İttifaklar bozulur mu?

ittifaklar-002.jpg 

 CHP ile İYİ Parti ve AKP ile MHP arasında oluşturulan millet ve cumhur ittifakının, genel seçimde olduğu gibi sonuç vermeyeceği söyleniyor. Yerel seçimde partilerden çok adayların öne çıkması nedeniyle ittifakların beklenen neticeyi alamayacağı konuşuluyor. Özellikle ilçelerde, aile ve komşuluk ilişkileri seçmen tercihinin değişmesine neden oluyor. 
ANAP’ta uzun süre yöneticilik yapmış bir isim, ‘Bu seçimde çoğu kent ve ilçede ilk kez iki adaylı seçim olacak. Böyle bir seçimde iki partinin ortak adayı, iki partinin bir önceki seçimde alacağı oyu almayabilir. Trabzon il genelinde yapılan araştırmalarda bu durum net bir şekilde ortaya çıkıyor. İttifaklar sözde bozulmaz ama sandıkta bozulacak gibi’ dedi.

Murat Zorluoğlu’nun hedefi!

murat-zorluoglu-002.jpgAKP Trabzon Büyükşehir Belediye Başkan adayı Murat Zorluoğlu’nun yerel seçimdeki hedefi, partisinin bir önceki seçimde aldığı oydan daha fazla oy almak. Zorluoğlu’nun ekibinde yer alan Adnan Gül, ‘Murat beyin Trabzon için bir şans olduğunu düşünüyorum’ derken, AK Parti il ve ilçe teşkilatlarındaki çok sayıdaki küskün partili bugünlerde gelişmeleri takip ediyor. Zorluoğlu ise, ilçe gezilerini sürdürüyor. AKP büyükşehir adayı Murat Zorluoğlu, Ortahisar’daki sivil toplum örgütleri ve kanaat önderleri ile görüşüyor.

Fiskobirlik ayağa kaldırılacakmış!

fiskobirlik.jpg

AKP Giresun milletvekili Cemal Öztürk, ‘TMO, Fiskobirlik’e 10 bin ton bedelsiz fındık verecek. Son imzayı da Tayyip bey atacak’ demiş.
TMO, son günlerde fındık alamıyor. Nedeni de, aldığı fındığı ince eleyip sık dokuması ve özel sektörden daha düşük fiyat vermesi. TMO’nun fiyat arttırması aslında hiçbir şeyi değiştirmedi. Çünkü üretici mahsulünün büyük bölümünü satmıştı. Fiskobirlik, neredeyse asırlık kuruluş. Üreticiyi desteklemek için kurulmuştu. AKP iktidarının ilk yıllarına kadar üreticinin can simidi idi. AKP, daha sonra FKB’yi devre dışı bıraktı. Kurumun gayrimenkulleri haraç mezat satıldı. Hükümet destek vermediği için FKB üreticiden fındık alamadı. FKB, küçük bir çiftlik olarak birilerinin kontrolünde kaldı.
Cemal Öztürk, bir ara FKB’nin genel müdürü idi. Salih Erdem de yönetim kurulu başkanı. Salih Erdem, hükümetin taraf olmasıyla 2006 kongresinde seçimi kaybetti. FKB tamamen siyasetin kontrolüne girdi. Mal mülk satışı da ondan sonra başladı!
FKB, TMO’dan bedelsiz 10 bin ton fındık alsa ne olacak? Fındık fiyatı mı yükselecek? Veya 10 bin ton fındıktan elde edilen gelirle FKB mi güçlenecek? 
Deposu ve elemanı kalmayan FKB’ye 10 bin ton fındığın verilmesi demek, bize göre çökmüş ve batmış olan FKB’yi yöneten partililere ekonomik destek vermektir.
FKB, birilerinin söylediği gibi Cemal Öztürk’ün genel müdür olduğu dönemde değil Nihat Yılmaz’ın o koltukta oturduğu dönemde altın yıllarını yaşamıştı. 
FKB’ye 10 bin değil bedelsiz 100 bin ton fındık verilse bile, bu kurum ayağa kalkamaz. Bu kurumun ayağa kalkması için yönetim kadrosu ve anlayışı, yönetim şekli vs. değişmeli, hükümet de destek vermelidir.  

Milli Mücadele kahramanımızdan, 2. Cumhurbaşkanımız İsmet İnönü’yü rahmetle, minnetle saygıyla anıyorum.
2. Dünya Savaşında TC'yi savaştan uzak tutmayı başarması ve savaşın hemen ardından demokrasiye geçişimiz onun eşsiz devlet adamlığı sayesinde mümkün olmuştur.
Demokrat Partili olarak İsmet Paşa gözümde budur.
(Metin Yılmaz)

Biz genel başkanlara değil, fikirlere sadakat gösteririz. Genel başkanlar o fikre sadakat gösterdiği sürece saygı görürler. 
(Temel Kahveci)

Basit ansiklopedik bilgilerden bile bihaber saçma sapan şeylerin içinde savrulup gidiyoruz. Toplumların vicdanı olmaz çünkü toplum modern zamanın bir olgusudur. Toplumların kanunları, kuralları, kurumları, denetim mekanizmaları olur. Vicdan ise insana ve geleneksel cemaatlere ait bir şeydi. Dahası bugünün Türkiye'sinde cemaatler en vicdansız olan tayfa. Zira din, iman, Allah adına her türlü gaddarlığı onlar yapıyorlar. Paradoksal olarak cumhuriyet eliyle modernleşmiş kesim iktidara tutunmuş cemaatlerle mukayese edildiğinde çok daha vicdanlılar. Çünkü muktedir değiller. 
(Metin Kondel)

Ne yapmaya çalışıyorsunuz?

Beşiktaş maçı öncesi, bazı renktaşlarımız arasında, kitle psikolojisinin ve anlık tepkiler sonucu bazı ufak tefek şeyler yaşandı. Olay büyümedi, oldubitti ve kapandı.
Bir hafta sonra birileri, insanları birbirine karşı kışkırtmak için bazı videoları servis etmeye başladılar. Bazı renktaşlarım da belki iyi niyetle de olsa, bu oyuna geliyorlar ve bu görüntüleri paylaşıyorlar. Amacınız ne arkadaş sizin? Ne yapmaya çalışıyorsunuz? Bunu paylaşarak ne kazanacağınızı zannediyorsunuz? Derdiniz düşmanlık mı? Yoksa el alemi bize güldürmek mi istiyorsunuz?
Takım ve camia olarak bir havaya girmişken, güzel bir yolda ilerliyorken, Trabzon'da yaşayan ve Gurbette yaşayan Trabzonsporlular arasında düşmanlık ateşine odun atarak neye ve kime hizmet etmek istiyorsunuz? Neden yapıcı değil de yıkıcı oluyorsunuz, neden ateşe su değil de benzin döküyorsunuz? Buradan bir kere daha söylüyorum. Yapmayın, bu oyuna gelmeyin. Dostu üzüp, rakipleri sevindirmeyin. Biz biriz, birlikteyiz ve birlikte güçlüyüz.
Trabzon'da, İstanbul'da, Ankara'da, Sakarya'da, Samsun'da, Avrupa'da yaşayan renktaşlarımız ile birlikte biz Trabzonsporuz. Bu yangına ateş atana yazıklar olsun. Yapmayan, yapana müsade etmeyin. Şayet yapmış iseniz pişman olun ve dostluk değirmenine su taşıyın.
Tek derdi, kendi egosu, kibri ve menfaatleri olmayan, yürekten Trabzonsporlu olanları bu sese kulak vermeye çağırıyorum. Unutmayın, dost olması gerekenlerin kavgasında kazanan olmaz. Kardeşi ile kavga eden, galip de olsa mağluptur.
Tek sevdamız Trabzonspor, tek rengimiz bordo mavi. Bölen bizden değil. Allah'a emanet olun. 
(Harun Çelik)

 

Önceki ve Sonraki Yazılar