İYİ Parti kime iyi gelecek?

Yeni kurulan Meral Akşener'in İYİ Parti'si özellikle muhalif çevrelerin umudu olarak siyaset arenasında boy göstermeye hazırlanıyor. Peki bu parti asıl kimlere iyi gelecek? MHP'den İYİ Parti'ye geçiş yapan isimlerden Nurcan Yazıcı bu sorunun cevabını verirken, ‘Görünen o ki İYİ Parti en çok gençlerimize ve çocuklarımıza iyi gelecek. Artık siyaset arenasında yirmi dört saat onların sorunlarını dillendiren ve çözüm arayışında olan anneleri de olacak’ ifadelerini kullanıyor. Yazıcı iddiasını; ‘İYİ Parti'nin kadın hareketini ve yüzde 30’luk kadın kotasını çok önemsiyor ve bir devrim niteliğinde görüyorum. İYİ Parti bu çıkışıyla ciddi bir farkındalık ortaya koymuştur…

iyi-parti-004.jpg

Kadını, iktidarına basamak değil, iktidarın gerçek sahibi olarak adlandırmıştır’ cümlesiyle güçlendiriyor.

CHP'de seçim ortamı kızışıyor!

chpde-yariş.pngchpde-yariş.jpg

CHP'de Ortahisar İlçe Başkanlığı için yapılacak olan seçimde ortam giderek kızışıyor. Kızışıyor derken adayların birbirlerine karşı sergiledikleri herhangi bir olumsuzluk ya da gerginlik söz konusu değil. Ama heyecanın yüksek olduğu kesin. Mevcut İl Yönetimi'nde Başkan Yardımcısı olan Celal Akaç'ın ilçe başkanlığı adaylığı ister istemez il yönetiminin de bu yönde tavır göstereceği algısını güçlendiriyor. Bir başka İl Başkan Yardımcısı olan Handan Menteşoğlu'nun da istifa ederek Akaç'ın listesinde yer alacağını açıklaması İl'in kayıtsız desteği görüntüsünü daha da belirginleştiriyor.
Diğer aday Ömer Hacısalihoğlu şu anda pek bu yönde mesajlar vermeye yanaşmıyor. Ancak mutlaka O'nun da bazı tespitleri ve değerlendirmeleri vardır. Seçim zamanı yaklaştıkça eminiz bu konular masaya yatırılır, yorumla yapılmaya başlanır... İzliyoruz...

Halkla bütünleşen Başkan!..

Büyükşehir Belediyesi'nden halk günü haberleri gelince Yayın Koordinatörümüz Altuğ Atalay, ‘Acaba Orhan Başkan halk günlerinde ya da bugüne kadar kaç kişiyle görüştü" diye merak ederek Basın Yayın Halkla İlişkiler Daire Başkanı Ahmet Yoloğlu'nun arar.
Atalay, Yoloğlu'na 2017 yılında halk gününde Başkan'ın kaç kişiyi dinlediğini sorar ve ‘Başkanımız halk gününü aslında her gün yapıyor. Makamına gelen herkesle toplantıda, mahallelerde veya resmi kurumlarda değilse zaten görüşüyor’  cevabını alır. Bunun üzerine soruyu; ‘Eski belediye binasında kaç kişiyle görüşüldü’ diye değiştirir. Yoloğlu o zaman; ‘Eski Belediye binası Sayın Cumhurbaşkanı'mızın açılışını yapmasından sonra yeniden hizmete girmişti. Sayın Büyükşehir Belediye Başkanı'mız da 4 Temmuz tarihinden itibaren halk günlerini eski belediye binamıza taşıdı. Burada her hafta salı günleri halkımızla bir araya geliyor. Geçmişte Atapark’ta yapılan uygulama Meydan Parkı’na taşındı. Başkanımız her hafta Salı günleri 50’nin üzerinde insanımızla görüşüyor. Bu kişiler toplumun her kesiminden olabiliyor. Bu güne kadar tahmin ediyorum 1000 kişiye yakın kişiyle görüşülmüştür. Bu rakam 4-5 aylık sürede eski belediye binasında haftada bir gün yapılan görüşmedir. Ayrıca Atapark’taki belediye binamızda da gelen vatandaşlarımız programın uygunluğuna göre Başkanımızla görüşebiliyorlar’ açıklamasında bulunur...
Atalay da kendisine; ‘Demek ki Orhan Başkan hem arazide hem makamda kendisine ulaşmak isteyen herkesle görüşüp halkla bütünleşen Başkan profili çiziyormuş. millet daha ne istiyor?’ diyerek telefonu kapatır...

Kemeraltı’ndaki keşmekeşlik!

kemeraltinda.jpg

Kuzey Ekspres’in daimi okurlarından Taner Keleş, bizi bir fotoğraf gönderdi ve Kemeraltı’ndaki keşmekeşlik ve tarihi eserlerin etrafının işgal edilmesine dikkat çekti. Keleş, ‘Bu fotoyu Trabzon Merkez Semerciler yokuşunun başındaki tarihi caminin abdest alma yerinde çektim. Abdest yeri var fakat tuvalet yok. Tarihi caminin abdest yerinin bir kısmına kilit vurulmuş… Neden bir tuvalet yapılmaz burası diye düşündüm. Kilitli yer hangi amaçla kullanılıyor, yetkililer açıklasın lütfen. Tarihi eserlerin etrafı hep işgal edilmiş durumda. Buna birileri dur demeli diye düşünüyorum. Kemeraltı, Bedesten caddesi boyunca devam eden kaldırım işgallerine kim dur diyecek. Hem de belediyenin zabıta merkezi de var Kemeraltı’nda… Fakat kaldırım işgalini kaçak yapılaşmayı gören yok. Belediye başkanlarımıza duyurulur… Girin halkın arasına, sorunlarını dinleyin, size ulaşamıyoruz’ diye dert yandı.
Ortahisar Belediyesi’nin Sokak Sağlamlaştırma Projesi yürüttüğü Kemeraltı’ndaki karmaşa ve kargaşa hakikaten üst düzeyde! Bir yandan milyonlarca liralık projeler yapılırken, bir yandan da halkın şikayetleri, istekleri göz önünde bulundurulmalı diye düşünüyoruz. Geçtiğimiz günlerde yine bu köşede Kemaraltı’ndaki tarihi çeşmelerin de bakımsız olduğunu, gün yüzüne çıkarılmadığını yazmıştık. Bu bölgede tarihi nitelikli onca eser var… Taner Keleş’in dediği gibi çevreleri hep işgal edilmiş durumda. Yetkililer, Kemeraltı’na turist çekmek istiyorsa bu tür detaylara da dikkat etmeliler. Bizden söylemesi.

Ünlü Türkolog KTÜ’ye geliyor

Karadeniz Teknik Üniversitesi'nde “Orhun’dan Anadolu’ya Türk İzleri” konulu konferans düzenleniyor. Göktürk dönemini araştıran, uluslararası tanınırlığa sahip bir Türkolog olan Erzurum Atatürk Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cengiz Alyılmaz’ın konuşmacı olacağı konferans, 1 Aralık Cuma günü saat 14.30’da KTÜ Edebiyat Fakültesi Prof. Dr. Hikmet Öksüz Konferans Salonunda gerçekleşecek. Prof. Dr. Alyılmaz'ın “Orhun Yazıtları Üzerine İpek Yolu Kavşağının Ölümsüzlük Eserleri” ve “Gobustan'ın Gizemi-Kıpçaklara Giden Yol” gibi tanınmış eserleri bulunuyor. Tarihe ilgi duyanların konferansı izlemesini tavsiye ederiz…

Öğrencinin elinden öğrenim hakkını almak!

KTÜ yönetiminin onur doktorası verdiği TBMM başkanı İsmail Kahraman’ı, doktorasını almak üzere geldiği üniversitede bir grup öğrenci protesto etmişti. ‘Laiklik’ karşıtı nedeniyle Kahraman’ı protesto eden 9 öğrenci gözaltına alınmış, KTÜ yönetimi de bir soruşturma başlatmıştı. Soruşturma sonucunda 9 üniversite öğrencisine toplamda 10 yarıyıl ve 5 hafta okuldan uzaklaştırma cezası verildi. Demokratik bir ülkede yaşıyorsak bu tür protestoların taşkınlık derecesine varmadıktan sonra kabul edilebilir olması gerektiğine inananlardanız. O öğrenciler, demokratik haklarını kullanırken üstelik özel güvenlik tarafından şiddete de maruz kalmışlardı. ‘Laiklik karşıtları üniversiteye giremez’ diye slogan attıkları için öğrencilere böylesi ağır bir ceza vermek, öğrenim haklarını bir süreliğine de olsa ellerinden almak bilimsel bir eğitim kurumunda yakışık almadı diye düşünüyoruz. Umarız, KTÜ yönetimi bu kararını yeniden gözden geçirir.

 

 

 

 

 


   

 

Önceki ve Sonraki Yazılar