İKİ AYRI TAKIM

Bu dondurucu soğukta kalplerimize ateş düşürüp de yakan şehitlerimizin acı gölgesinde hafta sonu oynanacak maçları dahi unutmuştuk bile.

Sınırlarımızın çok çok ötesinde vatan için bayrak için şehit düşen askerlerimize Allahtan rahmet yakınlarına da sabır dilemekten başka elden de bir şey gelmiyor gelemiyor.

Acıları acılarımızdır.

Maç yazısı yazmak bile zuhur etmiyor içimizden.

Kalemlerimiz suskun kalplerimiz ise yorgun.

Buna rağmen maçın güzelliği de görsel bir duygusallıkla başladı. Olması gereken de oydu zaten.

İki kardeş yandaş şehir taraftarları da yanyana içiçe beraber seyrediyorlardı maçı.

Milli hasletlerle dolu şu günlerde daha başka ne olabilirdi ki.

Ne bordonun mavisi ne de yeşilin mavisi bugün her yer beyazın kırmızısı Türk Bayrağı idi.

Bütün bu duygular içerisinde maça döndüğümüzde İlk yarım saatte Trabzonspor seyretti Rizespor oynadı. Niye böyleydi bunu da Trabzonsporlu futbolculara sormak lazım.

Kendileri sahada ama akılları da o sağanak yağmurda akıp da başka bir yerlere gitmiş gibiydi.

Oyunda yok kurguda yok ikili mücadelelerde yok hiç bir şeyde yoktu Trabzonspor.

Sanki şampiyonluğa giden bir takım değil de ligin orta sıralarında kendisine bir yer bulmuş  da lig bitsin de tatile çıkalım diyen bir takım havasındaydılar.

Ne Sosa ne Guilherme ne Ndiaye ne Ekuban ne de Sörloth hepsi de ayrı havalarda kendi dünyalarında yaşıyor gibi ilk yarı boyunca üç pas üst üste yapamadılar bile.

Bu savruk ve dağınık oynayışın mutlaka bir cezası olmalıydı.

Onu da 36. dakikada Rizesporlu Melnjak o kadar kişinin arasından altı pasta topu kalemize atarak kesti.

Tam 5 Trabzonsporlu futbolcunun arasından o golü yemek nasıl bir defans kurgusu onu da hem defansta Hüseyin'e hem de hoca Hüseyin Çimşir’e sormak gerek artık.

44. dakikada defansın eline çarpan top penaltıydı ve hakem VAR a gitse onu görecekti. Ama sadece odadan dinledi ve onu da es geçti.

İlk yarıyı tek farkla geride kapatan Trabzonspor için zor geçeceği belliydi.

Ne zaman ki ikinci yarı Nwakeme oyuna girdi hava 180 derece değişti. Peş peşe gelen goller hem oyunu hem de atmosferi değiştirdi.

İlk yarının tersine açık ara farkla her şey Trabzonsporun lehine değişti.

Trabzonspor hala şampiyonluğa oynuyorsa bireysel becerilerin üstünde değil takım oyununda da var olmalı artık.

Her hafta bir iki futbolcu çıkıp da takımı sırtlayamayabilir. 

Sosa’nın ve Guilherme'nin etkisizliğine bir de kanatlar çalışmayınca her şey ikinci yarı Nwakaeme’nin omuzlarına bindi.

O da bunun bilincinde pas aldı verdi top sürdü gol attırttı ve sonunda da attı.

Uzatma dakikalarında Obi Mikel kararı ağırdı ve o pozisyon ilk yarıdaki Rizesporlu futbolcunun eline çarpan toptan daha masumdu.

Hakem VAR kararıyla Trabzonsporun aleyhine penaltıyı verdiği gibi çift sarı karttan da kırmızıyı göstererek Obi Mikeli Fenerbahçe kupa maçında cezaya bıraktı. 

Enterasan değişik bir maç oldu.

Görünen o ki son düzlüğe girildiğinde şampiyonluğa oynayan takımlar için maçlar artık kolay olmayacak.

Buna da hazırlıklı olmak lazım.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.