HERKES HER ŞEYİ YAPMAMALI!

Bir bakıyorsunuz asli görevi posta dağıtımı olan PTT bankacılık yapmaya, bankacılık hizmeti vermeye başlamış. Yetmemiş ticaret hayatına girmiş PTT AVM ile iğneden ipliğe, dondan gömleğe, jeneratörden çapa makinasına kadar on binlerce ürün satmaya başlamış. Bunları yaparken iki günde ulaşması gereken bir mektup ya da kargo 10 günde yerine ulaşmamış. Hiç önemli değil çünkü sorgulayan yok, kısıtlayan yok.
Bim, A101, ŞOK Market ve daha onlarcası gıda satışıyla başlayıp fatura tahsilatıyla devam ediyorlar. On binlerce meslek, sanat, ihtisas gerektiren konuda sorgusuz sualsiz ürün satışı yapmak yetmiyor bir de elektrik su faturası tahsil edip telefon operatörlüğü yapıyorlar.
Belli bir şube sayısına ulaştıkları için mal alımında tok alıcı modunda üreticiyi, mal satımında tok satıcı modunda alıcıyı adam yerine koymuyorlar.
Marka belirtmekte sorun görmüyorum zira burada benim eleştirmek istediğim bu firmalar değil. Sonuçta isminden bahsettiğim firmalar ve benzerleri serbest piyasa ekonomisi kavramında para kazanabilecekleri alanlara girebilirler.
Çiçeksepeti adı altında online çiçek satışı ve hizmeti veren site şu anda aklınıza gelen her şeyi satıyor. Buna benzer birçok site kuruluş amacı dışına çıkarak alabildiğine ürün çeşitliliği içinde satış yapıyor.
Türk toplum yapısının olmazsa olmazı esnaf dediğimiz kesim bu haksız ve orantısız güç karşısında yok olmaya başladı. Bazı meslekler daha hızlı bazıları daha az etkilenerek yok olma sürecine giriyor, hatta girdi.
Ne olmuş ne olur, bizim için ne fark eder diyebilirsiniz. Hatta ve hatta bahsi geçen firmaların varlığını daha anlamlı bulabilir, basitçe daha çok ürüne, daha uygun fiyata ulaşıyoruz gözüyle bakabilirsiniz ancak inanın öyle değil.
Esnaf dediğimiz kesim toplumumuzun temel yapı taşlarındandır. Hani çoğu zaman deriz ya ‘’Yahu ne büyük bir devletiz ki bu kadar şeye rağmen yıkılmadık.’’
Hakikaten de öyledir, biz çok büyük bir devlet ve çok ali bir milletiz. 
Bizi büyük ve güçlü yapan değerlerin başında Türk aile yapısı vardır, Allah’a olan sevgimiz, dinimize olan bağlılığımız vardır. Ahilik geleneğinden gelen, en ücra yurt köşesine kadar ulaşmış esnaf ve sanatkarımız vardır.
Ekonomide vergi sıralamalarına girmeyen ancak damlaya damlaya göl olur misali bir araya geldiğinde ekonomiyi ayakta tutacak güç vardır.
En küçüğü kendi ailesini devlete yük etmezken, her biri birkaç çalışana imkân tanıyarak istihdam sağlamak vardır.
Mahallenin emanetçisi, zor gün dostu ve çoğu zaman akıl hocasıdır esnaf ve sanatkarımız. 
Her zaman devletinin yanında, her zaman milletinin içinde, hayatında tam göbeğindedir. 
Devamlı ekonomik programlar açıklanıyor, sanayiciye, devlete iş yapana çare çözüm çok ama esnafı sanatkarı hatırlayan yok.
Ekonomik programlara nüfusa göre işyeri açma şartları eklenmeli, kimin ne satacağı belirlenmeli, şube sayısına sınır getirilmeli, tekelleşme önlenmeli, bir firma çatısı altında satılabilecek ürün cinsleri ve sayısı belirtilmeli.
Ticaret hukukumuzda iyi niyet ve kötü niyet ayrımı getirilmeli. 10 gün önce faaliyete başlamış gibi görünen bir firmanın karşılıksız çeki ile 20-30 yıllık bir firmanın karşılıksız çeki bir muamele görmemeli.
Maliye yapımız içinde operasyon yetkilileri olmalı, dara düşen iş insanlarımıza ekonomik destek kadar yol göstericide olunmalı. Psikoloji, muhasebe, borç ve sermaye yönetimi ile uzun vadeli kazan kazan sistemi anlayışı içinde mali yapımız korunmalı.
İnanın sistem dışına itilmiş bir esnaf ve sanatkarsız bir Türkiye’nin sorunlar ile boğuşması daha zor olacak. Dış etkenlere karşı daha korunmasız kalacaktır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Haber yorum bölümünde Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.