Turhan Eyüboğlu

Turhan Eyüboğlu

İzmir Marşı'ndan Kim Rahatsız Olabilir?

 

Bir ülke için simge sayılan, sözleri ulusal duyguları coşturan ve en az bayrak kadar önemli olan ulusal marş vardır ki Türk milleti olarak kutsal atfettiğimiz İstiklal Marşı'dır bu!

 

Bir de kahramanlık destanlarını anlatan, hep bir ağızdan söylenen, törenlerin vazgeçilmezleri vardır. İşte onlardan biridir İzmir Marşı. Son dönemde söylendiği maçlar ve mezuniyet törenleri itibarıyla tartışmalara yol açan İzmir Marşı'nı gelin hep beraber bir inceleyelim.

 

İzmir Marşı veya Türk İzmir Marşı, Türk ordusunun Kurtuluş Savaşı sırasında İzmir'e girişini konu alan bir marştır. Marşın bestecisi hakkında çeşitli kaynaklarda farklı bilgiler vardır. İzmir Büyükşehir Belediyesi, marşın 1923 yılında Alman besteci Kurt Striegler tarafından bestelendiğini, notaların uzun bir süre kayıp olarak kaldığını ve 2007 yılında bulunduğunu belirtmiştir.

 

Bazı kaynaklara göre aslen 1. Dünya Savaşı'ndaki Kafkasya Cephesi'ne ithafen "Kafkasya Marşı" olarak yazılmıştır. Mehmet Ali Bey veya İzzettin Hümayi Elçioğlu tarafından bestelendiğini belirten kaynaklar da vardır. Ben bununla ilgili tartışmayacağım. Ben size bu marşın sözleri ve bende bıraktığı anlamını anlatacağım.

 

İzmir'in dağlarında çiçekler açar

Altın güneş orda sırmalar saçar

Bozulmuş düşmanlar yel gibi kaçar

 

İzmir, Türkiye'nin bir ilidir. Dağlarında çiçekler açmasından ve güneşin o dağlara vurmasından kim rahatsız olabilir?

 

Artık düşman ayağının bastığı dağlar düşmandan arındırılmış ve bu zafere dağlar, çiçekler açarak karşılık vermiş. Bu doğa harikasına bürünen dağlara güneş ressamın tablosuna dokundurduğu son fırça darbesini andırır dokunuşunu yapmış! Bundan kim rahatsız olabilir?

 

Büyük Taaruz karşısında düşman daha dayanamamış, vatanını kanının son damlasına kadar savunmak için yemin etmiş Türk ordusunun "Allah, Allah!" nidaları karşısında düşman bozguna uğramış, rüzgar hızıyla kaçmaya başlamış! Bundan kim rahatsız olabilir?

 

İzmir'in dağlarına bomba koydular

Türk'ün sancağını öne koydular

Şanlı zaferlerle düşmanı boğdular

 

Düşman, İzmir'in dağlarını zapt etmiş ve her yere ordularını yerleştirmiş, Ankara'ya doğru ilerlemeye başlamış. Türk ordusu da atalarından kalan sancağı önüne alarak Yunan ordularının ilerlemesini durdurmak için plan yapmış ve düşmanı büyük bir zaferle yenerek topraklarından atmış. Bundan kim rahatsız olabilir?

 

Kader böyle imiş ey garip ana

Kanım feda olsun güzel vatana

 

Vatanın bekası, milletin namusu yiğit anaların yetiştirdiği yiğit evlatlar sayesinde korunur. Türk tarihinde bu hep böyle olmuştur. Allah, kaderimizi böyle çizmiştir. Vatan topraklarını savunurken bu yiğit analar, şehit olan çocukları için tarih boyu "Çocuğum vatana kurban olsun! Vatan sağolsun!" demiştir. Bundan kim rahatsız olabilir?

 

İzmir'in dağlarında oturdum kaldım

Şehit olanları deftere yazdım

Öksüz yavruları bağrıma bastım

 

Düşmanı denize dökerken verdiğimiz mücadelede, dağlarda o kadar şehit verdik ki onları tek tek anmak için şanlı tarihimize yazdık. Öksüz kalan yavrulara sahip çıkmak için onları bağrımıza bastık; çünkü onlar şehitlerin bize emanetiydi. Bundan kim rahatsız olabilir?

 

Peygamber kucağı şehitler yeri

Çalındı borular haydi ileri

Bozuldu çadırlar kalmayın geri.

 

Türkler asker ocağını Peygamber kucağı olarak her zaman adlandırmıştır haçlı seferlerinden beri. Vatanı kurtarmak için hücum borusundan çıkan o sesten sonra "Allah, Allah!" sesleriyle süngü savaşına giren bu ordudan hiç kimse geri kalmamış, cesaretle düşmana saldırmıştır vatanını kurtarmak için! Bundan kim rahatsız olabilir?

 

Türk oğluyum ben ölmek isterim

Toprak diken olsa yatağım yerim

Allah'ından utansın dönenler geri.

 

Türkler tarih boyunca vatanları için her zaman ölümü göze almış bir millettir. Toprakları korumak için hiçbir zaman maddi değerine bakmadılar; lakin vatan toprağı olması onlar için yeterliydi. Bu toprakları korumak, kollamak onların göreviydi. Bu uğurda kaçanların utancını Allah'a havale etmişlerdir. Bundan kim rahatsız olabilir?

 

Yaşa Mustafa Kemal Paşa yaşa

Adın yazılacak mücevher taşa

 

Kurtuluş Savaşı'nda şanlı Türk Ordusu'nun önünde düşman daha dayanamamış ve rüzgar hızıyla kaçmaya başlamış. TBMM'nin onayı ile atanmış Mustafa Kemal Paşa'nın bu zaferi başkomutan olarak tüm orduyla başarmış olmasından kim rahatsız olabilir?

 

Kaderden, Peygamber kucağından, bayraktan, Türk Ordusu'ndan, şehitten, şehit annesinden, Milli Mücadele'den, vatan sevgisinden, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nden, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ten kim rahatsız olabilir? İnanın aklım almıyor!

 

Ancak biraz düşündüm de aklıma bir şeyler geldi!

 

Şimdi bu marştan kim rahatsız olabilir, onu yazayım!

 

1- Yunanlılar rahatsız olabilir; çünkü onların atalarını yendi bizim atalarımız!

2- Kurtuluş Savaşı'nda Türk ordusunun askerlerini, yalanlarla kandırıp cepheden kaçması için ikna etmeye çalışan o zamanki "Fetö terör örgütü" gibi davranan sözde din adamları rahatsız olabilir!

3- "Yunan ordusu keşke galip gelseydi!" diyecek kadar ülkesini çıkarları uğruna satma düşüncesinde olan meczuplar rahatsız olabilir!

4- Çanakkale'yi geçemeyen daha sonra Türkiye'yi dört bir taraftan kuşatan İngiliz, Fransız, İtalyan ve Yunanlıların o zamandan kalan uzantıları rahatsız olabilir!

5- Günümüzde iç ve dış güçlerin maşası olmuş, Türk Ordusu ile çatışmaya giren terör örgütlerinin tümü rahatsız olabilir!

6- Cumhuriyet kurulmadan önce askere gitmemek için tekkelerde yan gelip yatanlara benzeyen ve işi gücü olmadığı halde en lüks villalarda oturup, son model ciplere binen sözde din adamları rahatsız olabilir!

7- TBMM onayı ile ordumuzun başına geçen ve Türk bayrağının yere düşmemesi ve ezanın susmaması için ömrü boyu mücadele eden, emperyalist güçlere teslim olmayan, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün isminden rahatsız olanlar rahatsız olabilir!

 

Bunlardan başka aklıma bir şey gelmiyor; sizin geliyor mu?

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.