İSTANBUL'UN MUHALLEBİ ÇOCUKLARI!

  Görünürde siyasetin eliyle oluşturulmuş bir fildişi kulesinin köksüzlüğünü futbol üzerinden savuşturma operasyonuydu. 
Trabzonspor'un oyun kimyası Sosa ve Onazi'nin yokluğunda belirgin bir şekilde değişti. 
Buna rağmen oyuna baskılı başlayan taraf, arayışta olan taraf Trabzonspor'du. İlk yarım saatte sahada çok ilginç bir durum gelişti.

 Maçın spor memuru Trabzonspor aleyhinde üst üste çaldığı yedi kritik düdükle ve iki sarı kartla oyundaki zarı kırdı ve tavlayı Ünal Karaman'ın koltuğunun altına sıkıştırdı.
 Başakşehir'in topu oyunun tembel tarafında çevirmek haricinde bir numarası yok. Halil Umut Meler Trabzonspor'un profesyonel futbolun sınırındaki bütün varyasyonlarını biçti. 
Trabzonspor'dan geriye kalan gölgeyi yenen İstanbul'un muhallebi çocukları da pek mutlu oldular. 
Maçın maksatlı olarak katledildiğinin ispatı şudur. 
Ligin ilk yarısında yönettiği her maçta neredeyse her pozisyonda VAR'a başvuran Halil Umut Meler bu maçta onca kritik pozisyona rağmen bir kez bile VAR'a başvurma gereği duymadı. 
Çünkü mental rezervasyonu yaptığı bir maçı oynattı sahada. 
Antik Yunan'daki deux machina gibi yukarıdan iple sahaya indi, düdüğü çaldı ve kendince kötü gördüğü Trabzonspor'u cezalandırdı.
 Halil Umut Meler ligin ilk haftasında Bursaspor'a mağlup olan Fenerbahçe'yi galip getiren bir oğlandır. 
Türk futbolu bu parlak oğlanı ileride çok konuşulacak. 
Not: Dünya değişiyor, devrimler oluyor, savaşlar oluyor, insanlar ölüyor, yeni gezegenler keşfediliyor. Ama bütün bunlara rağmen Türk hakemlerinin hiçbirinin saçı beyazlamıyor. Onlar cennetteki gulam misali hep gençler.


Önceki ve Sonraki Yazılar