Turhan Eyüboğlu

Turhan Eyüboğlu

HEP BEN!

   Hepinize olmuştur muhakkak! Ne zaman bir konuda veya bir işle ilgili söze başlasanız, bir anda kendinizi karşınızdaki insanın hayatından bir kesit dinlerken bulursunuz. Anlatır da anlatır!
   Siz yine bir konuyu nasıl yaptığınızı anlatmaya çalışırsınız, o yine söze girer ve anlatmaya başlar. "Köpekleri severim!" derseniz o insan köpek aşığı çıkar! Birine nasıl yardım ettiğinizi anlatmaya çalışsanız bir bakmışsınız ki o bir yardım meleğidir! Sizi kolay kolay konuşturmaz!
   Sizi bilmiyorum, ama bana göre rahatsız edici bir insan modelidir bu tür insanlar. Sürekli "Ben şöyle yapıyorum; ben böyleyim, ben şöyleyim!" der durur! Bu insanları dinledikçe bende koşarak o anda oradan uzaklaşmak isteği uyanır!
   Bencilliğin bir meslek grubuna ait olduğunu düşünmüyorum. Her meslekte muhakkak vardır, buna inanıyorum. Ancak şimdi okuyacaklarınıza ben hayatımda ilk defa rastlıyorum. İnanın ilk defa rastlıyorum.
   Hepimizin bildiği üzere -bazılarımızın bilmediği üzere- hafta sonu getirilen sokağa çıkma yasağı, güvenlik açısından getirilen bir yasak değildir. Bu yasağın amacı insanların güzel havalarda tatili avantaj sayıp dışarıya çıkarak izolasyon kurallarını ihlal etmemesi içindir. Yani virüsün hızlı yayılmasını engellemek amaçlıdır.
   Televizyonlarda izliyoruz. Bazı büyükşehirlerde belediye bandolarının bu sokağa çıkma yasaklarında halkın bir nebze de olsa evdeki hayatlarına renk katmak için mahalle aralarında konserler vererek zamanın hoş geçmesini, insanların sıkılmalarını engelleme gayretlerini takdir ediyorum.
   Bu faaliyetin kimseye zararı olmadığı gibi insanlara hoş bir seda yaşattıkları için takdir edici de buluyorum. Buraya kadar güzel; ancak ömrüm hayatımda görmediğim müdahaleyi bu dönemde görmeye başlayınca "Yazıklar olsun böyle zihniyete sahip insanlara!" demekten de kendimi alamıyorum.
 
  Sokağa çıkma yasağında mahalle aralarında verilen bu konserleri iktidar partisine ait belediyeler yapınca serbest, ancak iktidar partisine ait olmayan parti belediyeleri yapınca yasak!
                                                 *********************
   Şimdi size sormak istiyorum. Kadıköy Belediyesi'nin sokağa çıkma yasağı sırasında otobüsün üstünde, mahalle aralarında insanlara şarkı ya da marş söylemesi, kısacası konser vermesi neden yasaklanır? Yapılması neden engellenir? Neden?
    İktidar partisi ve kayyum atanan belediyeler yapınca serbest, iktidar partisine ait olmayan belediyeler ve kuruluşlar yapınca yasak! Vatandaşlar kendi konserlerini balkonda yapıyorlar kimi yerlerde! Şimdi "Bunlar iktidar partisine oy vermedi yasak! Bunlar oy verdi, serbest!" olayına mı dökülecek bu süreç? Yazık ki çok yazık! Bu nasıl bir zihniyet, inanın anlamış değilim!
   Zaten insanlar evlerinden çıkamıyor! Çocuklar hakeza; darlanmış, bunalmış durumdalar! Bu nedenle yapılan bu aktiviteleri ailelere fazla görmek neyin aklıdır? Bu zamanda faydalı hizmet vermenin alkışlanacağı, hizmette ayrım yapılmamasının erdemli bir davranış olacağını anlatmakla mesul olan insanların yasakçı zihniyete bürünmesini aklım almıyor!
   Bu yasaklarla neyi kazanacak veya izin verirseniz ne kaybedeceksiniz ki? İnsanların gözünün içine baka baka mantığına ve vicdanına uymayan ayrımcılıklar yapıyorsunuz! İnsanın aklı almıyor!
   İktidar partisine ait belediyelerin aşevleri açık. Yıllardır muhtaç insanlara yardım eden iktidar partisine ait olmayan belediyelerin köklü aşevleri kapalı ve yasaklı. İşte bizim birlik ve beraberlik anlayışımız! "Muhtaç insanlara yapılacak yardımı ve hizmeti ben yapmasam yasaklarım!" düşüncesi size mantıklı geliyor mu?
                                               *******************
 
  Haberlerde duydum ve ne derece doğru bilmiyorum; ancak yukarıda yazdıklarımı gördükçe bunun yalan haber olmasını küçük bir ihtimal olarak görmeye başladım.
   Düşünebiliyor musunuz 23 Nisan'da yüzüncü yılını kutlayacağımız Gazi Meclisin etkinliklerinde İzmit ilçe belediyesi bayrak ve Atatürk posterleri asıyor. Bunun üzerine İzmit Büyükşehir Belediyesi Türk bayraklarını ve Atatürk posterlerini toplatıyor! Bunun mantığı nedir?
   Şimdi size soruyorum yüzüncü yılda bu etkinliğin tartışılmasının kime, ne faydası olacak? Atatürk posterlerinden ve Türk bayrağından ne istiyorsunuz? Atatürk posterleri ve Türk bayrakları kimleri, neden rahatsız ediyorsa? Bu bayrak hepimizin bayrağı değil mi? Muhakkak bayrağı siz mi asacaksınız? Başka partili belediyenin değerlerimize önem vermesini engelleme neyin nesi, anlamış değilim!
 
Sizi bilmem ama ben hayatımda bunlara ilk defa şahit oluyorum!
   "Yardım yapılacaksa ben yaparım, siz yapamazsınız! Bayrak asılacaksa ben asarım, siz asamazsınız. Bağış toplanacaksa ben toplarım, siz toplayamazsınız. Ben, ben, ben..." diyenlerin ötekileştirmede geldikleri son nokta.
 
"Süreç kutuplaşma süreci değil, birleşme ve bütünleşme süreci!" diyenlerin aslında sözleri ile düşünceleri arasındaki yüz seksen derece değişikliği gösteren ibret dolusu hareketlerin yaşanmışlığını bir film şeridi gibi izlemek insanın vicdanını yaralıyor!
 
İnsanların, inanma duygusunu köreltiyor. Yazık!

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Haber yorum bölümünde Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.