İŞSİZLERİN ÜMİTLERİYLE OYNAMAYIN!

Trabzon Esnaf ve Sanatkarlar Odası eski genel sekreterlerinden Yaşar Bıyıklı, ilgililerin, yetkililerin istihdama yönelik söylemlerinin hayal olduğunu öne sürdü. Bıyıklı, ‘İşsizlerin ümitleriyle oynamayın, 3 bin açık pozisyona 20 bin kişi mi alınacak?’ diye sordu. Yaşar Bıyıklı şöyle dedi:

‘Anadolu şehirlerinde düzenlenen insan kaynakları fuar organizasyonları sonucunda gerçekten iş sahibi olan kaç kişi var? Ömrünün neredeyse 20 yılını aktif istihdam politikalarının uygulama aşamasında geçirmiş biri olarak; Bu faaliyetin çıktılarını/sonuçlarını gerçekten merak ediyorum. Ama gerçek sonuçları merak ediyorum. İŞKUR yetkililerinin açıkladıklarını değil? Çünkü onların rakamları İŞKUR Genel Müdürlüğünün memnuniyetine odaklanarak hazırlandığı için gerçekçi değil, yalan yani!

Yetkililerin açıklamaları çelişkilerle dolu! Geçen yıl Trabzon'da yapılan İŞKUR İnsan Kaynakları Fuarında 8 bin başvuru olmuş ve 10 bin istihdam! Ne yani? Her başvuru yapan işe girmiş ve hatta başvurmayanları da istihdam etmişler.

YALAN!

Bu yıl ise 3 bin açık pozisyon için 20 bin işe yerleştirme olacağına inanıyorlarmış. Yalan... Buna kendileri de inanmaz, inanamaz. 3 bin açık pozisyona 20 bin işçi alacak, hem de özel sektör. 1 kişi yerine 7 kişi alacak... Trabzon'da 2 senede 30 bin istihdam. Bu hızla Trabzon dışarıdan işçi almaya başlar’.

***

Yaşar Bıyıklı’nın eleştirilerine sosyal medyanın ‘1’ numaralı gazetecisi emekli yüksek makine mühendisi Teoman Yılmaz ilginç bir yorum yaptı ve şöyle dedi: ‘En kestirme yol çocuğu parti çay ocağında işe başlatmak... Orada yetişsin tanısın alemi. Açıktan diploma da alınır, açıktan atamada olur, açıktan müdür de olur. İhale işlerine girerse davet alır. Eşiniz hemşire ise şef olur yeğeniniz lise mezunu ise daire başkanı olur. İşçi statüsünden bir anda protokolde müdür olursunuz. Ne olmaz ki bir ölüme çare yok. Bu yol etkili yol oldu maalesef’.

Devleti ele geçirmek için gereken şartlar!

Dr. Mahmut Haydar Ustaoğlu;  demokratik bir devleti ele geçirmek için gereken şartları sıraladığı yazısının son bölümünde, ‘Düzen değişse de düzülen aynı kalır’ dedi.

Dr. Ustaoğlu’nun sosyal medyada paylaştığı ilginç yazısı şöyle:

‘Demokratik bir devleti ele geçirmek için gereken şartlar; 1- Silahlı ve örgütlü güç, 2- Para 3- Din ve din kurumlarını ele geçirme 4- Eğitim müfredatına hakim olma 5- Hukuk düzenini ele geçirme.

Bu şartları sağlayan güç önlenemez şekilde devleti ele geçirir. Oy sayısı hiç önemli değildir. Bu güçler elinizde ise kamuoyu sizin istediğinizi söylemek zorundadır.

Ben referandumda hayır diyeceğim çünkü muhalifim, demokratik, laik, sosyal, hukuk devletinden yanayım. Kamuoyu yoklamaları "hayır" önde diyor. Benim gördüğüm ise kesinlikle en az % 60 olmak üzere "evet" çıkacağıdır. Hayır, çıkması eşyanın tabiatına aykırıdır. Yukarda saydığım güçler hayırcıları desteklemiyor, destekleyemiyor.

Kısaca Bursa AKP milletvekili Hanımefendi'nin dediği gibi "1923 Cumhuriyeti 90 yıllık reklam arasıydı". Allah rahmet eylesin bu devleti kuranlara ve bu devlete. Yeni Osmanlı Federatif İslam devletimiz hayırlı olsun.

Bu nedenle muhalif de olsanız iktidar yanlısı da olsanız birbirinize kardeşçe davranın. Yönetim şeklinin değişmesi üreten halk için hiç bir fark getirmez. Fatih döneminde de, Kanuni döneminde de, Atatürk Cumhuriyetinde de balıkçı balığını tuttu, celepçi ineğini sattı, öğretmen öğretmenliğini, hekim hekimliğini yaptı. Yani üreten için bir şey değişmedi. Halbuki siyaset nedeniyle birbirinize kinlenmeniz iç savaşın tutuşturucusu olabilir. Son söz; Düzen değişse de düzülen aynı kalır!’

Çankaya Ulusal TV’lerde!

Trabzon ve bölgenin tanınmış çene cerrahilerinden, ünlü implantçı Dt. Mustafa Çankaya ile röportaj yapmak için ulusal TV’ler, Trabzon’a hemen her hafta bir ekip gönderiyor.  Çankaya ile çene cerrahı ve implant üzerine program yapan TV 8 ekibi, ünlü diş doktorunun muayenehanesinde bir de hatıra fotoğrafı çektirdiler.

Moğollar’ın Uğultusu!

Aslen Trabzon Tonya eşrafından olan ve babası yıllar önce Trabzon’dan göçen, Samsun’da yaşayan hasta derecede Trabzonsporlu, kendi ifadesiyle gezginci olan gazeteci- yazar Harun Çelik aradı. Çelik, ‘Metin Kondel’e hem yazı yazdırıyorsunuz, hem de anlamlı kısa söylemlerini gazetenizde kullanıyorsunuz, diğer taraftan Kondel’in eserlerinden bahsetmiyorsunuz. Sayın Hasan Kurt’a sitemlerimi iletin. Metin Kondel, benim dostum diye söylemiyorum, adam aşmış ama sanırım o da yaşarken anlaşılamayacak olanlardan. Şu gösterdiğim ‘Moğollar’ın Uğultusu’ adlı eseri belirli çevrelerden biri yazsa da bugün zirvede idi. Size Metin’i methetmek için söylemiyorum. Metin’in artık methedilmeye ihtiyacı yok. Eserleri ortada’ dedi.

Harun Çelik’in de belirttiği gibi Metin Kondel’in yalnız ‘Moğollar’ın Uğultusu’, değil ‘Kapadokya Balonları’ adlı eseri de gerçekten okunacak bir kitap…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.