Turhan Eyüboğlu

Turhan Eyüboğlu

İçin İçin Yanıyor Yanıyor Bu Gönlüm

Üstün bir ud virtiözüdür. Ellili yıllarda beste yapmaya başlamış, yetmişlerin sonlarına doğru gayet üretken bir besteci profili çizmiştir. Eserlerinden bazıları o dönem Türk filmlerinde fon müziği olarak kullanılmıştır. Türkiye’de ilk altın plak "grafson şirketi" tarafından "İçin için yanıyor" adlı eserine verilmiştir. Eserlerinin çoğunun sözlerini yazacak kadar da şairliği vardı.

Askerliğini yedek subay olarak 1952-1954 yılları arasında Mamak Muhabere Okulu'nda yapmıştır.

Askerliğini yaparken çok güzel bir arkadaş topluluğuyla saz heyeti kurarak hemen hemen her akşam buluşup bir şeyler çalmaya başlamışlardı. İşte bu akşamlardan birinde arkadaşlarıyla sohbet ederken bir arkadaşının ağzından dökülen sözlere takılıp kalmıştı. Ancak kalabalıktılar; bu nedenle onunla özel konuşmak istediği için sessiz kaldı. Akşamı bitirmiş ayrılırlarken sözlerine takılı kaldığı arkadaşının kulağına eğilerek: 

"Yarın akşam bir yerde buluşalım!" deyince olumlu cevap aldı ve yeri kararlaştırarak oradan ayrıldılar. O sözleri hiç unutamıyordu; hemen o gece aklındaki sözleri kağıda aktardı.

Ertesi gün buluşacakları yerde iki arkadaş buluşmuştu. Bir iki sohbetten sonra üstat arkadaşına:

"Dün akşam dile getirdiğin sözler beni çok etkiledi! Bunun neye dair olduğunu bana anlatır mısın?" deyince arkadaşı şaşkınlığını gizleyemedi! 

"Üstadım hangi sözler?"

"Şöyle dedin! Çok güzel; ama vefasız, ama hayırsız! Üstelik de yalancının biri olan eski sevgiliyi unutmak kolay olmuyor!"

"Ha o mu?"

"Evet, ondan bahsediyorum!"

yazinin-ortasina.jpg

"Ya üstadım, benim ayrıldığım bir sevgilim vardı. Ancak ne kadar uzun zaman geçse de bir türlü unutamıyorum onu! Hala daha içim yanıyor onu hatırladıkça!"

"Biraz ondan bahsetsene! Belki güzel bir şey çıkarabilirim; içimden öyle geçiriyorum!"

"Ne anlatayım? Yalancının biriydi!"

"Eski sevgilini biraz tarif eder misin? Nasıl bir kızdı?"

"Çok güzel gözleri vardı. Açık yeşildi gözü! Yuvarlak, güneş gibiydi yüzü! Anlayacağın çok güzeldi üstat!"

"O kadar güzeldi de neden ayrıldınız, söyler misin?"

"Bir şeye darılır, kızar; hiç aramaz, sormazdı! Sanki aramızda hiçbir şey geçmemiş gibi davranırdı! Anlayacağın üstat, vefasızdı ve hayırsızdı!"

"Ama hala unutamamışsın onu!"

"Evet, unutamadım! Kaç kere gönlüme 'O seni unuttu; sen de onu unut!' desem de gönlüme söz geçiremiyorum."

"Bak, gönül senin gibi düşünmüyor; yeri gelince onu hatırlıyor!"

"O bir vefasızdı, o bir hayırsızdı! Gönlüm niye arıyor onu hala anlamış değilim?"

"Bu aşk dostum! Aşka mantıklı sorular sorup mantıklı cevap alamazsın! Gönül neden arıyor, bilemezsin!"

O akşam sohbet ilerledikçe ilerledi ve üstadın yüzünden çok güzel şeyler yazacağı belli oluyordu. Ayrılık vakti gelince arkadaşına:

"Yarın sana senin aşkının şiirini verceğim! İnşallah daha sonra da müziğini yapacağım!" deyip ayrıldılar.

O akşam geç vakitte aşağıdaki dizeleri yazdı:

İçin için yanıyor yanıyor bu gönlüm
Onu niçin arıyor, arıyor bu gönlüm
O bir vefâsızdı, o bir hayırsızdı
Neden gönül anıyor?

Açık yeşildi gözü, güneş gibiydi yüzü
O çok güzeldi; ama yalancının biriydi
Ah, unut onu gönlüm, unut onu sen de

Neden niçin arıyor, arıyor bu gönlüm
Onu niçin soruyor, soruyor bu gönlüm
O bir vefâsızdı, o bir hayırsızdı
Neden gönül anıyor

Üstat son yıllarını 1979 yılında yakalandığı gırtlak kanserinden dolayı çok kötü geçirmiştir. Londra’da olduğu ameliyattan sonra ölümünden önce birkaç yıl konuşma yetisini de kaybetmiştir. 17 Nisan 1981 tarihinde 49 yaşında İstanbul Cerrahpaşa Hastanesi’nde hayata gözlerini kapatmıştır.

En üretken ve çok genç yaşta kaybettiğimiz üstat Şekip Ayhan Özışık’tır. Mekanı cennet olsun. Nurlar içinde yatsın.

(Not: Bazı gerçeklerden yola çıkılarak hayali olarak senaryolaştırılmıştır. Gerçeklik payı okuyucunun hayal gücüne bırakılmıştır.)

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.