Kalepark halka açılmalı mı?

Trabzon’un bir dönem en gözde mekanlarından biri Kalepark’tı… Kalepark, 1960’lardan sonra askeriyeye devredildi. İyi ki devredildi, yoksa çoktan taş yığını olurdu. Yarı resmi gazetecilikten, kontrollü özgür gazeteciliğe terfi eden Ali Savaş, bir süredir Kalepark’ın halka açılması için yazıp çiziyor. Medyadan ve kamuoyundan destek arıyor. Kamuoyu, kerhen de olsa Ali Savaş’a destek vermiş gibi…

kalepark-001.jpg

Tarihi belgelere göre Kalepark; yüzlerce yıl önce bir Ceneviz veya Venedik kalesi idi. Kalepark’ın batı ve güneyi kale surlarıyla çevriliydi. Korunaklı bir yerdi. Tıpkı Ortahisar’ın güneyindeki Kral Sarayı gibi. Belgelerde, Kalepark’ın veya o bölgenin adı Ganita olarak geçer. Bugün Kalepark’ın batısında, Kalepark gibi mülkiyeti vakıflarda olan bahçenin bulunduğu yerin adı da Ganita’dır.

Kalepark’ın batısındaki surun iç tarafında saray olmasa bile orada yaşayanların ikametgahı idi. Osmanlı’nın son yıllarında Trabzon valisi olan Üçüncüoğlu’nun burada yaşadığı ve bu bölgeyi vakfettiği bilinir. 1900’lü yıllarda Kalepark’ın batısındaki tünelin üst bölgesindeki kısmı bir ara cezaevi olarak kullanıldı. Acaristan’ın eski Cumhurbaşkanı Asazidze’nin dedesinin orada bir süre hapis yattığını duymuştuk.

Kalepark’ın askeriyeye verilmesinin nedeni, tahminimize göre limanı kontrol altında tutması, uç bölgesinde deniz feneri olması ve uzun yıllar askerlerin kontrolü altındaki MİT’in yakınında bulunması idi… Veya bilmediğimiz başka sebepten ötürü askeriyenin bu bölgeye talip olmasından.

Neyse, gelelim Kalepark’ın halka açılması olayına… Kalepark, Trabzon’daki askeri erkânın dinlenme mekânı idi. Trabzon’da tanınan ve bilinen aileler kart çıkararak bu mekana girerdi. …Ki kart alanlar da kayıtlı idi. Bugün aynı uygulama devam ediyor mu, bilmiyoruz. Kalepark’ın giriş kapısının solunda bir düğün salonu var. Bu salon eskiden halka açıktı. (O yıllarda Trabzon’da az sayıda düğün salonu vardı.) Belirlenen bedeli yatıran orada nişan, düğün yapardı.

Kalepark’ın iç bölgesinde, çeyrek yüzyıl öncesine kadar masa, sandalye ve uç tarafında restoran, batı bölgesinde idare büroları, berber vs. yer alırdı. Uçta da bir bayrak direği. Hafta sonları direğe bayrak çekilirdi.

Kalepark’ın yolgeçen hanı gibi halka açılmasını biz doğru bulmuyoruz. Kalepark, bugünkü statüde ancak kontrollü olarak halka açılmalıdır. Dünyanın hemen her ülkesinde bu tür özel mekanların olduğu unutulmamalıdır.

Kalepark, özel sektöre devredildiği zaman kapıları sonuna kadar zaten halka açık olacak. Özel sektöre devredilmediğine göre elini kolunu sallayan oraya girmemelidir.

Büyükşehir’in gerçek askerleri!

Trabzon Belediyesi’nde 25-30 yıl öncesine kadar çalışanların büyük çoğunluğu merkez ve merkez köylerde yaşayanlardı. Belediye’nin kazma-kürek, kanal işlerini genelde Karlık köyünden gelen işçiler yapardı. Bugünkü Ortahisar ilçesinde, o yıllarda su borularının, lağım akarların nereden geçtiğini bu ekiptekiler bilirdi.

büyükşehir.jpg

Trabzon Büyükşehir olmadan bir süre öncesine kadar Ortahisar ilçesinde yani eski belediyede kanal vs. işlerine bakan tam 11 ayrı ekip vardı.  Bugün Büyükşehir Belediyesinde ekip sayısının 3’e düştüğü söyleniyor. Bu kadrolu üç ekip, kazma-kürek elde gece-gündüz çalışıyor. Bu ekipler için zaman mefhumu yok. Nerede boru patladı, lağım tıkandı, bu ekiplerden biri orada. Büyükşehir ve Ortahisar belediye binasının içi insan kaynıyor. Ama ne hikmetse kanal ekiplerinin ve çalışanlarının sayısı aynı! Bu arada, ekibe zaman zaman takviye de yapılıyor. Ancak, İŞKUR’dan gelen elemanlar işi öğreniyor ve çalışma süreleri bittiğinden ayrılıyorlar. Bir de bu birimde çalışmaya başlayıp kısa bir süre sonra torpille başka birime kaydırılanlar var. Büyükşehir Belediye başkanı veya ilgilileri kazma- kürekle çalışan bu insanları köle gibi çalıştırmamalı.

Ethem Sancak Hakkı’yı aramış!

Medical Park Karadeniz Hastanesi’nin önüne önceki akşam birileri tarafından bir bez afis asılmıştı. Bez afişte, Medicalpark Hastaneleri CEO’su ve Trabzonspor Başkanı Muharrem Usta için, ‘Yalanın batsın, yalancısın’ ifadeleri yer almıştı.

ethem.jpg

Bu afiş büyük yankı yarattı. Hemen herkes afişi asanları eleştirdi ve Usta’ya sahip çıktı. Afişi kimin astığı veya astırdığı tartışılırken İstanbul’dan önemli bir isim, Medicalpark Hastanelerinin hissedarı, işadamı Ethem Sancak, gece yarısı Trabzon’dan gazeteci Hakkı Emiroğlu’nu aramış. Hakkı, ‘Ethem Bey aradı ve afişi kimin astığını, bu olayın arkasında kimlerin yer aldığını sordu’ dedi. Hakkı, afişi muhtemelen taraftar gruplarından birinin astığı söylemiş… Bu afişi kimin kimlerin astırdığını bizler de merak ediyoruz.

 

Dr. Akyol’un yükselişi!

KTÜ Tıp Fakültesi’nde bir ara bir intihal olayı ses getirmişti. O günkü rektör Prof. Dr. İbrahim Özen ile Doç. Dr. Ahmet Akyol ve Doç. Dr. Hülya Ulusoy’un adının karıştığı bu intihal (çalma) olayında fatura Akyol’a kesilmişti.

Akyol, bu olaydan kısa bir süre sonra terfi ettirilerek Fatih Devlet Hastanesi başhakemliğine atanmıştı. Bir süre sonra bir başka olay daha oluyor. Trabzon İl Sağlık müdürü Dr. Kemal Süleymanoğlu da olayla ilgili soruşturma açtırmıyor, olay kapatılıyor. Bir siyasetçiye de yakın olan Dr. Ahmet Akyol, geçenlerde İstanbul Sağlık Müdürlüğüne saha koordinatörü olarak atanıyormuş. Hem de 15 bin dolar maaşla.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar