Ali Osman Aktaş

Ali Osman Aktaş

İKİ KENT İKİ KÜLTÜR

  İkisi de ülkemizin güzide şehirlerinden birisi. İkisi de kendilerine özgü karakteristik ve yöresel kültürlerinin tavan yaptığı şehirlerimiz. Türkiye’de iki şehir söyle deseniz sayılacak ilk beş şehir arasında kesinlikle ikisi de yer alır. Biri seri, atak, hazırcevaplığı, nükteden ve gözü pek tavırlarıyla dikkat çekerken diğeri de nekesliği, usta işi tüccarlığı ve hesabını iyi bilen toplum kültürünü içlerinde barındıran şehirlerimiz olarak bilinir.
Bu yazıyı yazarken daha maç günü bile gelmemişti. Aslında Kayserispor için küme mücadelesi olduğu kadar bu maç da Trabzonspor için bir duruş, kendini kanıtlama, rüştünü ispat etme maçı. Çünkü daha iki ay kadar önce Galatasaray gibi bir takımı kendi kalesine doğru dürüst tek şut çekme fırsatını bile vermeden dört farklı skorla maçı aldıktan sonra peş peşe yaşadığı hayal kırıklığına yine şu anda ligin zirvesinde ikinci sırada bulunan Kasımpaşa’yı iki farklı mağlubiyetten dört gollü bir galibiyetin geri dönüşünü yaşaması ve yine akabinde hiç de umulmadık takımlara akla bile gelmeyecek puanlar kaybetmesi her Trabzonsporlu taraftarlar gibi Trabzonsporlu futbolcuların da kafalarını karıştırmış, bir anda kendilerini ligin neresinde olduklarını sorgulatır hale getirmişti.
Öyle ki tarihinin en kötü sezonunu yaşayan Fenerbahçe maçına kadar aralarında üç puan farkın olması bütün taraftarlarca ve kulüp idaresince de gerçekten Trabzonspor’un durumunun ne olduğunu sorgulatır, taraftarlar dışında herkesçe de kazandığı bu maçların hepsinde de rakibinin kötü gününde olmasına bağlatır olmuştu. Yoksa Trabzonspor o kadar iyi değil miydi?
Fakat puan verdiği tüm maçlar göz önüne alındığında ligin başından beri bütün maçları hesaba katıldığında sadece maratonun ilk haftasında Başakşehir’e karşı pek bir varlık gösterememiş ama diğer bütün kaybettiği maçlarda bile yediği golleri çıkartıp da servise koysan seyredenler bu maçı bordo mavili takım mutlaka farkla almıştır diyecektir. 
Evet, takım aslında iyi oynuyor, varyeteler belki Burak Yılmaz maçlarında pek yeterli değildi ama son Fenerbahçe maçında gösterdi ki futbolun tüm atraksiyonları yerine getirilmiş. Sadece sol bek bile en az üç tane yüzde yüz gol kaçırmasına rağmen yine bir sağ ve sol bek organizasyonunda golü bulmayı da becerebilmiş bir takımdı Trabzonspor. Bu sistem bana İngiltere’de Bobby Robson dönemi futbolunu hatırlattı. Dört dört ikiyi en iyi şekilde organize eden İngilizler uzun yıllar modası geçtiği halde ısrarla bu sistemle oynadılar. Ve onların da geri haflarını hep ilerde gol arar ya da golü bulurken görürdük.
Nereden nereye geldik. İki farklı kent kültürünün karakteristik yapısının futbolu nasıl endeksleyeceğini yazacakken sonuç futbolunu irdelemeye başladım. Bu konularla ilgili yazabilecek birçok değerli büyüğümüz ve arkadaşlarımız var. Bizim işimiz futbol kültürü. Futbolun mantalitesi. 
Geçen sezonu iyi bir mücadele ile dengeli alış verişin sonucu ligde orta sıralarda kendine yer bularak alan Kayserispor bu sezon şu an durumu itibariyle ligde Fenerbahçe’den bir puan gerisinde. Futbol olarak iyi işler yapmaya çalışıyorlar ama çoğu maçlarda şanssızlıklarının kurbanı oluyor. Trabzonspor ise şu an tam bir arafta. Bu maçı alırsa o muhteşem oynadığı İstanbul maçlarından sonraki kırılganlığını da unutturarak üst sıralara daha rahat çıkabilecek ya da aksi durumda kazandığı İstanbul maçlarının nedeni hep üst düzey bir motivasyon olarak kalacak. 
Kayseriliye 2x2 kaç eder diye sormuşlar. O da alırken mi satarken mi demiş. Karşımızda almak istediğimiz üç puanı bile böylesine zorlukla vermek bile istemeyecek bir şehir varken bakalım bizim uşaklar kestirme doğaçlamaları ve usta işi pratik iş bitirme zanaatkarlıklarıyla birleştirdikleri o müthiş inatçılıklarıyla onların hesaplarını bozabilecek mi?

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.