Kanal İstanbul yangını söndürür mü?

   ‘Kanal İstanbul’ konusunda kimileri siyaseten, kimileri bilimsel, kimileri de laf olsun torba dolsun misali konuşuyor. Biz de söylenenleri dinliyor ve genelde siyasi görüşümüze göre taraf oluyoruz. 
Olaya bilimsel ve ekonomik açıdan yaklaştığımızda, orada değil kanal açmak kazma vurmak bile sakıncalı…
Okumuş, yazmış, dünya görmüş bir vatandaş ve de gazeteci olarak olayı irdeleyelim;
Önce 44 km.lik Kanal İstanbul’un maliyeti, yüzde 10-20 yanılma payı ile ortaya konmalı. 250 metre eninde ve 44 bin metre uzunluğunda İstanbul gibi bir kentte bu arsanın istimlakı ne kadar tutar? Diyeceksiniz ki, arazinin yarısı zaten orman, devletin. Eğer öyleyse istimlakı o zaman yekun teşkil etmez, diyelim.
250 metre eninde ve 44 km. uzunluğundaki alan, 25 metre eşileceğine göre bu alanın eşilmesi ki çoğu yerde dinamit patlatılacak çıkan toprağın, taşın km.lerce uzağa taşınması, tesviyesi, düzenlenmesi kaç milyar liraya yapılır?
Kimi uzmanlar kanalın maliyetinin 75 milyar dolar, kimileri ise 100 milyar dolar olduğunu söylüyor. Bu rakamlar şişirme olabilir. Diyelim ki 50 milyar dolara mal oldu. 

Peki, bu para nereden bulunacak? Tank Palet fabrikası için 50 milyon dolar bulamayan ve yüz milyarca dolar borcu olan devlet bu parayı nereden bulacak?
Katar’dan Arabistan’dan buldu, diyelim.
Bu kadar parayı hiçbir devlet, güvence almadan, teminat almadan faizsiz vermez. Parayı verene teminat olarak ne verilecek?
Hadi, mülk verildi, o verildi bu verildi, diyelim. 5-10 yıl sonra kanalı yaptık, hizmete açtık.
Peki, bu kanal ne işe yarayacak?
                                                   *******

  İstanbul Boğazını kapatamayacağımıza göre ki, boğazdan geçişleri yasaklasan ve Kanal İstanbul’dan geçmelerini mecbur kılsan da bu kanaldan geçen gemilerden teknelerden bin yılda harcadığın parayı alamazsın. Ayrıca bir Montrö Anlaşması var!
Bu kanalı arsa üretmek, kanal etrafında yeni yerleşim alanları kurmak için yapıyorsak, o işin ülke ekonomisine, işsize iş bulmaya ne katkısı olacak? İşi, gücü, parası olmayan, geçim sıkıntısı çekenler orada nasıl arsa, konut alacak? Bu kanal ülke ekonomisine ne tür bir katkı yapacak, katma değer üretecek? 
Bu değerlendirmeyi yaptıktan sonra, acaba diyorum, bu kanal çevresinde devletin milyonlarca dönüm arazisi, ormanı vs. var… Bu kanal ile birlikte devletin bu arazileri değerlenecek ve devlet bu arsaları parselleyip satacak mı? Ve kime, kimlere satacak? Yerli alamayacağına göre yabancılara mı satılacak? Sorular… Sorular… Sorular…
                                                  *******

  Kanal İstanbul projesi, görünen o ki siyasi bir projedir. Kanal İstanbul, önceki seçimlerde de gündeme getirilmiş ve AKP az da olsa bunun yararını görmüştü. Cumhurbaşkanının ve çevresinin Kanal İstanbul projesini tekrar öne çıkarmasının nedeni, bu proje ile Ekrem İmamoğlu’nun önünü kesmektir. İmamoğlu’nun bu tür projelerle önü kesilir mi? Hiç sanmıyorum! Çünkü sokaklarda volta atan ve yorulduklarında bir çay ocağında, kafede pinekleyen milyonlarca genç ve de evlerin mutfağında yangın var. Yangın söndürülmedikten ve de volta atan gençlere iş bulunmadıktan sonra, Akdeniz’i Karadeniz’e birleştirmek bile işe yaramaz…
 
Hasan KURT

                                                 *************

Doktorunuz diyor ki!

 doktorunuz-007.jpg Korku; dıştan gelen, nedeni bilinen bir tehlikeye (domuz, eve giren hırsız...) karşı verilen cevaptır. Kaygı; nedeni bilinmeyen, içten gelen, kötü bir şey olacakmış(çocuğuna araba çarpacak, annesi babası hastalanacak...) duygusunun verdiği rahatsızlık halidir. Kaygı bozukluğunda kişi her konuda endişelenir, abartılı şekilde tedirginlik duyar. Bu düşünceler kişinin işini, yaşantısını etkilemeye başlamışsa, gün içinde çok sık tekrar ediyorsa, günün büyük bir bölümünü kapsıyorsa, kontrol edilemiyorsa ve en az altı aydan beri devam ediyorsa artık kaygı bozukluğu bir hastalık olarak kabul edilir. Hastalık halini almış kaygıyla beraber çarpıntı, titreme, baş ağrısı, terleme, ağız kuruluğu, göğüs daralması...gibi
şikayetler görülür. Kaygı bozuklukları, doktor hasta görüşmeleriyle veya ilaç tedavisiyle düzelebilir.İlaç tedavisi 6-12 ay, bazen daha uzun belki de hayat boyu devam eder. Kaygı(anxiety) bozukluğu önemli bir halk sağlığı sorunudur. 
(Dr.Kemal Küçükali)

                                        ***********

   Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kuala Lumpur Zirvesi'nin açılışında konuştu. İslam coğrafyasının geleceğini 5 ülkenin ağzına bırakan sistemin artık miadını doldurduğunu ifade eden Erdoğan,"Türkiye'yi susturmak, sesini kısmak için iftira, darbe, ekonomik terör dahil her türlü yolu denediler. Bunların hiçbirisine boyun eğmedik" dedi.
Sayın Başkan,
Haddim değil size akıl vermek ama bu söylediklerinize siz inanıyorsanız yazık oldu İslam alemine. Yok inanmadan öylesine söylüyorsanız yine yazık oldu İslam alemine.

mahmut-haydar-ustaoglmu.jpgBir bakın çevrenize en iyi bilim, en çok kaliteli üretim, en çok iyi üniversite, en çok gelecek teknolojisi ve elbette iş gören sermaye nerede? O beş ülkede. Değil İslam aleminde tüm dünyada hakimiyet kimin elinde? O beş ülkede. Rahip Brunson olayını hatırlayınız lütfen! Hiçbir neden yokken dolar iki kat nasıl yükseldi?
Aklımızla dalga geçmeyin. En iyi yetişmiş beyinlerimiz kaçmak isteyince nereye gidiyor?
Sayın Başkan,
Evet haddim değil,

Ama dayanamıyorum, dış politika iç politikaya alet edilemez. Hava atmakla, hamasetle dış politikada bir yere varılmaz. İç politikada kazanç sizin olur ama kayıp bu ülkenin, memleketin asıl sahibi üreten ve yaşayan vatandaşın yani her birimiyle bu devletin olur. AKP’nin kazanmasını ülkenin batmasına tercih etmeyin.
40 yıllık devlet memuru ve mütekait sağlık emekçisi olarak ülkemin geleceğinden, çocuklarımın ve torunlarımın saadetinden kuşkuluyum.
Evet haddim değil,
Biliyorum ama “siyasal islamın” zaferi hiç umurumda değil ve bu uğurda bu milleti kullanmanıza gönlüm razı değil!
Gidin artık! Yettiniz! 
(Dr. Mahmut Haydar Ustaoğlu)

Önceki ve Sonraki Yazılar