07.06.2021, 09:10

İstikbal Göklerdedir

 

            Ülkemiz tarihinde, klasik yersel ölçüm yöntemleriyle başlayan haritacılık faaliyetleri, görüntü alabilen kameralardaki (fotogrametrik kameralar) teknolojik gelişmelerle yersel fotogrametri ve hava fotogrametrisi yöntemlerini kullanılarak hız kazanmıştır.  Hava fotogrametrisi tekniğinde uçağa yerleştirilen kameralarla havadan çekilen fotoğraflar üzerinden arazi yüzeyindeki detayları ve öznitelikleri teşhis ederek muhtelif ölçeklerde haritasının üretilmesi amaçlanmaktadır. 1930’lu yıllarda temelleri atılarak ülkemiz haritacılığına ivme kazandıran havadan ölçü yöntemleri yıllar içerisinde gerek hava kameralarının gerekse bu kameraların bağlı olduğu platformlardaki (uçaklardaki) gelişmelere paralel olarak gelişmeler göstermiş,  günümüzde insansız hava araçları ve drone diye tabir ettiğimiz platformlarla lokal alanlarda yüksek çözünürlüklü haritalar üretilmesine imkân sağlamıştır.

            Yersel yöntemler, hava kameralarıyla havadan ölçü yöntemleri ve bunlara ilaveten uzay teknolojilerindeki gelişmeler, haritacılık faaliyetlerinde uzay çağı dönemini başlatmıştır. 1970'li yıllarda NASA tarafından fırlatılan LANDSAT uyduları metrik bazda konum verisine dayalı olarak, doğal kaynaklar ile tarımsal faaliyetlerin izlenmesi ve şehircilik faaliyetlerinin takibi amaçlı veriler sunmaktaydı. Metrik bazda konum verisi elde edilen bu sistemlerinin akabinde 1980 yıllarda ABD'nin GPS (Global PositionsSiytems) ve Rusya'nın GLONAS adı verilen sistemleri ile (birçok uydu konfigürasyonunun kullanıldığı sistemler) milimetrik hassasiyette konum verisi üreten küresel konumlama sistemleri tüm dünyada kullanılmaya başlanmıştır. Her bir yeni teknoloji dünya coğrafyasına ilişkin veriye erişimde ülkeleri daha hızlı ve etkin kılmakta, gerek haritacılık faaliyetleri gerekse doğal kaynakların ve tarımsal faaliyetlerin izlenmesi çalışmaları ile dünyada artan ülke savunma sistemi gereksinimlerine önemli katkılarda bulunmaktadır. Bu gelişmeler ulu önder Mustafa Kemal ATATÜRK'ün veciz sözünde olduğu gibi, istikbalin göklerde olduğunun açık bir kanıtıydı adeta.  

           Günümüzde uydu sahibi olan 30 ülkeden biri olan ülkemizde ilk yer gözlem uydusu olan BİLSAT, TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü öncülüğünde İngiltere'de Türk bilim insanlarının katılımıyla bu konuda deneyim elde edilmesi ve teknoloji transferinin sağlanması amacıyla üretilerek 2003’te uzaya fırlatılmıştır. 2006’da aktif görevi sona eren bu uydunun yerine ülkemizin milli imkânlarıyla üretilip 2011’de uzaya gönderilen RASAT uydusu, BİLSAT uydusundan sonra ikinci uzaktan algılama uydusu olmuştur.  RASAT uydusundan elde edilen görüntüler haritacılık, afet izleme, akıllı tarım, çevre, şehircilik ve planlama çalışmalarında kullanılmaktadır. 2012’ye gelindiğinde ise Türkiye'nin yüksek çözünürlüklü yerli keşif uydusu GÖKTÜRK-2de görev yörüngesine yerleştirildi. RASAT uydusuna göre 3 kat daha yüksek görüntü çözünürlüğüne (2,5 metre) sahip GÖKTÜRK-2 uydusu Hava Kuvvetleri Komutanlığı tarafından işletilmekte olup ülkemizin haritacılık, savunma, çevre, şehircilik, tarım ve ormancılık alanlarındaki ihtiyaçlarına yanıt vermektedir. 2016’da yine milli imkânlar ile üretilen ve coğrafi kısıtlama olmaksızın dünyanın her yerinden 0,5 metre çözünürlüğünde veri alabilen sahip GÖKTÜRTK-1 uydusu hem sivil hem de askeri amaçlı kullanımlara imkan sağlamaktadır. Geçtiğimiz aylarda yine milli imkanlarımızla montajı tamamlanarak yeni teknolojik imkanlarla donatılan İMECE yer gözlem uydusunun ise 2022’de fırlatılması planlanmaktadır. Üstün donanımlı bu milli uydumuzun da istikbalimize katkı sunarak göklerdeki yeni gözümüz olmasını, ülkem ve mesleğim adına heyecan ve gururla beklemekteyim. Ulu önderimizin sözünü şiar edinen ve bu gururu yaşamamızda emeği olanlara sonsuz şükranlarımı sunarım. Saygı ve selamlarımla...

Yorumlar (0)
Namaz Vakti 29 Kasım 2021
İmsak 05:47
Güneş 07:17
Öğle 12:14
İkindi 14:40
Akşam 17:02
Yatsı 18:27
22
parçalı bulutlu