Kararsızların kararı!

  Bu seçimde bazı il ve ilçelerde sonucu görünen o ki, kararsız, başka bir ifade ile suskun, rengini belli etmemeye çalışan seçmen verecek gibi.
   Adayların ve partilerin son hamleleri de bu seçmeni taraflarına çekmek. 
  kararsizlarin.jpgTrabzon büyükşehir ve ilçelerde yapılan kamuoyu anketlerinde, seçmenin yüzde 15’inin kararsız hanesinde olduğu görülüyor.
Bu kararsızlar gerçekten, kararsız mı, yoksa korkudan veya başka nedenlerden renk vermeyenler mi?
İşte bu bilinmiyor.
   Bu kararsızlar, seçim sonucunu değiştirir mi? 
Trabzon genelinde birkaç seçim bölgesi hariç hemen hepsinde değiştirebileceği görülüyor.
O nedenle, şimdiden istisna seçim bölgeleri dışında şu ilçeyi falan partinin veya filan partinin adayının kazandığını söylemek çok zor.
AK Parti il başkan yardımcısı Mustafa Usta, ‘Favori de olsan, banko kazanmış gibi görünsen de sandıklar açılıp, oylar sayılana kadar süreç devam eder. Bu iş öyle savsaklamaya yan gelip yatmaya benzemez’ şeklinde bir ifade kullanmıştı.
Usta, bugüne kadar onlarca seçim süreci yaşadı. Usta’nın bu sözleri tecrübenin ürünü. 
  Zaten adaylar ve partiler de bu doğrultuda hareket ediyor. 
Bu arada, Trabzon ili genelinde seçim süreci kavgasız gürültüsüz demokratik bir şekilde devam ediyor. Bu da güzel bir gelişme.

Veda pastası

Arsin Belediye Başkanı Erdem Şen, hemen her sabah 6-7 km. koşar. Şen’in koşu arkadaşları dün Zorlu Grand Otel’de bir araya geldiler.

veda.jpg1 Nisan günü başkanlığa veda edecek olan Erdem Şen’i pasta keserek yolcu ettiler. Zorlu Grand Otel işletme müdürü Ali Şahin, ‘Erdem bey ile yıllardır hemen her sabah erken saatlerde karda kışta koşarız, spor yaparız. Başkan, görevi devretse de koşumuz devam edecektir’ dedi. 
Erdem Şen ise, sporun sağlık olduğuna işaret ederek, herkesin spor yapmasını önerdi ve ‘spor insanı dinç tutar, sağlam tutar’ dedi.

Bıçakçıoğlu’nun kitabı!

Beşikdüzü Belediye Başkanı, MHP eski milletvekili Orhan Bıçakçıoğlu, 5 yıllık belediye başkanlığı döneminde yaptıklarını bir araya toplatarak fotoğraflı bir kitap hazırlatmış.
vvv-001.jpgBaşkan Bıçakçıoğlu, önceki gün kitabından bize de gönderdi. Kitabın kapak sayfasının üst tarafından başkanın eşi Doç. Dr. Pınar Bızakçıoğlu’nun imzası var. Kitabın adı, ‘Mukaddes yükümüz Beşikdüzü’...
424 sayfalık icraatın içinden kitabının, her sayfasının üstünde Orhan Bıçakçıoğlu’nun ismi yazılı,
Kitabın önsözünü de başkanı eşi Doç. Dr.Pınar Bıçakçıoğlu yazmış. Kitapta 2014 den 18’e kadarlık sürede başkan Bıçakçıoğlu’nun yaptığı hizmetler aktarılıyor. 
Doç. Bıçakçıoğlu önsöze ‘Daha dün gibiydi… Belediye Başkanlığına aday olacağını söylediğinde’ diye başladığı önsözü, ‘ O kim mi? O benim aslan yârim… Bana ‘seni seviyorum’ demediği gün olmamıştır. Kasabanın şerifi... Ben de seni… Ben de seni…’ diye bitiriyor.
Bıçakçıoğlu’nun, ‘İcraatın içinden’ kitabını eşinin imzası ile kitaplaştırması gerçekten ilginç.
Orhan Bıçakçıoğlu, giderken bile fark yaratmaya devam ediyor!

Semerkant kağıdı ve hikayesi!

Güneydoğu gazisi turist rehberi Metin Yılmaz, Orta Asya izlenimlerini yazmaya devam ediyor. Yılmaz, Semert kağıdının hikayesini kale aldı. İşte o yazı; 
‘Çinlilerle Semerkant Beyi Abu Muslim komutasındaki Arap ve Türklerden oluşan İslam ordusunun, 751'de Talas Irmağı kıyısında ele geçirdiği çok sayıda Çinli esirlere hayatlarını kurtarmak ve özgürlüklerine kavuşmaları karşılığında bildikleri zanaatları Semarkantlılara öğretmeleri ve göstermeleri isteniyor, o güne kadar Çin'in üretimini büyük bir sır gibi sakladığı kağıt üretiminin sırlarını Çinli esirlerden kağıt ustası olan bir askerin Semerkantlılara öğretmesiyle Semerkant kağıdının günümüze kadar gelen hikayesi başlar.
Kağıt Semerkant'tan önce İslam ülkelerine sonra Avrupa’ya yayılarak Çin'in altın yumurtlayan tavuğu tarih olur ve Semerkant İpek Yolu'nun üzerinde olma avantajıyla kağıdın merkezi olur.
8. yüzyıldan beri o günün yöntemleri kullanılarak yapılan dut ağacı kabuğundan yapılan kağıt halen Semerkant'ta üretiliyor ama sadece bir kağıt atölyesi günümüze kadar gelmeyi başarıyor.
Semerkantlı kağıt ustaları kağıt yapımını öğrendikten 2 asır sonra 10. yüzyılda Çinlileri de geçerek dünyadaki en ince, pürüzsüz, dayanıklı ve mürekkebi fazla emmeyen kağıt çeşitlerini üretmeyi başarıyor ve ürettikleri kağıt 2 bin yıldan fazla dayanıyor ve fare dut ağacının kendine özgü salgısından bu kağıdı kemiremiyor. 
10. yüzyılda Çin'i geride bırakan yöntemle ürettikleri kağıdın çok beyaz olanlarının "Semerkant Sultan Kağıdı", çok ince olanlarına da "Semerkant İpek Kağıdı" olarak adlandırıyorlar ve Semerkant kağıdını Çin ve diğerlerinden ayıran en önemli özelliklerinden biri de sallandığında kendine özgü bir ses çıkararak diğerlerinden kolayca ayırt edilmesidir.
Semerkant'ta halen faaliyet gösteren tek atölyenin sahip ve çalışanları kağıdın nasıl üretildiğini, hangi aşamalardan geçtiğini tek tek bize gösterdiler.
Sizlerle paylaşmayı diledim!

semerkant.jpg
1-Dut ağacı dalları budanarak, kağıt üretilecek atölyeye getirilir.
2-Dallarından kabuğu dalın ortası bıçakla yarılarak çıkarılır.
3-Çıkan kabuğun dışındaki koruyucu zarı yanı dış kabuğu usta ellerde bıçakla taze patates soyar gibi ayıklanarak temizleniyor.
4-Temizlenen kabuk belli bir yumuşamaya gelinceye kadar bir kazanda uzun sürü kaynatılıyor.
5-Kaynayarak kıvama gelen kabuklar ağaçtan yapılmış büyük bir çanağa su gücüyle çalışan büyük bir dibekle dövülerek hamur haline getiriliyor.
6-Elde edilen kağıt hamuru içi soğuk suyla dolu geniş bir ahşaptan yapılan geniş bir tekneye alınıp karıştırılarak kağıt yapımına hazır hale geliyor. 
7-Tekneden ahşaptan yapılan altı süzekli özel kağıt kalıplarına alınan malzemenin suyu süzülerek tekrar tekneye giderken üstte kalan malzeme preslenmek için bir kenara konuluyor, aynı işlem belli kağıt kalıpları bir sayıya gelinceye kadar sürüyor ve presleme işlemi büyük bir taş bu kalıpların üstüne konarak 24 saatte gerçekleşiyor.
8-Presten çıkan kağıtlar tamamen kuruması için ahşaptan yapılan geniş panellere ucu suyla ıslatılan bir fırçayla yapıştırılıyor.
9-Yaz veya kış sıcaklığına göre belli saatte bu panelde kuruyan kağıtlar çıkarılıyor.
10-Çıkarılan bu kağıtlar son derece düzgün taş veya mermerle iki tarafı da ütüleniyor, Semerkant kağıdını Çin kağıdından ayıran da işte bu ütüleme işlemi, ve Çin kağıdının bir tarafını kullanabilirken Semerkant kağıdının 2 tarafını da kullanabiliyorsunuz, buda Semerkant kağıdının daha değerli ve özel yaparken aslında kağıt tasarrufu da sağlanmış oluyor.
11-Kağıdımız hazır:)

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar