30.07.2021, 10:25

İhsân: Allah'ı Görüyormuşçasına Yaşamak

İhsân, genellikle “başkalarına iyilikte bulunmak” ve “yaptığı işi güzel yapmak” anlamlarında kullanılmış, bu hal üzere davrananlara “muhsin” denilmiştir. Ancak bir hadislerinde Allah Resûlü ihsân kavramını şöyle tanımlamıştır: “İhsân, Allah’ı görür gibi ibadet etmendir. Sen Onu görmüyor olsan da O seni görmektedir…” (Buhârî, “Tefsîr”, 2) O halde ihsân, yüce Allah’ın her dem gören ve duyan bir kudrete sahip olduğu bilinciyle yaşamak demektir (Hadîd 57/4). Allah’ın gözetimi altında olduklarını bilerek ömür sürenler, ahirette felah bulacak, rahata ereceklerdir…

 XI. asrın öncü isimlerinden Râgıb el-İsfehânî, ihsânın adaletten dahi daha üstün bir dereceye sahip olduğunu söylemiştir. Borç hukuku bağlamında bu görüşe göre adalet, borcu tastamam ödemek ya da sadece alacağı almak iken ihsân, üstüne düşenden daha fazlasını vermek, alınması gerekenden daha azını almaktır. Bir başka Arap dil âlimi Fîrûzâbâdî ise ihsân kavramının, Allah’a imanın özünü oluşturduğunu ve kulluk mertebesinin en üstünde bulunduğunu ifade etmiştir.

İhsân, insana zarif düşünmeyi öğretirken aynı zamanda hassasiyet duygusunu kazandırır. Mahlûkat sahnesinde yalnız olmadığını, önce Yaratıcısına sonra da insanlara karşı sorumlu bulunduğunu telkin eder. Zira intisap ettiği dinin kitabı kendisine şöyle der: “Allah sana nasıl ihsanda bulunduysa sen de öyle ihsanda bulun!” (Kasas 28/77)

İhsân, canlı ya da cansız bütün varlıklar ile olan ilişkilerde insanın üzerine düşen vazifeyi bihakkın yerine getirmesidir. Hz. Ali’nin ifadesiyle: “Kişinin değeri, işindeki ihsanıyla ölçülür.” Dolayısıyla ihsân bilincinden yoksun yaşamak, toplumda adaletin yerini zulmün almasına, huzurun gidip kaosun kök salmasına zemin hazırlayacaktır.

İnsan, kendisine çok lütufkâr davranan bir Yaratıcının kuludur. Kendisine ihsân üzere muamelede bulunan Allah, insanlara karşı ikramkâr davranılması gerektiğini istemiştir. Bu emir, Yaratıcının türlü nimetlerinin farkında olunması gerektiğini insana öğretirken, aynı zamanda beşeri münasebet ahlâkının sağlam temeller üzere inşasını da hedeflemiştir. Öyleyse ihsân üzere yaşayan insanın başta Yaratıcısı olmak üzere hemcinslerine karşı nankörce bir tavrı benimsemesi mümkün değildir.

Hülâsa ihsân, gerek ibadet hayatında gerekse ferdî ya da sosyal yaşamda yapılması gerekenleri Allah’ın rızasını gözeterek, cebren değil isteyerek, çıkar endişesinin aksine yürekten gelerek, karşılıksız ve en güzel sûrette yerine getirmektir. Değil mi ki, Yaratıcı her işte ihsânı emretmiştir (Tirmizî, “Diyât”, 14), o halde insanın üzerine düşen her ne varsa gereğini ifaya azmetmesi ihsân kavramının anlam dünyasına dâhildir.

Kur’an-ı Kerim’de muhsin olanların bazı özelliklerinden bahsedilmiştir. Bu âyetler okunduğunda ihsân üzere hayatlarına devam edenlerin şöyle kimseler olduğu görülür: Kendilerini Allah’a adamıştırlar (Bakara 2/112). Bollukta ve darlıkta infak eder, paylaşırlar. Öfkelerini yenerek insanları affederler. Çirkin bir iş yaptıklarında yahut kendilerine kötü davranarak zulmettiklerinde hemen yüce Allah’ı anarlar (Âl-i İmrân 3/134-135). Yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaz, düzeni bozmazlar (A’râf 7/56). Allah yolunda karşılaşacakları her türlü sıkıntıya göğüs gerer, katlanırlar  (Tevbe 9/120). Sabırlıdırlar (Hûd 11/115). Allah yolunda mücâhede ve mücadelede bulunurlar (Ankebût 29/69). Namazı hakkıyla eda eder, zekâtı verir, ahirete yakînen inanırlar (Lokmân 31/2-4). Geceleyin ise istirahatlerini yarıda böler, yüce Allah’a ibadet eder, yalvarırlar (Zâriyât 51/15-18).

Unutmayın! Dünyada Allah’ı görür gibi ibadet edenleri Allah da ahirette görecek, ciddiye alacak, muhatap kabul edecektir. O halde haydin ihsân üzere hayat yaşamaya… Haydin bu güzel vasıflarla muttasıf olmaya…

 

Yorumlar (0)
22
parçalı az bulutlu
Namaz Vakti 26 Eylül 2021
İmsak 04:41
Güneş 06:06
Öğle 12:18
İkindi 15:39
Akşam 18:20
Yatsı 19:39