İstanbul’da KIZ Trabzon’da İRİNA Kulesi!

Trabzon’da son aylarda en fazla tartışılan ve eleştirilen isim Büyükşehir Belediye Başkanı Orhan Gümrükçüoğlu ile birlikte Ortahisar’ın farklı bölgelerindeki projeler!

Tartışılan ve eleştirilen projelerin ve işlerin başında; Çimenli sahilindeki eski Köy Hizmetlerinin arazisi, Moloz’daki protokol camisi, Boztepe’deki otel, Avni Aker ve Yavuz Selim sahasının olduğu bölge için hazırlatılan taslak proje, Tanjant’taki katlı otopark, Çömlekçi dönüşüm projesinin yerinde sayması ve Boztepe’nin doğu yamaçlarının vadiye yakın yerdeki Cephanelik’teki ek bina geliyor. 

Birkaç yıl önce bugün otel olarak düzenlenen cephaneliğin, Abdulhamit döneminde yapılmadığını, o dönemde cephanelik olarak kullanıldığını yazmıştım.

Bazı tarihi kaynaklarda; Trabzon’da 1204 ila 1461 yılları arasında hüküm süren Komenoslar döneminde yapıldığı yazar… Kuleye de İrena kulesi denirdi…  İstanbul’da boğazda denizin ortasındaki Kız kulesi Trabzon’da İrena kulesi!
(Trabzon İmparatoru Basil, Andronikos III Palaiologos'un g kızı İrene ile ittifak evliliği yapar. Ancak bu evlilikten kısa bir süre sonra Basil,  din adamlarını ayarlayarak  karısından boşanarak onunla İrena ile evlenir.. Basil’in eski karısı İrene de Basil'i zehirleyerek saray darbesiyle tahta geçer. İrena kulesi işte bu tarihlerde inşa edildiği düşünülür. Yapı, Trabzon aristokrasisi için bir buluşma yeri olarak mı yoksa İrena’nın özel malikanesi olarak mı kullanıldığı tartışma konusudur)

 

Dün Trabzon tarihi ile ilgili araştırma ve inceleme yapan, onlarca esere imza atan Veysel Usta’yı aradım ve bu olayı sordum.

Usta, Cephaneliğin bazı kaynaklarda İrena kulesi olarak geçtiğini doğruladı. Usta, ‘Kule gerçekten o dönemde mi yapıldı yoksa Abdulhamit döneminde mi? Bu konuda farklı görüşler var. Yapının üzerinde Abdulhamit’in tuğrası ve kayıtlarda da yapılış tarihi yazılı’ dedi.

istanbulde-kiz-kulesi-(1).jpg

Bana göre, Cephanelik ile karakol binasının aynı yıllarda yapılma ihtimali yok. Cephanelik, Roma- Bizans dönemin mimari özelliğinde! Ayrıca, cephanelik olarak yapılan bir binanın içinin ışık alması için o kadar fazla pencere yapılmaz. Silindir şeklindeki yapılara Osmanlı’dan önce Roma, Bizans ve Selçuklu dönemlerinde rastlanır. Abdulhamit döneminde karakol binası yapıldı ve İrina kulesinin etrafı da duvarla çevrildi. Karakol binasının bir benzeri Kavakmeydan’da Trabzon Lisesinin karşısında Askeri İnzibat binası olarak kullanılan yapı. Bu da gösteriyor ki, Silindir şeklindeki bina, Kommenoslar döneminden kalma bir yapı. Yani, Kral 3. Alexios’un güzel kızı İrena için yaptırdığı kuledir. Neden, niçin yapıldığını da bir başka yazıda anlatırız.

***

istanbulde-kiz-kulesi-(2).jpg

Cephanelik, Cumhuriyet döneminde terk edilmiş bir yapı olarak günümüze geldi. Mülkiyeti Milli Emlak Müdürlüğünün yani hazinenin olan Cephaneliğe Refah-Yol hükümeti döneminde belediye başkanı Asım Aykan talip olmuştu. Dönemin Kültür ve Turizm Bakanı İsmail Kahraman, il kültür ve turizm müdürü Volkan Canalioğlu’na binayı kiralamasını söyledi. Canalioğlu, Cephanelik ve çevresini İbrahim Öztürk’e kiraladı. Öztürk daha sonra işadamı Kemal Ayvacı’yı ortak aldı. Ayvacı ve Öztürk, mekanı Süleyman Hacıislamoğlu ve Hanefi Mahitapoğlu’na devretti. Mahitapoğlu ayrıldı ve hissesini Ahmet Sarı’ya devretti. Mekan şuanda Hacıislamoğlu ve MÜSİAD eski başkanı Ahmet Sarı’nın. Bu ikili İrena Kulesini lüks bir otel olarak düzenledi. Mekanda, restoran, cafe ve üzeri tente ile örtülü düğün salonu yaptı. Geçtiğimiz yıl ise, mekanda ve yamaçta otel ve kapalı bir düğün salonu yapılması için proje hazırlattı. Bugün kamuoyunda tartışılan ve eleştirilen proje, yapımına başlanılan düğün-toplantı salonu inşaatı.

Cephaneliğin bitişiğinde yapılan düğün ve toplantı salonu, hiç değilse tarihi yapıdan 20-30 metre daha uzağa yapılsa idi, bugün bunca tartışma, eleştiri yapılmazdı. İşletici firma kamuoyundan yükselen eleştirilere kulak vermeli ve yapıyı daha geriye çekmeli…

Hasan KURT

Azaklı’nın misafiri!

azakli.jpg

Milletvekilliği bittikten sonra seçim bölgesi Trabzon’da yaşayan ikinci isim olan Kemal Cevher, dün Tahsin Azaklı’nın misafiri idi. Azaklı, işyerindeki çilingir sofrasında, Kemal abisiyle peynirli yedi. Kemal Cevher, 1977 genel seçimlerinde Adalet Partisi’nden milletvekili seçilmişti. Cevher’in milletvekilliği 12 Eylül darbesi ile son bulmuştu. Trabzon’un sevilen isimlerinden biri olan Kemal Cevher daha sonra DYP’den aday olmuştu. Trabzon’da yaşayan bir başka emekli vekil ise, 12 Eylül’den sonra kurulan Halkçı Partiden milletvekili olan Mehmet Kara idi. Kara, milletvekilliği sona erdikten sonra Trabzon’dan ayrılmadı.

 

 

***

 

Biraz sıkılarak da olsa yazmak zorundayım ve yazacağım. Arkadaşlar "Harun hocam, sen ne yapar eder Fener maçı için bize bilet bulursun" diye gelen mesajların haddi hesabı yok. "Yapabileceğim bir şey yok, biletler bitti" deyince de, "Hocam senden alt taraf maç için bir bilet istedik, yat istemedik kat istemedik" diye darılan darılana. Şöyle söyleyeyim. Biletlerin çıktığı an bilgisayarın başında oturdum. Bilet çıkar çıkmaz, kale arkasından kendime biletimi yükledim. Yani kimseden bir şey istemedim, ya da VIP'lerde maç izlemek için aracı koymadım, bir taraftarın yapması gerekeni yaptım ve biletimi hemen aldım. Ben ne iş adamıyım, ne siyasetçiyim, ne kulüp yöneticisiyim. Şahsi diyaloglarımı da bu tarz işler için kullanmamak gibi bir prensibim var. Ben nasıl gidip, kale arkasından biletimi alıyorsam siz de aynısını yapmalıydınız. Bana sitem etmeye kimsenin hakkı yok. "hocam, bilet konusunda yardımcı olabilir misiniz" diyen, gerekli açıklamayı yaptığımda " anladık hocam teşekkür ederiz" diyenler, bu mesajımın dışındadır. Ama sanki bir suç işlemişim gibi sitem eden, arkadaşlıktan silen, bana sanki artist bir adammış, kendimi bir şey sanıyormuşum duygusu yaşatanlaradır sözüm. Kimsenin bana bunu yapmaya hakkı yok. Dünden beri kendimi büyük suç işlemiş bir adammış gibi hissediyorum. Biletin bitmesinin suçlusu ben miyim? Zamanında bilet almamanızın suçlusu ben miyim? Bir insana bu kadar yüklenmek, resmen eziyet etmek ve manevi baskı yapmak iş midir yani? 

(Harun Çelik)

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar