İsmet Arslan’ı kaybettik!

Son bir ayda sevgili İsmet Arslan ağabeyimizle ilgili üç yazı yazdım,


Birincisi Türksesi Gazetesi’nin kuruluş hikayesi.


İsmet Arslan, rahmetli Zeyyad Nemli’nin sahibi olduğu Türksesi gazetesi’nin finansörü ve matbaasının sahibi idi.


İkinci ve üçüncü yazılarım, Arslan’ın bana gönderdiği ‘Uçurtma’ adlı şiir kitabı ile ilgiliydi.


Dün sabah saatlerinde, Royal sinemasından aradılar.


‘Abi, bir vefat ilanı vereceğiz. İsmet Arslan ağabeyimiz öldü’


Bir süre sonra ilan metni geldi.


‘Trabzon lisesi, marşının yazarı, inşaat mühendisi İsmet Arslan’


İsmet Arslan, birkaç ay önce ziyaretimize geldiğinde cep telefonunu vermişti, ‘İstanbul’a gelirsen, mutlaka uğra. Bu telefon numarasından beni bulursun’ demişti.


Arslan’ın verdiği numaradan İsmet ağabeymizi aradım.


Telefona oğlu Hasan Aybars çıktı.


‘Hasan abi, maalesef babamızı kaybettik. Birkaç gün önce senin yazılarını okumuştu. Çok hoşuna gitmişti, memnun olmuştu. Seni de arayacaktı. Yeni şiir kitabı çıkarmayı düşünüyordu’


Hasan Aybars’a başsağlığı dileklerimizi ilettik.


İsmet Arslan, uzun bir süredir pankreas kanseri idi. Hastalığını kendisi de biliyordu. Önceki akşam bu dünyadan göçtü. İsmet Arslan ‘Uçurtma’ adlı şiir kitabında, oğullarına bir vasiyette bulunmuş ve şöyle demişti;


 


Oğullarıma


 


Hasan Aybars, Mustafa Hakan,


Mete ve Alp Arslan


 


Yokluğumda sakın tutmayın yas


Size bunlardan başka


Ne lazım başka miras


 


İsmet Arslan’ın, bir başka şiiri ise şöyle;


 


Son’a doğru


 


Kafanı kaşısan da


Ne kadar yaşasan da


Kader hükmünü elbet


İcra edecek bir gün


 


Ölüm üstüne şiir


Yazmamıştım ömrümce


Bu gün ne oldu bilmem


Belki geç bile bence


 


Şimdi veda zamanı


Siz hoşça kalın dostlar


Anlarım dünya fani


Siz hoşça kalın dostlar


Bir nefeslik yolcusuyuz hayatın


Kemale eren meyve düşermiş


 


Ruhun şad, toprağın bol, mekanın cennet olsun; İsmet ağabey.


 


Özak Trabzonspor’a


zarar mı veriyor?


 


Bayındırlık ve İskan Bakanı Faruk Özak, bakanlığına verdiği mesaiden daha fazlasını Trabzon’a gelip gitmede harcıyor.


Özak, son dönemlerde haftanın neredeyse iki veya üç gününü Trabzon’da geçiyor.


Cenaze, düğün, nişan, nikah, başsağlığı, hasta ziyareti, şenliklerde boy gösterme, özel yemeklere katılma, dostları ile sohbet etme, ara sıra vatandaşla hasret giderme ve Trabzonspor’u yakın markaja alma!


Özak, seçmenini Ankara’ya ayağına getirmiyor, kendisi seçmeninin ayağına gidiyor. Derdini, sıkıntısını dinliyor, yardımcı oluyor, çözüm üretiyor!


Faruk Özak’ın Trabzon’u unutmaması ve hafta sonlarını memleketinde geçirmesi gerçekten çok önemli! Trabzon açısından da büyük bir şans!


Özak, Trabzon’a verdiği öneme paralel olarak Trabzonspor’a büyük destek veriyor.


Trabzonspor’un gölge başkanı gibi hareket ediyor.


Etmese bile kamuoyunda öyle bir intiba bırakıyor.


Bu doğru mu?


Bana göre yanlış!


Faruk Özak, 12.09. 1994 yılında Sadri Şener’in istifasıyla kulüp başkanı oldu. Ocak 1995 yılında yapılan kongrede yeniden başkanlığa geldi. 15.12. 1996’da başkanlığı Mehmet Ali Yılmaz’a devretti. Trabzonspor’da iki yılı aşkın süre başkanlık yaptı.


Özak döneminde Trabzonspor şampiyonluğu masa başı oyunlarla kaybetti. Zirve yarışı yapan o kadroyu Sadri Şener yönetimi kurmuştu. Özak, bir iki takviye yapmıştı hepsi o kadar!


Faruk Özak’ın, Sadri Şener yönetimine maddi ve manevi destek vermesinin iki ana nedeni olabilir.


1.si Şener’e olan vefa borcu, 2.si ise siyaset.


Sadri Şener, 1994 yılının Eylül ayında kulüp başkanlığından ayrılırken geride müthiş bir kadro ve kayda değer borcu olmayan bir kulüp bırakmıştı.


Şener, 2008 yılının Şubat ayında ise; borç batağında bir kulüp ve tükenmiş, sıradanlaşmış bir kadro devralmıştı.


Özak, 1994 yılında önce asbaşkanlığını yaptığı istifasından sonra yerine geçtiği Sadri Şener’e borcunu ödüyor.


Özak, aynı zamanda Trabzonspor üzerinden siyasette yapıyor.


Bu siyaseti, partisinden çok kendisi için yaptığını düşünüyorum.


Eğer partisi için yapsaydı, Nuri Albayrak döneminde yapardı.


Albayrak döneminde Özak yoktu!


Kimileri, Özak’ın Albayrak’tan intikam almak için var gücüyle Trabzonspor’u destek verdiğini söylüyor.


Bu görüşe katılmıyorum.


Özak, kendine oynuyor!


Özak diğer yandan da Trabzonspor’u siyasallaştırıyor! Yanlış yapıyor!


Faruk Özak’ın Trabzonspor ile ilişkileri bu kulübe yarar değil zarar getirecektir.


Bunu zamanla göreceğiz ve yaşayacağız.


İstanbul ve Anadolu kulüplerinin çoğunda da siyasilerle kulüp iç içe.


Böyle bir yönetim tarzını benimseyen kulüplerin hiçbiri başarı elde edememiştir.


Trabzonspor’un yarıştığı kulüplerde ise böyle bir olay yaşanmaz.


Kulüpler siyasi platforma çekilmez. Ayrıca çektirmezler de!


Başbakan Fenerbahçelidir. Ama, Fenerbahçe’nin iç işlerine karışmaz. Kongrelerde isim önerebilir ancak, yönetimde yer alacak isimleri belirlemez.


Faruk Özak’ın bundan böyle yapması gereken iş; Trabzonspor’u takip etmek, yönetimin kendisinden destek istediği zaman harekete geçmesidir.


 


Forum Trabzon ve


yerel basın!


 


Hafta arası ‘Forum Trabzon’un halkla ilişkiler departmanı yetkilileri ziyaretimize geldi.


Halkla ilişkiler yetkilileri, Trabzon yerel basınında  ‘Forum Trabzon’ ile ilgili zaman zaman olumsuz haberlerin çıktığını ima ettiler.


Yayın kuruluşlarının, haberleri tarafsız ve yansız verdiklerini, olan, biteni aktardıklarını söyledik. Ancak, köşe yazarlarının eleştiri getirebileceklerini, bunun da normal karşılanması gerektiğini hatırlattık.


Trabzon basınında ‘Forum Trabzon’ ile ilgili çok fazla olumsuz haber çıktığını sanmıyoruz.


‘Forum Trabzon’un açılışı için birkaç trilyon lira para harcanmış.


İstanbul gazetelerine, reklam, danışmanlık vs. firmalarına milyarlar ödenmiş.


Hafta arası, ‘Forum Trabzon’da mağazası olan bir esnaf;


‘Benden Sekiz buçuk milyar lira para aldılar. Orada 170 firma var. Benden bu kadar aldıklarına göre daha büyük mağazalardan daha fazla aldılar. Ne kadar aldıklarını siz hesap edin. Bizden topladıkları para ile açılışa gelenleri ağırladılar, İstanbul’daki gazetelere ilan verdiler. Bu konuyu neden işlemiyorsunuz’ demişti.


İstanbul merkezli büyük firmalar, reklam, tanıtım ve ilan harcamalarının önemli bir bölümünü bayilerine yüklerler. Toplanan bu paralarla İstanbul’daki gazetelere, TV’lere ilan verirler.


Yaptıkları iş, doğru mu yanlış mı bilemiyorum?


İstanbul’da yaşayanlar için doğru. Ya Anadolu’da güçlü ve etkili yerel basınla iç içe yaşayanlar için?


Forum Trabzon’un Halkla İlişkiler departmanı yetkililerine bunları anlattım.


 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.