Karavan Turizmine Hazır Olmalıyız

Dünyayı etkisi altına alan koronavirüs (COVID-19) salgını, yaşamın her alanında olduğu gibi yaz aylarının gelişiyle tatil programlarını yapmaya çalışan yerli ve yabancı turistlerin seyahat ve tatil alışkanlıklarında da köklü değişiklikler yaptı. Tatilciler geçmiş dönemlerin aksine tüm dünyada tercihlerini tarih ve doğa tatillerinden yana kullanmaya başladılar. Tatil alışkanlıklarındaki bu değişim seyahat alışkanlıklarına da yansıyarak karavanla seyahat etmek isteyenlerin sayısını her geçen gün artırmaktadır.
Gelişen bu taleplere, Kültür ve Turizm Bakanlığı’mızda kayıtsız kalmayıp Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) ile birlikle 2020’nin Eylül ayında sürece destek vermek adına Karavan Park Projesini başlatmıştır. Yapılan açıklamalarda çalışmanın temel amacının yerli ve yabancı turistlerin seyahat, dinlenme ve tatil ihtiyacını, pandemi şartlarında hijyen, sosyal mesafe ve kişisel alan gibi parametrelere dikkat ederek karşılayacak sağlıklı modelleri ortaya çıkarmak olduğu söylendi. Açıklamaya göre karavan turizmi, bir turizm faaliyeti olmanın yanında yerel pek çok yan sektörü de canlandıran, alternatif ve bölgesel kalkınmayı hızlandıracak bir iş modeli olarak ortaya çıkmaktadır dendi. Karavan Park alanının yapılacağı ilk nokta olarak ise Akçaabat ilçemizin sahil şeridi ile Hıdırnebi Yaylası’nın seçilmesi ise bu turizm projesinin bölgemiz ve ilimiz için nedenli uygun olduğunun bakanlıkça da tespiti olmuştur. Proje kapsamında ülkemiz genelinde ilk etapta belirlenecek 90 noktaya karavancılar için park alanları kurularak gezi rotaları oluşturulacaktır. Karavan park alanlarında her karavan için 80 ile 100 metrekare park alanı, temiz su, boşaltım yerleri, elektrik, çeşitli sosyal donatılar ve 7/24 saat güvenlik önlemlerinin alınacağı yerler olarak planlanıp hayata geçirilecektir.
Ülkemiz hiç şüphesiz ki tarihi, doğası ve birçok medeniyete ev sahipliği yapan Anadolu topraklarının zengin kültürel mirasıyla dünyada eşine ender rastlanır turizm potansiyeline sahip ülkeler arasındadır. Salgın hastalık dönemiyle yükselişe geçen bu yeni tatil ve seyahat taleplerini durağan turizm sektörünü canlandırmak, iş istihdamı sağlamak için yerel kamu idareleri ve özel işletmelerimizin bu kapsamda yapacağı altyapı yatırımları ile bu turizm alternatifini ülkemizde yaygınlaştırmak, karavan turizmini tercih eden yerli ve yabancı turistlerin rotasını ülkemize çevirmeleri gerektirmektedir. Son yıllarda Arap ülkelerinden gelen turistlerle turizm sektörünün canlılık kazandığı bölgemizdeki konaklama tesisleri ve otellerin Covid-19 salgın döneminin getirdiği gerekliliklerden dolayı tercih edilme oranlarını düşmesi, turizm sektörünün ciddi anlamda olumsuz etkilerken, sektörden doğrudan ve dolaylı olarak gelir elde eden çalışanlarımızı zor durumda bırakmıştır. Karavan turizmi özellikle salgının ardından tüm dünyada en çok tercih edilen tatil yöntemi olurken, günlük ortalama 200 dolar harcayan ve yıllık 6 milyonu aşkın sayıda olan bu karavan turizmi potansiyelini, ülkemiz turizm olanaklarıyla buluşturabilmek, sektör çalışanlarımızın bir nebze de olsun bu dönemde zorunluluklarının üstesinden gelmesi adına önemli bir adım olacaktır.  Bu projenin ekonomik katkısını yanında bir diğer önemli katkısı da turistlerin birden çok şehirde konaklayarak ülkemizde bilinen tarihi ve doğal güzelliklerin yanında, keşfedilmemiş zenginliklerini tanıma olanakları bulurken, ülkemiz tanıtımına da katkı sağlamaları olacaktır
Ayrıca, Arap turizminde yapılan yanlışlardan ders alınarak ranta yönelik turizm anlayışından uzak, kendi kültürel değerlerimizin ön planda tutulduğu, doğa ve kültürel tahribatın yaratılmadığı,  alanında yetişmiş işgücüyle sektöre kalifiyeli işgücü yetiştiren profesyonel hizmet sektörü oluşturmalıyız. Avrupa ülkelerinde milli parklar ve tabiat parkları içerisinde kurulu olan karavan parkları bugün ülkemizde yok denecek kadar az sayıdadırlar. Bu proje kapsamında ilimiz genelinde yapımı planlanan iki karavan park alanı sayısının artırılması zengin tarihi ve doğal değerlerimiz gereğidir. Altındere Milli Parkı, Uzungöl, Çamburnu, Kadıralak, Sis dağı, Beşikdağ ve Seragölü Tabiat parkları ile Sultanmurat, Taşköprü ve Kadırga yaylalarının da Karavan park rotalarına eklenmesi gereken alanlardır diye düşünüyorum. Siyasi temsilcilerimiz ve yerel yönetimlerimizce sürece destek verilerek bu alanlar hızlı bir şekilde oluşturulmalı, dünya genelinde tanıtımları Kültür ve Turizm Bakanlığı’mızca uluslararası platformda yapılmalıdır. 
Ülkemiz genelinde bu alanların ve gezi rotalarının konum bilgileri ile doğal ve tarihi değerleri konumsal veri tabanı yapısında harita mühendisliği meslektaşlarımızca oluşturularak uluslararası karavan rotaları arasına dahil edilmelidir. Atılacak bu adımlarla Avrupa turizm gelirleri arasında önemli bir paya sahip karavan turizmi ile ülkemizi ve kentimizi buluşturmalıyız. 
(Kaynak:www.müsiad.org.tr, www.sakaryayenihaber.com)
 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Haber yorum bölümünde Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.