayım’ diyor. Onca bıyık modeli var. Malkoçoğlu bıyığı, kaytan bıyık, burma bıyık, pala bıyık, pos bıyık, badem bıyık vs. gibi.

Pos bıyık bırakırsan, solcu- komünist derler, Malkoçoğlu bıyığı bırakırsan ülkücü derler, Pala bıyık bırakırsan çoban derler, badem bıyık bırakırsan tarikatçı, hoca derler! Derler de derler!

Gerçi, AKP’nin tescilli bir bıyık modeli var. Haydar bey, siyasete devam edecekse tescilli bıyık modelini tercih etmek zorunda!

Tavuk dönercilerin rekabeti!

Bu devirde en ucuz yiyecek, simit ve tavuk döner! Pide içi, marullu, malzemeli, soslu vs. 100 gr. tavuk döner 6 veya 7 lira… Dönercilerin tavuk dönerdeki kar oranları hiç de fena değil. Gerçi, tavuk dönerciler bire üç bire dört kazanıyorlar gibi görünseler de, işletme giderleri ile kar oranları yarı yarıya düşüyor. Bu arada, Esnaf ve Sanatkarlar Odasına kayıtlı tavuk döner veya et döner satıcıları, Odanın belirlediği fiyattan satış yapmak zorundalar. 

tavuk-döner.jpg

Trabzon’daki tavuk dönercilerin hemen hepsi, tarifeyi uyguluyorlar. Ancak bazıları, soslu moslu, baharatlı tavuk döneri 100 gram değil de 60-70 gram satıyorlarmış. Bu da haksız rekabete neden oluyormuş. Aslında bu olay haksız rekabetten çok kantardan çalma gibi bir şey! Bu işi denetleyecek olan da TESOB ve Belediye! 

*

Dünya’da ve Türkiye’de Orta öğretime geçiş sınavları!

Prof.Dr. Yusuf Bayrak

Orta öğretime geçişte her ülkenin farklı uygulamaları bulunmaktadır. ABD, Japonya, İngiltere (Gramer okulu), Macaristan, Güney Kore ile Hollanda merkezi sınavla liseye öğrenci alırken, Çin, Fransa, İtalya, Singapur ortaokul bitirme sınavı yapmaktadır. Bazı ülkelerde sadece okul notları, öğretmen görüşü, okul bazlı giriş sınavı da etkili bir yöntem olarak kullanılmaktadır.

Türkiye'de ortaöğretime geçişte merkezi sınavlar 1997 yılında Liselere Giriş Sınavı (LGS) ile başladı. Daha sonraki yıllarda bu sistem sürekli değişti. 2005 yılında Ortaöğretim Kurumları Seçme ve Yerleştirme Sınavı (OKS) sistemi uygulandı. Bu sistemle, özel okullar ile polis kolejine öğrenci alımları yapılmaya başlandı. 2008 yılında 6. 7. ve 8. sınıflara uygulanan Seviye Belirleme Sınavına (SBS) geçildi. 2010 yılında bu sınav sadece 8. sınıflara uygulanmaya başlandı. SBS ise 2012-2013 eğitim öğretim yılında son kez yapıldı ve yerine TEOG getirildi. Bu sistemle ile 6. 7. ve 8. sınıflarda her dönem 6 sınav (toplam 36 sınav) yapılmaya başlandı.

Görüldüğü gibi Türkiye'de Eğitim ve Öğretim tam bir yap-boz tahtasıdır. Sistemler bakanlara ve iktidarlara göre sürekli değişmektedir. Oysa bir ülkenin 5 yıl, 10 yıl ve hatta 50 yıllık Eğitim Öğretim kalkınma planları olması gerekiyor. Milli Eğitim’in kurullarının çalışıp bu planları geliştirmesi gerekiyor, eğer zamanla noksanlıklar ortaya çıkarsa küçük değişikliklerle düzeltmeler yapılmalıdır. Ne yazık ki, bu kurullar ülkemizde ya çalışmıyor ya da çalıştırılmıyor. Eğitim tamamen göreve gelen bakanların insafına ve görüşüne terk edilmektedir. Bu durum, eğitim ve öğretimimizin bu kadar kalitesiz olmasının ana sebebidir.

Bilindiği gibi ülkemizde işler tamamen torpil, eş, dost ve siyasi bağlantılarla yürümektedir. TEOG sınavlarının kaldırılması ve okulların kendi sınavlarını yapması hak etmeyen öğrencilerin veya seviyesi düşük öğrencilerin değişik bağlantılarla iyi okullara girmesinin önünü açacaktır. Ayrıca, bazı okulların kendi başarısını yükseltmek için öğrenci notlarını şişirdikleri bilinmektedir. Dolayısı ile okulların kendi yapacakları sınavlar veya başarı notu ile liselere öğrenci alımı, can çekişen Eğitim-Öğretim sistemimizi daha zor duruma sokacaktır. Günübirlik kararlar yerine, kurulacak komisyonlarla dünyada başarı ile uygulanan sistemler araştırılmalı, Eğitim-öğretim politikalarında köklü bir değişim yapılmalı, 5- 10- 20 yıllık planlar hazırlanmalı ve geliştirilen planlar siyasilerden ve bakanlardan bağımsız bir şekilde uygulanmalıdır.

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar