Karavan turizmi!

karavan.jpg

Trabzon MÜSİAD Başkanı Ali Kaan ve 3 arkadaşı yeni bir turizm kaynağı oluşturmak için Karavan Park Turizm projesini hayata geçireceklermiş. Karavanlarla bölgeye gelecek olanlar, belirlenen alanlarda park edecekler, bu işi yapanlarda bundan para kazanacaklar.

Hakkı Emiroğlu, geçtiğimiz hafta sonu Ali Kaan, Nihat Tosun, Hanefi Mahitapoğlu ve birde mecra turizmin sahibinin turizm şirketi kurduklarını belirterek, ‘Vali bey, Trabzonspor tesislerinin önündeki yat limanının alanını bu şirkete tahsis etmiş. Karavancılar Karavanlarını buraya park edeceklermiş, bu arkadaşlar da para kazanacaklar’ demişti.

MÜSİAD Trabzon şube başkanı Ali Kaan ise, Akçaabat’ta ve Hıdırnebi yaylasında, Karavan turizmi için yer seçildiğini söyledi.

Karavancılar, yer seçmesine seçti de, bu yerler kimin? Devletin! Peki, devlet bu yerleri bu turizm firmasına ihalesiz nasıl tahsis eder? Mesela Akçaabat sahilinde, Akçaabatlıların piknik yaptığı, gençlerin gezip oynadığı alan nasıl birilerine verilir.

Avrupa’da karavan turizmi yaygınmış! Çok da yaygın değil ama epey gelişmiş. Orada, bu işler tahsisle mahsisle olmuyor. Alan kiralanıyor, kiralayan orada küçük tek katlı bir kompleks yapıyor. Karavanla seyahat edenler ihtiyaçlarını orada temin ediyorlar. Bir de dağda yaylada karavanı ile gezip tozan, aracını istediği yere park eder ve ediyor da.

Neyse, karavan turizmine öncülük eden müteşebbislere karavan turizmi hayırlı olsun, bol kazançlar getirsin!

 

kenan-celik-1.jpgKenan Hocaya gelen cevap!

KTÜ İktisadi İlimler Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Kenan Çelik, KTÜ’de uzun yıllar öğretim üyeliği, dekanlık, rektör yardımcılığı yaptıktan sonra emekli olan ve Avrasya Üniversitesi’nde danışman olarak çalışmaya başlayan Prof. Dr. Ersan Bocutoğlu’nun doktora tezinin olmadığını ileri sürmüştü. Kenan Çelik’in bu iddialarına Prof.Dr. Bocutoğlu sert tepki vermişti.

Kenan Hoca, Eylül ayının ilk günü CİMER’e başvurarak, Ersan Hocanın doktora tezini sormuştu. CİMER’den Prof.Dr. Kenan Çelik’e şu cevap geldi;

‘Sayın Kenan Çelik, T.C. Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER)’ne 01.09,2020 tarihinde yapmış olduğunuz 2003902795 sayılı başvurunuz 21.09.2020 tarihinde YAYIN VE DÖKÜMANTASYON DAİRE BAŞKANLIĞI tarafından cevaplanmıştır.

Sayın Kenan Çelik, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Ulusal Tez Merkezi Veri Tabanında yapılan incelemede, başvurunuza konu olan Prof. Dr. Ersan Bocutoğlu’nun 1975 yılında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesinde hazırlamış olduğu, ‘Türkiye’de Elektrik Enerjisinin Ekonomik Analizi’ başlıklı doktora tezinin Sistemimizde olmadığı tespit edilmiştir. Bilgilerinize sunulur.’

***kenan-celik-2.jpg

 

Ersan Hocanın, doktora tezi, ulusal tez merkezi veri tabanında olmayabilir. Çünkü Hoca tezi 45 yıl önce yazdı ve İstanbul Üniversitesine teslim etti. Tez, ilerleyen günlerde kaybolmuş veya çalınmış olabilir. Hoca da, tezin tahminimiz o ki bir kopyasını almamıştır. Belki de almıştır da, Kenan Çelik’e göstermiyor olabilir.  O zamanlar YÖK’te ve bugünkü gibi YÖK’te tez veri tabanı da yoktu. Ersan Hocada, tezini tez hocalarına sunmuş, kabul edilmiş ve doktora belgesini almış ve KTÜ de göreve başlamıştır. Sonra da, önce yardımcı doçent sonra doçent ve en sonunda da profesör olmuştur. Ersan Hoca, olmayan tezle doktora almadı, sonuçta bir tez yazdı ve jüri tarafından kabul edildi. O günlerde ve sonraki yıllarda kimlerin tezleri kabul edilmedi ki! Kenan Hoca en iyisi bu işi burada noktalamalı…

 

maratoncu.jpgMaratoncu Cora!

AKP Trabzon milletvekili Salih Cora, gecesini gündüzüne katarak çalışıyor, çabalıyor.  Düğünden cenaze evine koşan, partili partisiz ayırımı yapmadan hemen herkesi ziyaret eden Salih Cora, önceki gün Gümüşhane’nin Torul ilçesindeydi. Cora, Torul’dan Trabzon’a geldi Boztepe’de Hasan Boz’u ziyaret etti. Cora, diğer yandan da partisinin ilçe kongrelerini takip ediyor. AKP Trabzon milletvekilleri arasında halkla en iyi diyalog kuran, dert dinleyen vekillerden biri olarak gösterilen Salih Cora’ya, partililer ‘Maratoncu Salih’ demeye başladılar.

 

*************

 

Kendi dertlerim ve geçim kaygılarımla hemhal olduğumda çok rahatım. Uyumak gibi geliyor bana, rahat, huzurlu, dinlendirici 18 yaş uykuları gibi. Ama olmuyor, bir şeylerin yanlış gittiğini görmemek mümkün değil. Tek başınıza kendi dertlerinizle başbaşa kalıp rahat olamıyorsunuz. Tıpkı yaşlılık uykuları gibi. Yaşlanınca uykuların tadı kaçıyor, sıkça tuvalete kalkıyorsunuz, horlama ve apne atakları uyandırıyor, ağrılar rahat uyumanıza engel oluyor.

Ben ülkemizi altmış yaş sonrası uykuları bozan problemlerle dolu bir insan gibi algılamaya başladım, öyle görüyorum. Yaşlılığın karamsarlığı mı bilmiyorum? Tel tel sökülen bir kazak gibi toplumsal dokumuz; tuttuğunuz yer elinizde kalıyor.

Siyaset, din, eğitim, güvenlik, adalet, sağlık...vs güvenilir olmaktan çıktı. Adeta korkuyorum devlete işimin düşmesinden.

Belki de muhalif oluşum böyle görmeme sebeptir diyerek yandaş yayınları izliyor, youtube üzerinde yayın yapan aktrolleri takip ediyorum. Ama adaletsiz bir penaltı kararı, vızır vızır çiğnenen trafik kuralları, acımasızca yok edilen doğayı vs gördükçe uyanıyor ve tuvalete gidiyorum. Prostat mı, toplumsal tefessüh mü ayırt edemiyorum, beni uyandıran. Belki de senil demans kim bilir? Dünyanın kıskandığı bir ülke ve lidere sahip olduğum halde hala memnuniyet duymamam akıl noksanlığı olmalı!

"Beni benimle bırak giderken

Başka bir şey istemem sen ayrılırken

Bana bir tek beni bırak ne olur

Gerisi senin olsun" der ya Mehmet Teoman'ın sözleriyle Nükhet Duru şarkısını seslendirirken, aynen öyle. Ama olmuyor, dertler gözüme batıyor.

"Bence Tabipler Birliği tıbbi atıktır, kapatılmalıdır". Delidir ne derse yeridir.

(Dr. Mahmut Haydar Ustaoğlu)

 

******************

Türk Lirası Dolar karşısında istikrarlı bir şekilde değer kaybediyor. Bugünkü kur 7.57 TL. İktidar her şeyin kötü gittiğini biliyor ama çaresiz. Onlara düşen yapamıyoruz deyip bu işi yapabilecek olanlara bırakmaktır. Yoksa bugünler bile aranacaktır.

(Akif Hamzaçebi)

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
3 Yorum