HİKAYE

Eski adı GATA olan Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin Başhekim Yardımcısı Ali Edizer, çok eşliliği övüp Medeni Kanunu eleştirdiği videosunun sosyal medyaya düşmesinden sonra görevinden alındı…

 

Ali Edizer’in vukuatı yalnız bundan ibaret değildi.

 

Cinsiyet eşitsizliğini savunmuş, İstanbul Sözleşmesi’ne karşı gelmiş, gavur icadı pantolonu getirdiği, entariyi kaldırdığı için 2.Mahmut’a sitem etmiş, eski başbakan Mesut Yılmaz için de bırakın hekimi, insana yakışmayacak iğrenç sözler söylemişti…

 

Ali Edizer, “Kocalarınız sizi aldattı diye yuva yıkılır mı, ikincisini alın” diyor ama, burada küçük bir sorunu atlamış…

 

Kocaları aldattı diye soluğu mahkemede alan kadınları, üzerine kuma getirmeye nasıl ikna edileceğini anlatmamış…

 

Ali Edizer ve onun gibi düşünenler, aldatılmayı onuruna yediremeyen kadınları, bir de üzerine kuma getirilmesine ikna etmek için epey çaba sarf etmeleri gerekecek…

 

Aslında bunların hiçbiri size şaşırtıcı gelmemiş olmalı… 18 yıllık AKP iktidarında bu tür söylemlere alışmış olmalısınız.

 

Kadının dövülmesini onaylayan, çok eşli evlilikleri normal gören, çocuk evliliklerini savunan, kadının çalışmasını günah sayanları bu dönemde gördük..

 

“Yabancı bir kadınla tokalaşmak, ateş tutmaktan kötüdür”

 

“ Depremler küçük yaşta evlilikler yasaklandığı için oluyor”

 

“ Akademisyenlere kep değil sarık yakışır”

 

Yukarıdaki  sözler sıradan insanlara değil,  üniversite rektörlerine aitti.

 

“13-16 yaşındaki kızların vücutları mükemmel olur” diyen sapıklara da,  rastladık, “Nuh peygamberin cep telefonu vardı” diyen şarlatanlara da… 

 

Bu tür  ahlak ve akıldışı örnekleri daha çok uzatıp, canınızı sıkmak istemem.. 

 

Daha vahim fikirleri olanlar varken, Edizer’i görevinden niye aldılar, onu  anlayabilmiş değilim.

 

Ali Edizer gibi düşünenleri görevlerinden almaya kalksalar, geriye kaç kişi kalır sizce?..

 

Peki, Ali Edizer yalnız mı?

 

Biraz geriye gidelim,

 

Cumhurbaşkanlığı sözcüsü İbrahim Kalın,

 

"Bize 150 yıldır modernlik adı altında başkalarının anlattığı hikaye bitti, biz artık kendi hikayemizi yazacağız" demişti...

 

İbrahim Kalın’ın açıklaması ile Ali Edizer’in sözlerini yan yana getirin lütfen…

 

Yapboz parçaları gibi birbirleri ile uyumlu olarak şak diye yerlerine oturduklarını göreceksiniz

 

İşin içine "modernlik" girdiğine göre, İbrahim Kalın’ın bahsettiği hikaye, tam da Ali Edizer’in içinden küçük bir paragraf okuduğu hikaye olmalıydı…

 

Ali Edizer, üstadı gibi meramını imalı, kapalı sözlerle anlatmak yerine, boşboğazlık etmişti…  

 

Kendisini azleden Sağlık Bakanı’na “başım üstüne sayın bakanım” diyebilme şımarıklığını da, arkasındaki tarikatın gücünden alıyordu…     

 

Hiç kuşkunuz olmasın, İbrahim Kalın’ın da, çömezi Ali Edizer’in de hedef aldıkları şey;

 

Atatürk'ün kurduğu laik, demokratik, insan haklarına saygılı, hukukun üstünlüğünü gözeten Türkiye Cumhuriyetidir...

 

Her ikisinin de ihmal ettikleri, akıllarına getirmedikleri, 

 

Laiklik ve evrensel hukuk bu topraklarda çok büyük kabul görmüş, geniş halk kitlelerince benimsenmiş olmasıdır...

 

Bu işin geri dönüşü yoktur...

 

Hiçbir kadın, ikinci sınıf insan olmayı, şahitliğinin sayılmamasını, mirastan yarım pay almayı, üzerine kuma getirilmesini kabul etmeyecektir...

 

Yıllar önce, aynı zamanda hemşerim olan türbanlı bir arkadaşımla, türbanın dini bir emir olup olmadığı konusunda tartışır dururduk...

 

Bir gün yanıma geldi...

 

Erkek kardeşiyle aralarında babalarından kalan ev ile ilgili anlaşmazlık çıkmıştı..

 

Benden imar konusunda bilgi almak için gelmişti...

 

"Bir dakika!" dedim...

 

"Türban din adamları arasında tartışmalıdır ama, mirasta kadının payı erkeğin yarısı oluşu; üzerinde hiçbir din adamın tartışamayacağı kadar açıktır"..

 

Sustu..

 

"Olmaz öyle şey"

 

"Hocalara soracağım" dedi...

 

Arkadaşım konuyu hocalarına sordu mu, sorduysa ne cevap aldı, öğrenemedim..

 

Ancak, şunu çok iyi anladım ki;

 

Kadınlar, laikliğin ve medeni hukukun ona verdiği haklardan ödün vermeyecektir...

 

Türk halkı, Arap geleneklerini, Arap örf ve adetlerini, Arap gericiliğini, Arap ilkelliğini kabul etmeyecektir..

 

Onların anlatacağı hikayelerde çağdaşlık olmaz, modernlik olmaz, kadın- erkek eşitliği olmaz, kadın hakları olmaz!.

 

Hikayenin sonu farklı olacak bu sefer..

 

Zalim kurt, kırmızı başlıklı kızı yiyemeyecek...

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum