Havva  Lakutoğlu

Havva Lakutoğlu

İKİ KERE İKİ

İnsanoğlu hep daha fazlasını ister. İstedikçe de ya kaybeder ya kazanır.
Bugünkü yazımda trajedi var.
Çünkü kendi özgür irademizle seçemiyoruz.
Biz doğumumuzu seçemiyoruz.
Cinsiyetimizi seçemiyoruz.
Ne kadar yaşayacağımızı da seçemiyoruz.
Peki! Liderimizi kendi irademizle mi seçiyoruz?
Seçmek istediğiniz kişinin aday olması için neler gerektiğini biliyor musunuz?
Ya zengin olması gerekiyor.
Ya hapis yatması gerekiyor. Ya da işaret edilen olması gerekiyor.
İşte bu yüzden 24 Haziran başka bir seçim. Oynayacağı role evet demeden, kostümleri çok önceden biçilip dikilen insanlar var.
Rolün kendisine uyup uymadığını düşünmeden “evet” diyen insanlar da var.
Bu kadar fazla komplo teorilerinin kol gezdiği günümüzde ikna edilen sayısı çok olunca senaryoda tıkır tıkır işleyiveriyor.
İttifak dansı yapanlar ha bire çamur atıp iz bırakmaya çalışıyor.
Bugüne kadar oyunu kuran kazanıyordu. Ama iş değişti.
Seçimler tercih hakkının olduğu ve bu hakkın güvence altına alındığı özgür ortamda olmalıdır.
Ne demek mi istedim?
Bizler kendi kaderimizi kendimiz çizmeliyiz. İşaret edileni gidip oyladığınızda neler yaşadığımızı gördük ve izledik.
Bu kadar fazla maske takan insanlar gece maskesini çıkarınca esas olan kendini tanıyabiliyor mu acaba?
Bir teklifle hayatı değişenler, aslında birilerinin gölgesinde yok olup kaybolanlardır.
Biz bu senaryoları çok gördük ve izledik.
HAS Partinin tasfiyesi bu oyunlardan ilk aklıma gelendir. Genel Başkan Yardımcısı teklifini alan Sayın Kurtulmuş partisini hiçe sayarak AKP saflarına katılmıştı ve Kurtulan olmuştu. Tuğrul Türkeş’in AKP saflarına katılması senaryosunu da izledik. Soylu’lar, Mumcu’lar ve daha nicelerini izledik ve gördük.
Bugün seçmenin kullanacağı oyu ipotek altına alanlar aynı zamanda da demokrasiyi askıya almış durumdadır.
Mağduriyeti çok iyi bilenler tüm rakiplerini mağduriyetle sindirmeye çalışıyorlar.
Her gün yaşatılan kaosun anlamı nedir?
Sanırım anlam ve anlamsızlık yer değiştirdi. Neye göre yeni kurallar getiriyorlar bilmiyorum ama amaç var olan koltukların sabitlenmesi üzerine.
Siyaset tıkandı ve tükendi.
Herkesin eşit şartlarda yarıştığı bir seçim olsun istiyoruz ama her gün bir engel ile karşılaşıyoruz.
Bu kadar engelli parkurda sadece ve sadece halkın oyuna ipotek koyulmaya çalışılıyor.
Vallahi yapılan politikalar umut kırmak üzerine olsa da umudumuz bugünlerde tüm engellere rağmen yeşermiştir.
Biz doğru, dürüst ve hilesiz bir oylama istiyoruz. Haydi! Hodri meydan.
Önceden hiçbir iktidarın böyle keyfi ve kendi kuralları ile seçime gittiğini görmedik.
Haydi! Kendi kaderimizi kendimiz çizelim.
Seçimlerimiz hayatımızın yönünü belirliyor? Unutmayın!
Türkiye Futbol Federasyonunun kararlarını değiştiren siyasi bir erkin olması, Türkiye’de her şeyin siyasi erkin isteği doğrultusunda değişebileceğinin en önemli göstergesi olsa gerek.
Çocuklarımız, ülkemiz, milletimiz ve kendimiz için doğru karar verme gibi bir sorumluluğumuz var. Sesleri iyi duyun ve kulak kabartın!
Birçok kez aynı sıkıntıyı, problemi yaşadıktan sonra bir daha kimsenin canımızı acıtmasına izin vermeyelim. Ne olur…
Sahi neden oy kullanıyoruz?
Son 16 yıldır sanki sadece iktidarın varlığı için oy kullanıyor gibiyiz.
Topluma ve tabanına ille de ben diyen iktidar, bugünlerde başka partilerin büyümesinden de endişe duyar oldu.
Kelebek etkisi yaşayanlar önceden hesaplayamadıkları ilginin gün be gün artması ile birlikte kendi içlerinde fırtınalar kopmasına neden oldu.
Artık iki kere ikinin kaç olduğu sorusuna siz kaç olsun istersiniz efendim diyen adamlar tarafından yönetilmek istemiyorum. Siz bu seçimde de bu adamlara mı oy vereceksiniz?

 

 


 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.