Hayran kaldılar!

   Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Suat Hacısalihoğlu, Meclis başkanlık divanı ve yönetim kurulu üyeleriyle birlikte önceki gün Hekimoğlu Trabzon FK’yi ziyaret etti.

Hekimoğlu Trabzon FK’nin Değirmendere vadisindeki tesislerini gezen TTSO Başkanı ve yöneticileri, tesislere hayran kaldı.

TTSO Yönetim Kurulu Başkanı Suat Hacısalihoğlu, “Kentimizin önemli işadamlarından biri olan Celil Hekimoğlu’nun büyük bir yatırımla kurduğu bu tesisler ve hayata geçirdiği futbol kulübü Türkiye’ye örnek olacak bir projedir. Özellikle altyapı tesislerine verilen önem, sporcuların ihtiyaçlarının karşılanması için sağlanan imkanlar eminim üst liglerdeki birçok kulüpte yoktur. Bu anlamda Celil Hekimoğlu ve Hekimoğlu ailesini kutluyorum ve başarılar diliyorum” dedi.

   Hekimoğlu Trabzon FK Başkanı Celil Hekimoğlu da ziyaret ve ilgileri nedeniyle TTSO heyetine teşekkür etti. Hekimoğlu, TTSO Başkanı M. Suat Hacısalihoğlu’na ziyaretin anısına plaket ve arkasında isminin yazdığı 61 numaralı kulüp forması takdim etti. Başkan Hacısalihoğlu Hekimoğlu FK tesislerine dikilmek üzere portakal ve mandalina fidanı hediye etti.

Hekimoğlu ailesi gerçekten Türkiye’de bugüne kadar hiçbir işadamının yapamadığını yaptı ve kendi bütçesinden milyonlarca lira harcayarak, çok yönlü örnek bir tesisi inşa etti.

Ağırel’e destek!

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrılan ve tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilen Yeniçağ Gazetesi yazarı Murat Ağırel, adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.

   Gazetemiz yazarı Havva Lakutoğlu, dün Murat Ağırel’i kitap fuarında ziyaret etti, geçmiş olsun dileklerini iletti ve Ağırel’in büyük sansasyon yaratan Sarmal adlı kitabını imzalattı. Murat Ağırel, Sarmal adlı kitabında; 1950’li yıllardan itibaren önce ABD destekli sonra Suudi Arabistan sermayesinin katkılarıyla bir “Siyasal İslam” organizasyonu kurulduğunu, bu örgüt/organizasyonun geliştiğini,  büyüdüğünü, çeşitli kollarıyla ağ gibi ülkemizi sarmaladığını,  kadrolar yetiştirdiğini, kurumlara sızdığını, bürokrasiye yerleştiğini, parça parça devleti ele geçirdiğini ve en sonunda “tam iktidar” olduğunu ve uzun yıllardır da Türkiye Cumhuriyeti devletini yönettiğini,  şimdi ise onların çocukları, tıpkı 1950’li ve 60’lı yıllarda babalarının dedelerinden devraldığı gibi, bu organizasyonu babalarından devralmaya hazırlandığını öne sürüyor.

Ağırel kitapta, “Birinci kuşak oluşturdu, ikinci kuşak büyüttü, üçüncü kuşak ise günümüz Rabıta’sını kurarak hanedanlaşmaya hazırlanıyor. Kısacası MTTB’den TÜRGEV’e uzanan bu “Sarmal”, cumhuriyetimizi dönüştürüyor” iddiasında bulunuyor.

İl başkanı aranıyor!

  AKP’den istifa ederek ayrılan eski başbakanlardan Ahmet Davutoğlu’nun kurduğu Gelecek Partisi ile AKP’nin eski kurmaylarından ve bakanlarından Babacan’ın kuracağı parti için Trabzon’da il başkanı aranıyormuş. Davutoğlu ve Babacan’ın il başkanlığı için gözde isimlerden biri Mimarlar Odası Başkanı, DYP eski merkez ilçe başkanı Gürol Ustaömeroğlu… İstanbul’da olan Ustaömeroğlu, “Siyasete yıllar önce nokta koydum. O iş bitti” diyor.  Bu arada Davutoğlu’nun Gelecek Partisi’nin il başkanlığı için, AKP il yönetimlerinde bulunmuş bir isme teklif gittiği bildirildi.  Teklife hayır demeyen eski AKP yöneticisinin kurucu il başkanı olacağı ileri sürüldü. Babacan’ın partisinin il başkanının ise genç bir isim olacağı söyleniyor.

                                              *******************

    Slogan iman yani taklidi iman eksiktir, yarımdır. Bilgiye dayanmaz. Bilgiye dayanmadığından slogan temellidir. Bundan dolayı kendini korumak amacıyla her türden farklı bilgiye karşı kapalı, farklı fikirler üretene düşmandır. Bu kendini koruma refleksidir. (Engizisyon, aforoz)

Bilgiye dayalı iman, yani tahkiki iman devamlı gelişme içindedir. Her türden farklı bilgiye açıktır. Farklı bilgiden korkmaz. Her bilgiyi kendini geliştirmek için fırsat görür. Asla yobazlaşmaz. Kimseye fikirlerinden dolayı düşman olmaz.

Kuran-ı Kerim’in “İkra” emriyle başlaması ilginçtir. Ortada henüz kutsal kitap yani Kur’an yokken oku emri muhteşemdir. Sadece ALLAH'ın adıyla “okumak” emredilir. Tedebbür ve tefekkür ederek kültür birikimini oku.

Peki Müslüman dünya okur mu? Dünyada en az kitap İslam aleminde basılır ve okunur. Onların çoğu eski fikirlerin tekrarı veya açıklamasıdır. Çünkü “her bilgi Kuran’da vardır”. İslam alemi bunun için yobazdır, korkaktır, şiddete meyilli, kayıtsız, sorgusuz otoriteye bağlıdır. Tefekkür, tedebbür, sorgulama unutulmuştur.

Güzel yurdumun güzel insanı gittikçe yobazlaşmakta ve otoriteye gönüllü kul olmaya meyletmektedir. AKP bu meylin cemiyet planında tezahürüdür. Başkanlık rejimi yobazlaşmış toplumun isteğidir.

Bu bahçede özgürlük çiçeği solmaya mahkumdur.

Özgür toplum isteği; "Gezi veya Cerattepe hainliği” olarak kalacaktır. Kul olma isteği, otoriteye bağlı, otoriteyi yüceltici taklidi iman toplumu "dindar nesil" ALLAH'ın tokadını yiyecektir. Bu tokadı yemeden toplum uyanamayacaktır.

Bilgiye talip araştırıcı iman sahipleri kalabalığın yok edici özelliğini görmekte ama maalesef sürüye (otoriteye kul kalabalığa) engel olamamaktadır, olamayacaktır.

Oku şüphelen, oku araştır, oku aydınlan, başka kurtuluş yolu yoktur. Aksi takdirde gittiğin bu yol seni “Allahüekber” diyerek kardeşinin başını kesmeye götürecektir. (Dr. Mahmut Haydar Ustaoğlu)

Doktorunuz diyor ki;

Bulaşıcı Sarılık: Bazı virüsler vücuda kan ya da ağız yoluyla girerek karaciğere yerleşir, bulaşıcı sarılık denilen hastalığa sebep olurlar. A, B, C, D ve E diye adlandırılan bu virüslerin sebep olduğu hastalıkların seyirlerinde ayrılıklar olmasına rağmen bulguları genellikle benzerdir. Halsizlik, iştahsızlık, kas ağaları, bulantı, kusma, karın ağrısı, ateş, sarılık, idrar renginde koyulaşma, büyük abdestte kül renginde açılma görülür. Bazı hastalarda hiçbir yakınma olmaz, hastalık günlük üşütme veya halsizlik gibi yorumlanır. Bu hastalık sırasında herkeste sarılık görülmediği için hasta geçirdiği rahatsızlığı anlamayabilir. Hastaların büyük bir kısmı tamamen iyileşir. Bazen de "B" ve "C" virüsleri bağışıklık sistemi tarafından ortadan kaldırılamaz, karaciğerde saklanır. "Taşıyıcılık" veya "gizli sarılık" denen bu durum kan testleriyle anlaşılır. Taşıyıcı hastalar çoğunlukla sağlıklıdırlar. "B" virüs taşıyıcılığı daha yaygındır. Ülkemizde her on kişiden biri "B" virüsü taşıyıcısıdır Taşıyıcıların hastalığı başkasına bulaştırma olasılığı vardır. Taşıyıcıların çok yakın olduğu kişiler veya taşıyıcı annelerden doğan çocuklar aşılanmalıdır. Gizli sarılığın tedavisi güçtür ve masraflıdır.

(Dr. Kemal Küçükali)

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.