KARDELENLERLE VARGİT'LER ARASINA SIKIŞMIŞ HAYATLARIN YOLCULUĞU…

KROM VADİSİNDEN SANTA'YA

Tabi onlar yaşarken ilerde kültür turizmi diye yeni bir kazanç kapısı çıkacak bizden sonrakilere bir geçim kaynağı bırakalım diye bu eserleri yapmadılar.

Trabzon ve çevresinin tarihini ben diyeyim 5000 yıl siz deyin bilmem kaç yıl.

Ama siz hiçbirine aldanmayın bu bölgede tarih insanlık tarihi ile başlar.

Tarihte kim iz bırakmış ise Trabzon'la mutlaka bir ilgisi olmuştur.

Kimi kaybolmuştur dağlarda seferden dönerken

Trabzon yaylarında.kardelenlerle-3.jpg

Kimi ticaret için bulunmuş

Trabzon kıyılarında.

Kimi de inancı için gezmiş dağlarda saklanmış mağaralarda. Kiliseler şapel,

Kaleler, gözetleme kuleleri hanlar hamamlar kervansaraylar...

Roma kızgın bir imparatorluk.

Hz. İsa’ya inananlar, Roma’dan korkar. O yüzden dağlara tepelere yeraltlarına toplaşıp gizli gizli yaparlar ibadetlerini...

Yeraltı mağaraları sığınak...

Yollar var dağları aşan.

Adına kimi yerde ipek yolu denmiş, güzergahlar muhtelif.

Ama Tebriz Erzurum Gümüşhane Trabzon ve liman derken başka dünyalara açılma...

Ve dağlar var aşılacak. Madenler var işlenecek...

İnsanlar var yaşayacak...kardelenlerle-2.jpg

İlk insanlar... Yerli halk. Roma. Bizans. Selçuklu Osmanlı...

İlkel inançlar, Hıristiyanlık ve Müslümanlık...

Ve mescitler camiler...

Mütevazı ahşap işlemeli camiler.

Yüzyılları bulan geçmiş zaman...

Ve insan...

Yaşayacak, yiyecek, geçinecek… İhtiyaçlar karşılanacak...

Toprak ekilecek ekin biçilecek...

İnek süt verecek.

Kap kacak olacak.

Fırın yanacak ekmek çıkacak...

İnsan işte yaşayacak…

Düşman olacak.

Toprak savunulacak...

Karadeniz de dost olmayan hırçın dalgalar karanlık ve sisler ve bulutlar ülkesi diye anılacak.

Dostluğuna diyecek yok ta elbet ama, kara bulutların arasından sisleri delip de dağlara hakim olmaya,  hırçın dalgaları içinde Karadeniz'i hasmane aşmaya çalışana dost olmamışsa Karadeniz, neylesin...

Şimdi Gümüşhane ilimizden sizi Karadeniz'e getireceğiz...

Tersi de olabilirdi Trabzondan Gümüşhane'ye yolculuğun.

Ama bütün yollar liman kentine çıkıyorsa neylesin Trabzon, medeniyetlerin kesiştiği noktada...

Krom vadisinden Santa'ya, ordan hani Karadeniz yaylalarında savaştan dönerken kaybolan onbinler görmüştü de "thalassa thalassa/deniz deniz" diye sevindikleri Karadeniz' e ineceğiz.

Vadilerden yaylalardan köylerden geçip denize doğru ilerlerken insanlığın hem ayak izleri ile medeniyetlerin kalıntılarına rastlayacaksınız.

Taş köprüler tarihin ilk yıllarından günümüze şahitlik edecek...

Bizi geçmişten bugüne bağlayacak. 

Sadece Taşköprüler mi?

Çiçekler, hâlâ ıssız dağlarda türkülerini söyleyen çobanlar.

Yüzyılların ötesinde aynı mekanlarda oynayan çocukların bugünkü arkadaşları...

Garip bir çeşme başında, buz gibi suları ile gözeleri...

Ve  kardelen ile vargit çiçekleri arasına sıkışmış ömürleri göreceksiniz...

Yüzyılların ötesinden günümüze değişmeyen yaşam biçimi...

Ama bir fark var...

Artık süt veren yayla çimenleri, villalara ev sahipliği yapıyor.

Çağıl çağıl çağıldayan hayat kaynağı değerlerimiz de HES’lerle kilit altına alınıyor...

Son yağmur damlası yağdığında, son dereler kuruduğunda ve son yaylacı gelmez olduğunda anlayacak insanoğlu da yaptığı işin yanlışını...

Temennimiz geç olmadan anlamak gerek, Yaratan’ın verdiği nimetlerde herkesin payı olduğunu, herkesin içinde de sen ben hepimizin olduğunu...

Vargitler açar gideriz, yaylalardan...

Kardelenler bitiverir uyanırlar kıştan kalan karlı çimenlerin arasından döneriz yaylalara...

Ya kardelenler açmasa,ya da Vargitler  gitme zamanı geldiğini uyarmasa...İşte o zaman vay haline insanoğlu...

ARITMA YOKSA SAHİL KOKAR

Kokuyor.aritma-yoksa-1.jpeg

Evet Kokuyor.

Yasaya rağmen görevli olduğun işleri yapmazsan kokar.

Sahil kokar.

Yol kokar.

Çöplük kokar.

Orman kokar.

Mahalle kokar.

Deniz kokar.

Pazar yeri kokar.

Kokar da kokar.

Şimdi gündem Sahil...

Çevre ve Şehircilik Bakanlığının görev yetki ve sorumluluğunda olan işler var.

Çevre Kanunu var.

Orda der ki deniz kirletilemez.

Sahillerde arıtma tesisi olmalı.

Olmadı derin deniz deşarj sistemi bulunmalı.

Ama sürekli çalıştırılmalı.

Denize akan derelerle kanalizasyon suları birbirinden ayrıştırılmalı.

Bütün bunlar olmazsa ne olur?

Ceza gelir.

Yaptırım uygulanır.

Trabzon'un derin deşarjı yıllardır çalışmıyor...

Ceza filan yazıldı mı?

Bilmiyorum.

Peki nedir bu sahildeki koku.aritma-yoksa-2.jpg

Gülcemal Projesi ile doldurulan deniz artık kıyıdan yüksek yerde.

Akan kanalizasyonlar kotun altında kaldı.

Ama biraz tuhaf gelecek ama iyi ki de kotun altında kalıp da denize ulaşamadan kokusuyla uyardı bizi kanalizasyon atıkları...

TİSKİ bu durumu çözmeye çalışıyor.

Dere suyu ile kanalizasyon sularını birbirinden ayırmakla kokunun önüne geçmek istiyor.

Yerinde bir çalışma...

Ya arıtma ne olacak?

Derin deşarj sistemi çalışacak mı?

Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne ne görev düşecek?..

Ah Gülcemal bir zamanlar güvertede tertemiz Karadeniz havasıyla seyahat eden yolcularını taşırken şimdi Trabzon'a istenmeyen kokuların sebebi oldun...

Arıtma sistemi şart diyelim belki birileri duyar...

 

TRABZON NE ZAMAN FETHEDİLDİ?

trabzonun-fetih.jpg

Trabzon'un Fetih tarihi 15 Ağustos 1461 mi?

Yoksa 26 Ekim 1461 mi?

Resmen 26 Ekim’de kutlanmaya devam edildiğine göre fetih tarihi değişmeden devam ediyor.

Tamam da Önceki Büyükşehir Bld. Bşk. Sn. Gümrükçüoğlu döneminde tarihçilerin bilimsel sunumları sonucunda alınan "Bundan sonraki Fetih Kutlamaları 15 Ağustos’ta olacak" kararı ne olacak?

Yoksa yeni bir belge bulundu ya da bilimsel çalışma yapıldı da "Yok canım doğrusu 26 Ekim’dir, 15 Ağustos yanlış” mı denildi.

Gerçekten bu konu ilimizdeki üç üniversitenin tarih bölümü hocaları tarafından açıklığa kavuşturulmalı...

Zamanın KTÜ Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü başkanı bugünün Avrasya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kenan İnan o dönemde yaptığı açıklama basında yer almış ve ‘57 yıllık yanlış düzeltiliyor’ diye kamuoyuna sunulmuştu...

Prof. Dr. İnan'ın açıklaması ile ilgili basında çıkan haber şu şekildeydi:

"57 YILLIK YANLIŞ DÜZELTİLİYOR”

“Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Kenan İnan, kentte her yıl 26 Ekim’de kutlanan fetih tarihinin yanlış olduğunu öne sürdü, gerçek tarihin ise 15 Ağustos olduğunu açıkladı. Trabzon'da 26 Ekim 1960 yılından itibaren kutlanmaya başlanan fetih yıldönümü geçen 57 yılda bu tarihte kutlandı. Tarihçilerin yeniden yaptığı değerlendirme ile fetih yıldönümü kutlama tarihi 57 yıl sonra değiştirilmiş olacak."

Eğer tespit doğru ise neden 15 Ağustos’ta yapılmaz Trabzon'un fetih kutlamaları.

Bu işte var bir yanlışlık ama...

Bu arada merakımdan soruyorum, 1461'de fethedilen Trabzon'un fetih kutlamaları Osmanlı döneminde de kutlanıyor muydu?

 

GANİTA'DA SONBAHAR

Ganita...

Gençliğimizin ilk hevesleri...

Karanlık yılların soluklanma yeri...

Rüzgarına deniz dalgalarının karıştığı

Sahillerinde çarpıldığımız çakıl taşlarından

dizimizde kalan sızı...

Ve bugünlerdeganita-1.jpg

Ahmet Haşim'den hatırlanan

"Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden

Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak

Ve bir zaman bakacaksın semaya ağlayarak

Sular sarardı yüzün perde perde solmakta

Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta"

dedirten

hazan mevsiminin

izlerini taşımakta...

Önceki ve Sonraki Yazılar