Yavuz Kurt-Cuma Yazıları

Yavuz Kurt-Cuma Yazıları

İman: Var Oluşun Gayesi

İman, yüce Allah’a ve inanılması emredilen hususlara cebren değil yürekten ve pazarlıksız inanmaktır… Zoraki gerçekleşmiş bir imanın değeri olmadığı gibi inanılması istenilenlerin bir kısmına inanıp diğerlerini görmezden gelmek imanın aslına aykırı bir davranıştır.

İman, yüce Allah’a sığınarak emniyete kavuşmaktır… İnsanoğlunun manevi hayatını hedef alan virüslerin kol gezdiği bu çağda iman, güvenli bölge, sığınılacak bir alandır. Dünyada Yaratıcıya iltica ederek selamete ulaşanlar, ahirette saadet yurdunun sakinleri olacaklardır.

İman, yüce Allah’ın üzerimizdeki sayısız nimetinin farkında olmaktır… İnsan, nelerin sahibi olduğunu iddia etse de aslında hiçbir şeyin sahibi olmayan dünyanın kiracısıdır. Buna rağmen nimetlerin sahibi olduğunu değil de mutlak bir sahibinin bulunduğunu imanı sayesinde kabul ederse, haddini aşmamış olacaktır.

İman, insanın kendi varlığına saygılı olmasıdır… Tüm yüreğiyle Yaratıcıya inanan kimse, kendi varlığını tanıyan ve zatına saygılı olan insandır. Zira insan, en güzel sûrette yaratılan, mükerrem kılınan, tarih boyunca kitaplar ve peygamberler gönderilerek Yaratıcı tarafından muhatap alınan, mahlûkatın emrine amade kılınmış yer kürenin halifesidir.

İman, acizliğini kabul eden kimse için büyük bir imkândır... Yeter ki insan, acziyetinin ve nimete muhtaç oluşunun bilincinde olsun. Bu şuurda olan mümin için imanı “bir” imkân olurken yüce Allah kulu için “bin” imkân olacaktır.

İman, insanın ihtiyar sahibi olduğunun, rüştüne erdiğinin ispatıdır… Mahlûkatın sahibine inandıklarını söyleyenler ancak tercih yetisine sahip olan kimselerdir. İradesinin hâkimi olanlar, Yaratıcının emir ve yasaklarıyla hayatlarını inşa ve ihya edeceklerdir.

 İman, vücudun üssü konumunda olan kalbi Allah’a raptetmek, savrulmasına mâni olmaktır… Seküler hayatın değersizleştirdiği insan, eylemlerinin yönlendiricisi olan kalbini yüce Allah’a bağlarsa, bağlanılması gereken en değerli yere bağlandığından beden ve ruh birlikteliğinin darmaduman edildiği bu zamanda savrulmuşluktan kurtulacaktır. Unutulmamalı ki, imanın muktedir olamadığı kalp, şeytani güçlerin iktidar alanıdır.

İman, insanı değerli kılan ve bu değerini koruma altına alan bir muhafızdır… En büyük kıymet, tek büyük olana inanmak ve güvenmektir. Asıl pahayı yüce Allah’a inanmakta ve Ona güvenmekte bulanlar, yapay değerlerden kurtulacak, kullukları ile gerçek değerlerini muhafaza altına alacaklardır.

Elhâsıl iman, mümini harekete geçiren bir kaynaktır… İman kaynağından beslenenler için amel, imanın bir tür ispatıdır. Sâlih amelden yoksun iman ise her an sönmeye mahkûm bir ışık, her dem çökmeye müsait bir binadır…

Koronavirüse karşı aşılandığımız bu dönem, insanlığın manevi hayatına şeytan tarafından bulaştırılan mikroplara karşı da “Furkan Aşısı” ile aşılanma zamanıdır. Bu aşı sayesinde imanımız koruma altına alınacak, hak ile batıl, doğru ile yanlış, hayır ile zarar birbirinden ayırt edilir hale gelecektir. Sonrası mı? İman bir vasıta olacak, sahibini cennete taşıyacaktır. O halde buyurun aşıya…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Haber yorum bölümünde Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum