Kamuda Tasarruf İçin Sadece Harcamamak Yeter mi?

Kamuda hizmetlerin, etkin ve verimli bir şekilde ifa edilmesi çok önemlidir. Zira, özel sektörde var olan kârlılığın yerini, kamuda etkinlik ve verimlilik alır. Özel sektördeki kârlılığın kriterleri, kamu hizmetlerindeki etkinlik ve verimlikten farklılık arz etse de, her ikisinde de ortak küme olarak ele alınabilecek unsurlar mevcuttur. Bunlardan bir tanesi, hiç şüphesiz tasarruftur.

Kârlılık dediğimizde, akla gelen hemen maddi değerler olmaktadır. Etkinlik ve verimlilik ise bundan biraz daha farklı anlamlar üzerinden değerlendirilebilir.

Sayın Cumhurbaşkanımızın imzasıyla yaklaşık 10 gün önce yürürlüğe giren genelge, tüm kamu kurumlarında tasarrufa yönelik alınması gereken tasarruf tedbirlerini içermektedir. Bu tedbirler arasında, kamu araçlarının kullanımından cep telefonu kullanımına, memurların atanmasından işçilerin izinlerine kadar birçok husus düzenlenmektedir.

Bakıldığında düzenlenen hususların hepsinin, maddi değerler üzerinden ve bütçe giderlerini aşağıya çekmeye yönelik hususlar olduğu göze çarpmaktadır.

Hatta, kurumların sonraki yıl bütçelerinin faaliyetlerini düzenlerken, bu yılki bütçeye göre farklı faaliyetler öngörmemesi ve mevcut faaliyetlerde de genişlemeye gidilmemesi de tedbirler arasında yer almaktadır. Bu aynı zamanda, hiç şüphesiz kamunun hizmetlerinin, faaliyetlerinin, yatırımlarının da kısılması anlamına gelmektedir.

Kamuda araç saltanatı diyebileceğimiz, en alt kademedeki makamlara kadar araç tahsis edilmesi, kamuda ve özellikle de belediyelerde birçok kamu görevlisi tarafından kuruma ait cep telefonu kullanılması tabii ki disipline edilmelidir. Hatta şimdiye kadar bu çoktan disipline edilmeliydi. Ancak, memurların üst dereceli kadrolara atanmaması gibi tedbirler, kamuda konsantrasyonu bozacak, şimdiye kadar olan uygulamalarda aynı şartlardakilerin elde ettiği kadroları, bu genelgeden sonra aynı durumda olanlar elde edemeyeceklerdir. Bu adaletsiz bir durum olacaktır.

Tasarruf tedbirleri bu ve benzeri hususlar da eleştirilebilir. Ancak, asıl kaçırılan başka bir husus vardır. Kamuda hizmetlerin verimliliğinin nasıl sağlanacağı hususu!

Gereksiz bütçe giderleri hiç şüphesiz büyük bir sorundur, ancak asıl sorun kamu sektörünün verimsizliği sorundur. Kamu sektörünün verimsizliğini, kamudaki israfın en büyük kaynağı, ekonomik istikrarında önündeki en büyük engel olarak görmek zorundayız.

Kamu yönetiminde mali kaynakların yanında, diğer tüm kaynakların ekonomik, etkin ve verimli kullanımı sağlanmadıkça tasarruf tedbirlerinin amacına ulaşması mümkün değildir.

Bunun sağlanabilmesi için, kamu hizmetleri yürütülürken hem kamunun hem de vatandaşın enerjisini bitiren gereksiz işlem adımlarının ortadan kaldırılması, hizmete en kısa yoldan erişimin sağlanması, yapılan işlerin planlı bir şekilde ve aksatılmadan en kısa zamanda gerçekleştirilmesi şarttır.

Bunun için, kamudaki karar mekanizmalarının hızlı işlemesi sağlanmalı, yönetim kademeleri inisiyatif almalı veya bu kadrolara inisiyatif verilmelidir. Emir alıp uygulayan değil, düşünüp, planlayıp, hayata geçiren bürokrasi kimliği oluşturulmalıdır. İş tanımları ve iş süreçleri yeniden tanımlanmalı ve hayata geçirilmelidir.

Kamu yönetiminin yapısı, kamuya ait gerekli ve güncel hedeflere zamanında ve belirlenen süreçler içerisinde ulaşılmasına uygun olmalıdır. Elde edilen sonuçlar değerlendirilmeli, analiz edilerek varsa olumsuzluklar giderilmelidir.

Kamu hizmetleri açısından elde edilen sonuçlar, bu sonuçların elde edilmesinde kullanılan insan kaynağı, maddi kaynaklar ve harcanan zaman gibi değişkenlerle birlikte analiz edilmelidir.

Kısaca tasarruf sadece harcamamak değil, harcadığınızdan en iyi sonucu alabilmektir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Haber yorum bölümünde Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.