Karnı Tok Aç İnsanlar!

Beslenme tüm canlılar için en temel ihtiyaçlardan birisidir. Beslenme konusunda Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar son yıllarda en çok konuşlan konular arasında yer almaktadır. Bazı bilim insanları gezegenimizin kıtlıkla karşı karşıya olduğunu öne sürerek GDO’yu savunurken kimileri de olası yan etkileri sebebiyle GDO’ya karşı çıkıyor.

GDO “Genetiği Değiştirilmiş Organizma.“ Bilim adamları önce genleri DNA'dan ayırdı. Daha sonra bu DNA’ları başka bir canlıya yerleştirebileceklerini keşfettiler. Bir canlıdaki genetik özellikler kopyalanarak, bu özellikleri taşımayan farklı bir canlıya aktarılması sonucunda üretilen yeni canlıya Genetiği Değiştirilmiş Organizma (GDO) ismi verilmiştir. Genetiği değiştirilmiş gıdaların tadı, kokusu, büyüklüğü, rengi farklılaşır. İşte insanoğlunun hayat döngüsü tam bu noktada değişmeye başladı.

GDO bir canlının genetik özelliklerinin laboratuvar ortamında değiştirilmesiyle elde edilir. Bu yönüyle biyolojik çeşitliliği oluşturan doğadaki olağan gen aktarımından çok farklıdır. Türkiye’de henüz gıda amaçlı izinlendirilmiş bir gen olmadığından şu an için GDO’lu besin üretimi yoktur ve ülkemizde GDO’lu tohum ekilmesi de yasaktır. Ancak, GDO’lu yem hammaddesinin ithalatı serbesttir.

Her ne kadar GDO gıdaların insanlar üzerindeki etkileri henüz tam manasıyla bilinmese de hayvanlar üzerindeki olumsuz etkileri tespit edilmiştir. GDO'lu tohumlar, antibiyotiklere karşı direnç, ağır alerji, uzun süreli hayvan deneylerinde organ hasarı, organlarda küçülme, kan biyokimyasında bozulma, kısırlık, ölü doğum oranında ciddi artış, ekosistem bozuklukları, sinir sistemi bozuklukları gibi olumsuzluklara yol açtığını ortaya koyulmuştur.

GDO’lu tohumlar rüzgârla doğal türlere karışarak biyolojik çeşitliliğe zarar vermektedir. Hasat sonrası GDO’lu bitkinin köküyle birlikte toprakta kalan toksik maddeler mikroorganizma dengesini değiştirmek suretiyle toprak biyolojik dengesinde dengesizlikler yol açarak öngörülemeyen çevre sorunlarını da beraberinde getirebilir. Dolayısıyla şu ana kadar yapılan araştırmalardan anlaşıldığı üzere, GDO kullanımı hem doğa hem de canlılar üzerinde kalıcı hasarlar bırakmaktadır.

Yapılan sınırlı sayıdaki araştırmalarda hibrit ve GDO’lu çeşitlerin yerli çeşitlere göre özellikle mikrobesin elementleri açısından daha zayıf olduğu görülmektedir. Müşterilerin talepleri doğrultusunda tohum firmaları verim ve şekil özelliğine önem ve ağırlık vermektedirler. Oysa hayatın devamlılığı için olmazsa olmaz olan mikrobesin elementlerini tükettiğimiz gıdalardan alamadığımızdan dolayı, karnı tok ama aç insanlar olarak yaşamımızı sürdürmektedeyiz. Bu bağlamda insanoğlunun bağışıklık sistemi ve üremesi üzerine etkileri bilim adamları tarafından ayrıntılı bir şekilde çalışılmalıdır. Genetiği Değiştirilmiş Organizmaların daha anne karnındaki cenin‘de yapısal bozuklukluğa yol açtığı uzmanlar tarafından ifade edilmektedir.

Aslında çok şanslı bir çoğrafyada yaşıyoruz. Ülkemiz yaklaşık 4 bini endemik olmak üzere toplam 13 bin bitki çeşidine sahip olan adeta bir gen bankası konumundadır. Biyoçeşitliliği koruma ve geliştirme ve kayıt altına alma işi öncelikle kamunun sorumluluğunda olmalıdır.

Yerel tohum çeşitlerimiz Anadolu’nun halk türküleri gibi anonim olmalı özel mülkiyete konu edilmemesi gerekir. Tohumların özel mülkiyete alınması durumunda ise tohumun korunması değil gen kaynaklarımızın yok olması demektir. Çin’de 1900’lü yılların başında 10 bin çeşit buğday varken 1970’te 1.000 adet çeşitle üretime devam edilmektedir.

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü FAO: “Son yüzyılda biyolojik çeşitliliğin %75’i kaybolmuştur.” Gıdalarımız 1900’de 1300 farklı tohumdan üretilirken, bugün ise gıdalarımızın %90’ı sadece 30 tohumdan üretilmektedir.

Gıdadan kozmetiğe, temizlikten anne bebek ürünlerine kadar organik doğal ürünleri tercih etmemiz sağlığımız için önemli ve öncelikli olmalıdır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Haber yorum bölümünde Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.