Av.Çağla Yavuz Uzun

Av.Çağla Yavuz Uzun

İŞYERİNDE MOBBİNG

Türk Borçlar Kanunu’nun 417. maddesinin 1. fıkrasında, “İşveren, hizmet ilişkisinde işçinin kişiliğini korumak ve saygı göstermek ve işyerinde dürüstlük ilkelerine uygun bir düzeni sağlamakla, özellikle işçilerin psikolojik ve cinsel tacize uğramamaları ve bu tür tacizlere uğramış olanların daha fazla zarar görmemeleri için gerekli önlemleri almakla yükümlüdür.” düzenlemesi mevcuttur. Görüleceği üzere işverene, işçilerin cinsel ve psikolojik tacize (mobbing) uğramamaları konusunda gerekli önlemleri alma yükümlülüğü getirilmiştir. Türk Borçlar Kanunu’nda psikolojik tacizden bahsedilmiş, ancak tanımı yapılmamıştır.
Psikolojik Taciz (Mobbing) ne demektir?
Psikolojik taciz (mobbing), işçinin manevi kişiliğine karşı işveren, işveren vekili, diğer işçiler veya üçüncü kişi (müşteri) tarafından gerçekleştirilen, süreklilik gösteren ve sistematik hale gelen, kötü muamele, aşağılama, dışlama şeklinde ortaya çıkan, küçük düşürücü, yıldırıcı genellikle işçinin istifasını sağlama amacı taşıyan davranışlardır. 
Genellikle psikolojik tacizde, psikolojik tacize uğrayan işçinin kendisini ifade etmesi engellenir. Bu bakımdan sözü kesilir, azarlanır, yaptığı iş ve çalışmalar sürekli eleştirilir, başarıları görmezden gelinir, hataları abartılır, ortak faaliyetler ve etkinliklerde yok sayılır, iş verilmez yahut istenmeyen işler ona verilir, izin ve tatil taleplerinde her türlü zorluk çıkarılır, işyerindeki pozisyonuna ve uzmanlık alanına uygun olmayan işler verilir, çok iş verilip yaptırıldıktan sonra verilen işin gereksiz olduğu söylenerek o işle ilgilenilmez, itibarsızlaştırılmaya yönelik söylentiler yayılır, yalnızlaştırılır ve bu şekilde işten ayrılması sağlanır. 
Esasında bahsedilen örnek davranışlar tek tek ele alındığında hukuka aykırı bir fiil oluşturmayabilir, ancak mobbing anlık bir olay olmayıp, ısrarlı ve sistematik olarak tekrarlanan bir süreçtir. Bu sebeple tekrarlanan sürecin kendisi hukuka aykırıdır. 
İşyerindeki psikolojik taciz oluşturan söz ve davranışlar işçinin işyerinden uzaklaştırılması amacı taşımamış olsa dahi, örneğin işyerinin hakimi olduğunu gösterme, ego tatmin etme yahut kıskançlık gibi duygularla hareket edildiğinde, ısrarcı ve sistematik olarak devam ettirildiğinde, işçinin onuruna ve kişiliğine yönelik olumsuz söz ve davranışlarda bulunulduğunda psikolojik tacizden söz edilir. 
İşverenin işyerindeki mobbinge karşı yükümlülükleri nelerdir?
Türk Borçlar Kanunu’ndaki düzenlemeye göre, işverenin işçiyi cinsel ve psikolojik tacize karşı koruma yükümlülüğü bulunmakla birlikte, işverenin önceden önlem alma borcu da bulunmaktadır. Bu bağlamda, işverenin çalışanlarını psikolojik taciz konusunda bilgilendirmek, hangi durumların psikolojik taciz oluşturduğu konusunda eğitim vermesi, işyerinde bu konuda bilinç yaratması, işçilerin güvenli bir şekilde tarafsız bir mercie şikâyet haklarını kullanabileceği bir sistem geliştirmesi, işyerinde psikolojik taciz tespit edildiğinde ya da olma tehlikesi fark edildiğinde hemen önlem alması gerekmektedir. 
İşyerinde mobbing halinde işçinin hakları nelerdir?
Türk Borçlar Kanunu’nun 417. maddesinin 3. fıkrasında, “İşverenin yukarıdaki hükümler dâhil, kanuna ve sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle işçinin ölümü, vücut bütünlüğünün zedelenmesi veya kişilik haklarının ihlaline bağlı zararların tazmini, sözleşmeye aykırılıktan doğan sorumluluk hükümlerine tabidir.” düzenlemesi mevcuttur. Dolayısıyla işveren işçinin bu sebeple doğan zararlarını gidermek zorundadır. Bunun dışında işçinin Türk Medeni Kanun’un 24. ve 25. maddeleri kapsamında maddi ve manevi tazminat talep etme hakkı vardır. İşçi, somut olaya göre ayrımcılık teşkil edecek nitelikte bir baskı görüyorsa, yani cinsiyet, ırk, renk, dil, din, inanç, mezhep, felsefi ve siyasi görüş, etnik köken, servet, doğum, medeni hal, sağlık durumu, engellilik, yaş faktörlerinden ayrımcılığa tabi tutulmuşsa, ayrımcılık tazminatı da talep edebilir. 
İşyerinde psikolojik taciz( mobbing) gören işçi tazminat hakkı dışında iş sözleşmesini haklı nedenle feshedebilir. İşçinin işini görmesi kendisi için yakın ve ciddi bir tehlike oluşturuyorsa işçi iş görmekten kaçınma hakkını kullanabilir. Ayrıca işyerindeki psikolojik taciz Türk Ceza Kanunu kapsamında bir suç teşkil ediyorsa işçi bu konuda suç duyurusunda bulunabilir. Böylece psikolojik tacizde bulunan kişinin cezalandırılmasını sağlayabilir. 
Son olarak belirtmek gerekir ki, işyerindeki mobbingin işçi tarafından ispat edilmesi gerekir. Bu hususun ispatı kolay olmamakla birlikte, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin bu konuda vermiş olduğu bir kararda, “Somut olayda davacı işçi dövülmüş, rapor sonrası işe geldiğinde huzursuz edilmiştir. Davacının dövülmesinden sonra işyerinde huzursuz edildiği, davacı tanığı ve olayların tipik akışı göstermektedir. İşçi psikolojik taciz sonucunda istifa etmiştir. Bu konuda yeterli emare bulunmaktadır. Kıdem tazminatının hüküm altına alınması gerekirken reddi bozmayı gerektirmiştir.” denilerek emarelere dayanılarak psikolojik tacizin ispat edildiği sonucuna varılmıştır. (14.03.2008,2008/3122E-2008/4922K).
***
KAYNAKLAR
Haluk Hadi Sümer, İş Hukuku, Seçkin Yayınları, Ankara, 2018
Prof. Dr. Nuri Çelik, Prof. Dr. Nurşen Caniklioğlu, Prof. Dr. Talat Canbolat, İş Hukuku Dersleri, Beta, İstanbul, 2018.
www.sinerjimevzuat.com.tr

Av. Çağla YAVUZ UZUN 
avcaglayavuz@gmail.com

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Haber yorum bölümünde Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.