İçi kalaylı kazan, TRABZON…

 

 

   Bu hafta bir vesile ile eski Belediye Başkanlarımızdan sayın Hasan Melek ile bir araya gelme ve kendi dönemi de dahil olmak üzere Trabzon'u konuşma fırsatını daha doğrusu dinleme şansını buldum.

   Bilenler vardır ama bilmeyenler için söylüyorum, 95 yaşında bir adamın Trabzon için duyduğu heyecanını görünce önce kendi adıma utandım. Sonrasında ise kaybettiğimiz kayıp zamana hayıflandım.

   Eğitim, Eğitim, Eğitim diyerek sözlerine başlayan sayın Melek’in, dönemin Askeri hükümetinin biraz da emrivaki yaparak görevlendirmesi ile başlayan Belediye başkanlığı macerasını bir solukta anlatması günümüzün yöneticilerine hizmet içi eğitimi olarak izlettirilecek kıvamda idi.

    Yakın tarihimiz diyebileceğimiz, 1980’den bu güne geçen 40 yıllık süreçte Atanmış, Atanmış seçilmiş ve Seçilmiş Belediye başkanlarımız oldu. Atanmışlara en net örnek olan sayın Hasan Melek başarılı bir dönemin ardından daha aday olmamış, kendinden sonra Askeri hükümete de kendi yerine tavsiye ettiği sayın Orhan Karakullukçu'yu desteklemiştir. Sayın Orhan Karakullukçu da başarılı bir belediye başkanlığı yaparak bu günkü Trabzon'un şekillenmesinde pay sahibi olarak tek seferlik belediye başkanları arasında yerini aldı.

    Bu iki başkan siyasete mesafeli durarak, Hizmet ve Liyakat üzerinden giderek bu gün dahi hizmetleri ve adları ile anılan başkanlar olarak gönüllerde yerlerini aldılar. Sayın Aktuğ, sayın Aykan belediyecilikte rutin dışına çıkmadan,  belediyede siyaseti öne çıkararak görev sürelerini tamamlar iken sayın Asım Aykan'ın milletvekili oluşu üzerine yaklaşık 2 yıllık belediye başkanlığı yapan sayın Niyazi Sürmen bana göre görev süresi de göz önüne alındığında şehircilik ve belediye hizmetleri bakımından başarılı belediye başkanlarımızdandır.

     Sürpriz bir şekilde iktidarın her türlü imkanına karşılık seçim kazanan sayın Canalioğlu, seçilmiş belediye başkanlarına en net örnek olarak verilebilir.

    2009 seçimlerinde başlangıçta hiç şans verilmezken yine bir sürpriz yapan sayın Gümrükçüoğlu'nu da Atanmış Seçilmişlere örnek olarak verebiliriz.

   Sayın Gümrükçüoğlu son 40 yılın en başarısız belediye başkanı olarak bu şehrin 10 yılına sebep olmuştur. Başarısızlığı ve parti teşkilatları ile uyumsuzluğu neticesinde de kendi partisi tarafından görev verilmemiş ve yeni bir aday ile seçime gidilmiştir.

   Belediyecilik en zor hizmet alanlarından biridir, birçok bileşeni ve paydaşı olan çok büyük özveri isteyen, kutsal bir vazifedir.

   İktidar partisi ile aynı siyasi partiye mensup belediyeler hizmete ulaşmakta, genel bütçeden pay almakta, bakanlıklar ve bakanlara ulaşmakta avantaj sağlaması bakımından öne çıksa da isteksiz ve farklı niyetler ile vazife alan insanlardan fayda gelmeyeceği aşikardır.

    Şu an için Başkanlık görevini yürüten sayın Zorluoğlu da yukarıda yaptığım tarif üzerinden "Atanmış seçilmiş" başkan olarak değerlendirilebilir.

    Şimdilik, kangren olmuş sorunlara dahi el atacak cesarette görünse de şehrin ufkunu genişletecek Güney Çevre yolu, şehir içi hafif raylı sistem, Samsun-Sarp ve Erzincan demir yolu gibi kader değiştirecek konularda sessiz kalması, yeni otogar yeri ile ilgili projede kamuoyunu dikkate almadan şehrin büyümesine katkı sağlayacak bir alan yerine dere yatağı ve şehir içi konumunda bir alanda ısrarcı olması bence eleştirilecek konular iken, yapımı devam eden işlerde de işte iktidar belediyesinin farkı bu dedirtecek ivmeyi yakalayamaması eleştirilebilir mevzular olarak önümüzde duruyor.

   95 yaşındaki Sayın Hasan Melek'in, 1924’de Atatürk'ün ve 2017 yılında sayın Cumhurbaşkanımızın vaatleri üzerinden hem demiryolu hem de Güney Çevre Yolu üzerinden gayret sarf etmesi, kamuoyu oluşturmaya çalışması çok kıymetli ve takdire şayandır.

    Bu şehrin en üst düzey idarecisinden, her bir ferdine kadar hepimiz sorumluyuz. Bizden sonraki nesillere borçluyuz.

    Kafayı kuma gömmenin, aman canım bana ne demenin telafisi olmadığını anlamalıyız. Bu istikamette devam ettiğimiz takdirde bu şehrin akıbeti Sinop, Çanakkale gibi bir emekli yaşam şehri olacaktır.

   Tarihten bu güne süregelen ticaret misyonunun aksine (ipek yolu, liman kenti, bölgenin lider şehri) şehir dinamiklerini körelterek, üretim gücünü küstürerek, şehrin tarih ve kültür geçmişini yok sayarak sadece kötülük yapmış olursunuz.

    Lütfen Yapmayın...!

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum