28.07.2021, 10:22

İYİLİK-GÜZELLİK ve İÇTENLİK

    Eğitim, kültür-sanat ediniminden yeterince yararlanamayan geniş kitleler kendi ölçütlerini oluşturmaya çalışarak davranış geliştirirler. Bütün toplumlarda gelenekselle bilimsel eğitim, kültür-sanat süreci ve etkinlikleri zaman zaman uyum sağlasa dahi çelişme ve çatışma yaygındır. Değişik toplumlarda farklılıklar görülse de benzerlikler çoktur. Doğal gibi görünen bu durum toplumsal dokuyu etkiler, giderek sosyal yaşamı ve bütünüyle toplumsal oluşumu belirler. Sadece eğitim sorunsalını çözmüş, aydınlanma ve kültürel devrimini yaşamış ve yaşatmakta olan ülke ve toplumlar bu konuda rahattırlar. Ta ki bilimden ayrılmayıp geri dönüşe izin vermedikleri sürece.

      Bu genel saptama kuşkusuz istisnalar barındırır. Eğitim-öğretim sürecinden, kültür-sanat bahçesinden, güzel sanatların birçoğundan uzak kalmış/bırakılmış çokça örnek, özel çabaları, ilgi ve yetenekleri sayesinde kendilerini geliştirerek aydınlanma öncüleri olabilmişlerdir. Birçoğu da kalıcı olmayı, örnek olmayı başarmış, halkın gönlünde hak ettikleri değeri de görmüşlerdir. Ancak yaygın ve egemen olan anlayış bu saygın örnekleri gölgelemekte, dahası küçümsemekte. Bununla kalmayıp “dudak büken” alaycı tavır ve söylem, geniş kesimlerin duygusal yanlarını da okşayarak bütünüyle “amiyane” ve “en iyi ben bilirim” tutumuna dönüşebiliyor, bizim ülkemizde görüldüğü gibi. Böylesi “bilme”nin oluşturduğu algı alışkanlığa dönüşüp bilinci, toplumu etkiliyor, yapısallığa kavuşuyor. Bu yapı kolay “kavrayan”, hemen “anlayan” fazlasıyla “bilen” bilgiçleri oluşturmaya başlar-bence korkulası bir durum.-

     Bilimden, kültür-sanattan, eğitimden, insan ve canlı yüceliğinden bihaber tutulan kitlelerin idolleri ya da rol modelleri olarak toplumun karşısına kolayca çıkılabiliyor. Rahatlıkla önderliğe soyunup, yol alıp “başarılı” da olabiliyorlar. Bizim gibi toplumlarda sıkça rastlanan bu olgu özellikle günümüzde (son yıllarda) kanıksanmakta. Başkaca etkenlerin varlığı –iç ve dış ayrıca tartışılabilir- unutkan özelliğimiz böylelerinin getiri sağlamasına neden olmakta. Bu kabulleniş tehlikeli noktaya ulaşmıştır!

      Toplumun değişik güç ve dinamikleri, basını, dernekleri, kitle örgütleri, üniversiteleri, sendikaları ve benzeri kurum ve kuruluşlar büyük oranda afyon yutmuş durumda!  - Alkışçı bir durumda konumlananları bir yana bırakıyorum. Onları tarih kayıt altına almıştır! – Sessiz ve günü kurtarma tavrıyla davranan, sorumluluktan kaçan söylem ve sözüm ona eylemlerle varlığını sürdürmeye çalışanlar, yarınlarda olumsuz anılmak yerine bu günlerde özeleştiri yaparak bu kabullenişten, kolaycılıktan silkinerek uzaklaşmalılar. Giderilmesi olası olmayan yaralar bütün vücudu sarmadan önlem almalı, uygun konumlanmaya geçilmeli, sorun çözücü konuşlanmadan çekinilmemelidir. Daha nitelikli tutum, örnek alınabilecek tavır geliştirilmeli. Bunda ısrar edilmeli, sıradanlığa düşmeden, halk avcılığına savrulmadan ilkeler ve olmazsa olmazlar dahilinde insanımıza örnek sunulmalıdır.

     Geniş gözlemlerin yanında, son yılların çirkinleşen bir takım ilişkileri beni bunları yazmaya itti. Yozlaşmaya yönelen, çoğunlukla “bizim mahallenin insanı”ndan, tutarsızlığından yakınıyorum. Sütten çıkmış ak kaşık örneği sayılmasın benimki. Öyle bir iddiam olmadı, bilenler bilir. Tiyatral bir çaba içinde olan kimi “siyaset tüccarları” ile yarış olmaz, at koşturulmaz! Bu yapay kaygı ve çaba, yozlaşmanın, çürümenin bünyemizde çoğalmasına yol açmaz mı?  Yokluğa sürüklenişi görmek o denli zor mu? Varılacak adres on yılların mücadelesini nasıl açıklar? Kimliğini, öz benliğini yitirip iddialarından uzaklaşarak merdivende yer bulmaya çalışan aday adayları konumuna düşülmesin maazallah!  

                                                                  - Yarınlar güzel olacak-

Yorumlar (0)
22
parçalı az bulutlu
Namaz Vakti 26 Eylül 2021
İmsak 04:41
Güneş 06:06
Öğle 12:18
İkindi 15:39
Akşam 18:20
Yatsı 19:39