İstanbul’da bir Trabzon elçisi

  İstanbul Büyükşehir ve Şişli İlçesi Belediye Meclis Üyesi Trabzonlu hemşerimiz Seyfi Erbaş, vatandaşların iş aramak için belediyelerin kapısına yığıldıklarını belirterek, “Bizi en çok zorlayan işsizlik sorunudur. Vatandaşlarımızın iş taleplerine yönlendirme yapma dışında elimizden gelen başka bir şey olmadığını söylemek can sıkıcı bir durum. Özellikle Ekrem İmamoğlu’nun Trabzonlu olması nedeni ile bizim de yaptırım gücümüzün olduğu gibi yanlış bir algı var” dedi.
Yıllardır İstanbul’da adeta bir Trabzon elçisi gibi çalışan, herkesin işine koşan Erbaş, “Bizler tüm hemşerilerimize ayırım gözetmeden yardım etmeye çalışıyoruz.  Ama takdir edersiniz ki, imkanlarımız hepsini çözmeye yetememektedir. Bu durum bizleri çok üzüyor” ifadelerini kullandı. 
Seyfi Erbaş ile Trabzon’u Trabzonluluğu ve İstanbul’daki süreci konuştuk…

TİPİK BİR KARADENİZLİ AİLE
6c69ff37-be8f-467b-bad1-4cdd3ab0b32e.jpgBize biraz ailenizden bahseder misiniz? 
Evet, bildiğiniz tipik bir Karadenizli ailesiyiz. Çocuklarım İstanbul’da doğdu, eşim öğretmen. Kızım Su Galatasaray Lisesini, Paris Sorbonne Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirdi, ardından İsviçre’de spor hukuku yüksek lisansında tez aşamasında. 14 yaşında Trabzonspor’a genç üye olarak kayıt oldu. 18 yaşını doldurduğu hafta ise normal kongre üyeliği kaydını yaptırdık. Oğlum Arda heykeltraş, o da Polonya’da bir sanat üniversitesinde heykel yüksek lisans öğrencisi. Arda da 18 yaşını doldurduğu gün Trabzonspor kongre üyesi oldu. Kızım Su, bu dönem Trabzonspor’un birçok yabancı futbolcusunun sözleşme safhalarında Kulüp avukatına asistanlık yaptı, ayrıca Lozan’da devam etmekte olan şike davasını zaman zaman takip etti. Ayrıca iki ay önce yapılan OF-HAYRAT derneğinin yedek yönetim kurulu üyesi oldu. Gördüğünüz gibi Trabzon hayatımızın bir parçası olmak durumunda.

SORUMLULUKLARIM VAR
  Biz sizi siyasi kimliğinizden daha çok toplumsal çalışmalarınızla tanıyoruz. İstanbul’daki Trabzonluların dernekleşme ve dayanışma sürecine büyük katkı verdiğinizi biliyoruz. Bu konuya değinip bilgilerimizi tazeleyelim istiyorum. 
Birçok Trabzonlu gibi benim de doğduğum şehre özel bir ilgim var. Özellikle 1950’li yıllardan sonra sanayileşmeye bağlı olarak Anadolu’dan insanlarımız aş, iş ve çocuklarına daha iyi bir gelecek hazırlamak için akın akın büyük kentlere göç ettiler. Bende böyle bir ailenin çocuğuyum. Bu büyük göç hareketinden en fazla nasibini alan şehirlerden birisi de Trabzon’dur. Trabzonlular kentlerde birbirleriyle en fazla dayanışma becerisini göstermiş, hemşeri gruplarının en başında gelir. Onun içindir ki bizler, Trabzonlu olmayı bazen ukalalık derecesinde abartabiliyoruz. Büyük kentlerde yaşayan bizlerin, yaşam biçimini, sosyal alışkanlıklarını, ekonomik tercihlerini de belirleyen bir faktör olabiliyor bu durum. Trabzonluluk duygusunun sosyolojik olarak en tepe noktasında buluştuğu sosyal gerçek Trabzonspor’dur. Trabzonspor, diğer Anadolu şehirlerinden farklı olarak dünyanın her yerinde aidiyet duygusunu kendi üzerinde toplamayı başarmıştır, güçlü kalmasının bir nedeni de budur. Benim için Trabzonlu olmak; dünyanın neresinde olursan ol, orada bir tek Trabzonlu varsa gurbette sayılmazsın. Tabii ki bu duygu tamamen bana aittir, yoksa memleketimizin tüm şehirleri ve insanları özeldir ve kıymetlidir. Trabzonlu olmak duygusu bana kıvanç verdiği gibi sorumluluklar da yüklediğinin bilincindeyim. Bu bilinç ile şehrimin eğitim, kültür, sanat ve tanıtım gibi birçok sorunuyla yakında ilgilendim, bu anlamda İstanbul’da kurmuş olduğumuz dernekler vasıtasıyla birçok çalışma yaptık. Bugün hala özellikle kız çocuklarımızın eğitimi ile ilgili olarak kaynaklar bulmaya, bireysel olarak katkı sunmaya çalışıyorum.

TALEPLERİ KARŞILAYAMAZ OLDUK
b02e229e-3305-473f-8956-e25b0a21a674.jpg  Bir süre sonra dernekçilikten eliniz çektiniz. İstanbul’da hemen hemen her görüşten bütün hemşeri derneklerinin size saygı ve sevgisi oluştu. Ama siz dernekçiliği bıraktınız. Bunun nedeni neydi? Biraz da bundan bahseder misiniz?
İçimde bir sızı olarak kaldı bu durum. 10 yıla yakın bir süre başarı ile yürüttüğümüz derneğimizi son zamanlarında ekonomik olarak taşıyamaz olduk. Biz derneğimizi bilindik hemşeri derneklerinin faaliyet sınırlarının çok üzerine taşımıştık. Birçok insanın ve özellikle öğrencilerin artan taleplerini karşılayamaz duruma gelmiştik. Bir kaç iyi niyetli arkadaşım ve özellikle benim sırtımda kalmıştı. Bu durum hem moral açısından hem de ekonomik olarak taşıyamayacağımız bir noktaya geldi. Dernekte özellikle Trabzon’dan gelen öğrencilerle dayanışma içerisindeydik. Birçok projemizi onlarla beraber yürüttük. Biz onlarla ilgilendik ama onlardan da yetenekleri ölçüsünde faydalandık. Siyaset yapan birisi olarak derneğimize propaganda maksatlı siyaset de sokmadık siyasetçi de. Bu nedenle de ciddi bir güven merkeziydik. 
EĞİTİM-KÜLTÜR-SANAT DUYARLILIĞI
  Üniversiteyi kazanan gençler ilk önce derneğe geliyordu. Hiç bir öğrenciyi çaresiz bırakmadık. Düşünsenize Beşiktaş’ın tam ortasında dernekte oluşturduğumuz sınıfta Trabzonlu üniversite öğrencileri nöbetleşe, derneğin bulunduğu semtte apartman görevlileri ve yoksul vatandaşların çocuklarına ücretsiz ders veriyorlardı. Trabzon’un köylerindeki kız çocuklarına burs vermekten tutunda, kültür ve sanat faaliyetlerine, panellere, müzik kurslarına kadar yüzlerce etkinliğe imza attık. Trabzon’la ilgili hiçbir gelişmeye kayıtsız kalmadık. 
DERNEKLER AMAÇLARINDAN UZAKLAŞTI
  Kısaca şunu söylemek istiyorum; Mevcut halleriyle ülkemizdeki bütün hemşeri derneklerinin toplumun gelişmesine eğitim, kültür, sanat ve yardımlaşma anlamında çok büyük katkıları olduğunu düşünmüyorum. Evet, zaman zaman bir arada olmayı sağlıyor, bazılarının burs organize ettiklerini biliyoruz ama bu yeterli değil. Günümüzde bu kadar çok dernek kurulmasının altındaki temel gerekçelerden en önemlisi ticaret ve siyaset yapmak isteyen insanların bu dernekleri bir ilişki modeli olarak kullanmak istemeleridir. Kurulması çok kolay olan dernekler vasıtası ile gerek belediyeler gerekse hükümet organları ve temsilcileriyle yakın ilişki kurmak isteği zaman zaman derneklerin toplumsal yarar amacından uzaklaşmalarına neden olmaktadır. Bu tüm şehirler için çok yaygın bir durumdur.

OLDUKÇA ZORLU BİR DÖNEMDEYİZ
  İstanbul gibi bir metropolde CHP’den Şişli ve İstanbul Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi olarak görev yapıyorsunuz. Trabzonlusunuz, Büyükşehir Belediye Başkanı sayın Ekrem İmamoğlu da Trabzonlu. İşiniz zor, sorumluluklarınız çok. 
Aslında ben dört yıla yakın bir süre Şişli Belediye Başkanı sayın Hayri İnönü’ye fahri olarak siyasi danışmanlık yaptım. 2018 yılı Eylül ayında bu görevimden ayrılarak bundan sonraki yaşamımı devam ettirmek için hayallerimin şehri Trabzon’a geldim. Ancak Şişli Beledi Başkan adayı olarak meslektaşım ve dostum Muammer Keskin’in daveti, biraz da eşimin ısrarı üzerine tekrar İstanbul’a döndüm. Şansımıza çok zor bir dönemde böyle bir sorumluluğu yerine getirmeye çalışıyoruz. Cumhuriyet döneminin en zorlu ve tartışmalı seçimlerinin sonucunda bu sürecin içinde olmak, ileride anılarımızı anlatırken keyifli olabilir ama içinde yaşarken önemli sorunlarla karşılaşıyoruz.

SADECE YÖNLENDİRME YAPABİLİYORUZ
Vatandaşların sizden ne gibi talepleri oluyor? 
Bizi en çok zorlayan durumlardan birisi ülkemizdeki işsizlik sorunudur. Ülkeyi yönetenlerin istihdam yaratılırken eşit ve adaletli davrandığına toplumun büyük çoğunluğu inanmamaktadır. Böyle olunca toplumun muhalif kesimlerini temsil eden vatandaş kitleleri belediyelerin kapılarında iş aramak için yığıldılar. Bu anlamda bizlerin vatandaşın bu taleplerine karşı yönlendirme yapma dışında elimizden gelen başka bir şey olmadığını söylemek gerçekten can sıkıcı bir durum. Benim gibi birkaç Trabzonlu meclis üyesinin ayrı bir yoğunluğu da Trabzonlu olmamız dolayısıyla daha kolay yardımcı olabileceğimize olan inançtır. Ama gerçekte böyle bir durum olmadı. Özellikle Ekrem İmamoğlu’nun Trabzonlu olması nedeni ile bizim de yaptırım gücümüzün olduğu gibi yanlış bir algı var. 

ÇALIŞKAN VE EFEKTİF BİR KİŞİLİK
  Başkan Ekrem İmamoğlu’nu bu süreçte zorlayan durum ya da durumlar var mı?
Ekrem başkan tarihi bir süreçte önemli bir görev üstlendi ve büyük bir başarıya imza attı. Maalesef meclis çoğunluğu sağlanamadığından istediği projeleri hayata geçirmekte zorlanıyor. Başkan çok çalışkan ve efektif bir kişiliğe sahip… Başkanın Trabzonlu olmasının zorluğunu biz çekiyoruz diyebilirim. Büyükşehir belediyesi devasa bir yapı, ciddi anlamda devralınan borçlu bir yapı var. Takdir edersiniz ki hükümetlerin desteği olmadan bu sorunları aşmak oldukça zordur. Ama bizler her şeye rağmen zorlukları aşmaya çalışıyoruz. Ekrem başkanla siyaset yapma tarzımızda farklılıklar mutlaka vardır. Benim gibi sol siyasetten gelen arkadaşlarımız daha sert bir üslubu savunurken Ekrem başkan daha uzlaşmacı, sabırlı, ikna etmeye dayalı bir yol izlemeyi tercih etmektedir. Zaten başkanın öyle de bir karakteri var. Bu konuda herhangi bir ısrarımız da söz konusu değildir. Bizler de başkanın başarılı olması için disipline uymak zorundayız. 
  İstanbul’da bulunan Karadenizli özellikle Trabzonlu seçmen başkana çok ciddi anlamda destek verdi. Başkan bu sorumluluğunun bilincindedir. Bu zorlu sürecin önümüzdeki günlerde biteceğini ve başkanın hemşerileri ile daha yakından ilgileneceğini düşünüyorum. Bizler tüm hemşerilerimize ayırım gözetmeden yardım etmeye çalışıyoruz. Ama takdir edersiniz ki, imkanlarımız hepsini çözmeye yetememektedir. Bu durum bizleri çok üzüyor.

TRABZON’UN EN BÜYÜK ŞANSIZLIĞI
  Trabzon’u Trabzonlular yönetemezken İstanbul’u bir Trabzonlunun yönetmesi kaderin bir cilvesi olsa gerek. Siz bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Öncelikle şunu söylemeliyim;
sayın Ekrem İmamoğlu, zor bir süreçten geçen ülkemizde büyük bir başarıya imza attı. Önemli bir seçimi kazanarak demokrasi anlamında ülkemiz insanına umut oldu. Çok güzel bir kampanya çalışması yaptı ve toplumun her kesiminin sempatisini kazandı. Trabzonlular olarak bizler de bu durumdan kıvanç duyduk. Bu iktidar döneminde gerek hükümette gerek bürokraside Trabzonlular önemli görevler aldılar. Ama ne yazık ki Trabzon, şehircilik ve gelişme anlamında mesafe kat edemedi. Anadolu’da birçok şehir etkili politikacıları sayesinde hem yatırım aldı hem de şehirlerini güzelleştirdiler. Ancak Trabzon için bunu söylemek mümkün değil. İktidar partisine destek vermiş, aynı zamanda tarihi ve doğal güzelliklerinin yanında denizi ve yeşili bol olan Trabzon’da Bahçecik’teki TOKİ konutlarına ve deniz dolgularına bakıp duruyoruz. Trabzon’un en büyük şansızlığı, uzun yıllardan bu yana şehirden etkili politikacıların çıkmaması oldu. Ekrem İmamoğlu İstanbul belediye başkanı olarak başarılı bir yönetici örneği olduğunu gösteriyor. Bundan bütün hemşerilerimizin gurur duyması gerekirken bazı Trabzonlu siyasetçilerin başkanımızı ve hemşerimizi başarısız kılmak için, adaletsiz, insafsız ve gerçeklerden uzak yalan bir propaganda çabası içinde olmalarını görmek bizleri çok üzüyor doğrusu. Ben siyasete bu şekilde bakmıyorum. Önemli olan şehrimizin gelişmesi, hemşerilerimizin mutlu olmasıdır. Onun için Trabzon’da yeni seçilen belediye başkanımızın başarılı olması, arzuladığımız değişim ve gelişmeleri sağlaması bizi ancak mutlu eder.

AKIL-BİLİM VE ÇALIŞMAK
e1128d17-a46c-492a-bb8d-509fe9d407f6.jpgSon olarak, Trabzon’a ve Trabzonlulara mesajınız var mı?
Bağımsız bir ülkenin yurttaşı olmanın ne kadar değerli olduğunun bu günlerde canlı tanığıyız. Özellikle Ortadoğu’da gerek mezhep savaşları, gerek etnik savaşlar ve gerekse devletlerarası çatışmalar sonucu yurdundan edilen insanların yaşadığı acıları içimizde hissediyoruz. Büyük bir imparatorluğun varisiyiz. Genç Cumhuriyetimizle güçlü bir devlet yapımız oluştu. Her anlamda zor ve karmaşık coğrafyada olan devletimizi ilelebet yaşatmak akıl, bilim ve çalışmakla olur. Çok zor günler geçirdiğimiz bu salgın hastalık sürecinde bilimin ne kadar önemli olduğu ortaya çıktı. Büyük ATATÜRK Türk milletine hep doğru yolu gösterdi. Onun ilkelerinden ayrılmak günümüzde birçok konuda yaşadığımız gibi ülkemizin büyük bedeller ödemesine neden olacaktır.
Son olarak söyleyeceğim; biz Trabzonluyuz bu şehrin ve insanlarının hemşerisi olmaktan mutluyum. Bu şehrin daha iyi bir imajının oluşması ve her anlamda yaşanabilir bir şehir olması için ben her zaman elimden geleni, çocuklarımla beraber yapmaya devam edeceğim.

                                         ********************************
Seyfi Erbaş Kimdir?
1959 Trabzon doğumlu olan Erbaş, Eskişehir Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi Mezunu.
1980 öncesi üniversite yıllarında adım attığı siyaset yolculuğuna 1986 yılından başlayarak SODEP, SHP, daha sonra Beşiktaş ilçesinde CHP ile devam etti.
Seyfi Erbaş, Beşiktaş'ta Trabzon Eğitim Kültür Sanat Derneği'ni kurdu ve kurucu başkan olarak hizmetini sürdürdü.
CHP İstanbul il yönetiminde yer aldı,  İstanbul İl Saymanlığı görevinde bulundu. Ayrıca CHP Trabzon örgütünden hiç bağını koparmadı. Hayrat ilçesinde partinin açık kalması için uzun yıllar desteğini sürdürdü tüm giderlerini üstlendi.
Mali Müşavir olan Seyfi Erbaş birçok yerel ve genel seçim kampanyalarında seçim komisyonlarında görev aldı, seçim kampanyalarını yönetti.
Eğitim alanındaki çalışmaları ile öne çıkan Seyfi Erbaş, Karadeniz ve özellikle Trabzon bölgesinde öncelikle yoksul kız çocukların eğitimine katkı sunmanın yanında birçok eğitim projesinde yer aldı ve bu projeleri bizzat yürüttü.
Karadeniz bölgesindeki çevre sorunlarıyla ilgili özellikle HES projelerine karşı yürütülen mücadelede yer aldı. Bu sorunları konu alan bir sinema filmi olan 'KIRLANGIÇLAR SUSAMIŞSA' ve bir kültür projesi olan, Osmanlı döneminde medreseler bölgesi Of'un yöresel tarihi ile ilgili hazırlanan ' Of Medreseleri' isimli belgeselin yapımcılığını üstlendi.
Trabzon Eğitim Kültür Ve Sanat Derneği Başkanlığı, Trabzon Dernekleri Federasyonu Saymanlığı, Karadeniz Konfederasyonu Üyeliği, Of-Hayrat Derneği Yönetim Kurulu üyeliği, Beşiktaş Dikilitaş Spor Kulübü yönetim kurulu üyeliği gibi birçok sivil toplum kuruluşunda görevlerde bulundu. Erbaş, aynı zamanda Trabzonspor kongre üyesidir.
İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası üyesi olan Erbaş, birçok sivil toplum kuruluşunda yönetici ve başkan olarak görevlerde bulundu.
Medikal ve sağlık sektöründe faaliyet gösteren uluslararası bir firmada üst düzey yöneticilik yapan Seyfi Erbaş, bu görevinden emekli oldu. Evli ve 2 çocuk babası olan Erbaş, CHP‘den İstanbul büyükşehir ve Şişli İlçesi Belediye Meclis Üyesi İBB kültür ve sanat komisyonu üyesi olarak siyasete devam etmektedir.

Röportaj: Fatma YAVUZ​

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.