14.01.2022, 10:01

  İyilik ve Kötülük Üzerine…

Yerkürede muvazzaf kılınan tüm peygamberler, iyilik üzere bir hayatı tesis etmeye azmetmişler, kutlu davalarına davet ettikleri insanları şerden sakındırmışlardır. Kötülüklerden sakınarak yaratıcının tarif ettiği hayatı yaşayanların akıbetlerinin iyi, yaratıcının istemediği hayatı sürenlerin ise felaket olacağını anlatmışlardır.

            Seküler yaşam, Allah’ın emir ve buyrukları istikametinde değil “ben” yani nefsin hevesleri doğrultusunda bir hayatı süsleyip insanlığın önüne takdim etmiştir. Ben’e hoş gelen keyiflerin peşinden sürüklenen insan, hayatının iyilik ya da kötülük üzere olup olmadığı kaygısı gütmemiş, “Kur’an ne der?” demeden zevkusefa içerisinde isteklerini tatmine azmetmiştir.

            Peki, iyilik ve kötülük ne anlama gelmektedir? Kanaatimizce birçok insanın bu soruya vereceği yanıt muhteliftir. Zira iyi ve kötü olgusu, insanoğlunun istek ve arzuları, çekince ve korkuları ile yakından ilgilidir. Hatta coğrafya ve adet farklılığı sorunun cevabında nice detayların ortaya çıkmasında etkilidir. O halde iyilik ve kötülük tanımında vahyin ve vahyin yetiştirdiği elçinin sözlerine ihtiyaç var demektir.

Kur’an’ın tamamından çıkan neticeye göre iyi ya da kötü vasfının belirleyici ögesi iman, ibadet ve ahlaktır. Bu meyanda müminler, kâmil anlamda iyi kimseler kategorisinde yer alır. Sevgili peygamberimiz ile birlikte bir yıl Medine’de kalan Nevvâs b. Sem’ân bir gün Allah Resûlüne yukarıdaki sorumuzu sormuş ve şöyle cevap almıştır: “İyilik, güzel ahlaktır. Kötülük ise vicdanını rahatsız eden ve insanların bilmesini istemediğin şeydir.” (Müslim, “Birr”, 15) Ashaptan Vâbisa b. Ma’bed el-Eslemî de aynı suali sormuş, bir ilaveyle o da aynı yanıtı almıştır: “Kötülük, gönlünü huzursuz eden ve içinde kuşku bırakan şeydir.” (İbn Hanbel, “el-Müsned”, IV, 227)

            O halde iyilik, insanoğlunun özüne yaratıcı tarafından eklenmiştir. Eklenilen fakat tahrif edilmemiş iyilik, her dem sahibine iyilik yaptıracak dolayısıyla kötülükten uzaklaştıracaktır. Tahrifata uğramış iyilik ise devamlı kötülük işletecek, iyilikten beri kılacaktır. Böylece iyilik, toplumda huzuru tesis ederken kötülük, mutluluğun önündeki en büyük engel olacaktır.

Gazzâlî, “Dünya, mümkün dünyaların en mümkünüdür.” tespitiyle, şer gibi görünen hadiselere rağmen İlâhî adalet ve rahmetin kâinatı kuşattığını söylemiştir. Bizi üzen ve hatta ürküten birçok “kötülük”, insanoğlunun menfaati neticesinde meydana gelen hadiselerdir. Sözgelimi depremler, sonuçları itibarıyla felaket olarak görülebilir. Ancak alüvyon ve minerallerle zengin topraklarımızın oluşumunda, bor madenlerinin, maden sularının ve ılıcaların yeryüzüne çıkmasında ana etkendir. Elhasıl deprem, tıpkı yağmur, rüzgâr ve kar gibi insanlığa nice katkılar sunan doğal bir nimettir.

Binaenaleyh şer olarak görülenler de iyiliğin, hayır olarak görülenler de ise kötülüğün olması ihtimal dâhilindedir (Bakara 2/216). Âdemoğlu ise iyiliği istediği gibi şerri istemekte mahirdir (İsrâ 17/11). Ancak her şeyin künhüne vakıf yaratıcı, imtihan sırrı gereği yapılan kötülüklerin engelleyicisi değildir. Bilakis yarattıklarına mühlet veren fakat asla ihmal etmeyendir. Zira insanoğluna kötülük yapma potansiyeli verdiği gibi kötülüklerden sakınma kabiliyeti de vermiş (Şems 91/8), iyilik yapanlar gibi kötülük işleyenlerin de amellerinden bizzat sorumlu olduklarını bildirmiştir (Kehf 18/49).

Şeytanın vazife addettiği kötülüklerin en büyüğü, yaratıcıyı unutturmaktır (Mücâdele 58/19). Yaratıcıyı hatırdan çıkarmış kul, hatırlaması gerekenleri de unutacak, artık ibadetten bigâne kalacaktır. Yaratıcı kudret ve kuvvetin varlığına ve gücüne iman eden mümin ise şerre düşmekten kurtulacak, iyilik yolunda azimkâr olacaktır. Bu kimse, kötülüklerden korunmanın en önemli yolunun Allah bilinci olduğunu zihinden çıkarmayacak, nerede olursa olsun sorumluluk bilincini kuşanacaktır (Tirmizî, “Birr”, 55). Kötülük gördüğünde eli ile değiştirmeye gayret edecek, gücü yetmiyorsa dili ile düzeltmeye çalışacak, şayet bunu da yapamıyorsa kalbi ile kötülüğe tavır alacaktır (Ebu Dâvûd, “Salât”, 239-242). Sadece hayrın anahtarı şerrin kilidi olmakla yetinmeyecek, kötülüklerin zamanla basit bir kara nokta olmaktan çıkarak gönlünü bütünüyle kaplayabileceği riskini hesaba katacaktır (Mutaffifîn 83/14). Mümin erkekler ile mümin kadınların birbirlerinin dostları olduğunu kavrayacak, iyiliği emredecek, kötülükten alıkoyacaktır (Tevbe 9/71).

Son bir şey daha, insanlık ailesi, kötülüklerin karanlığından iyiliğin aydınlığına ancak iman nuru ile çıkacaktır…

Yorumlar (0)
Namaz Vakti 17 Ocak 2022
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
4
parçalı bulutlu