Mehmet Nuri Sunguroğlu

Mehmet Nuri Sunguroğlu

Kars yollarında; Eleşkirt, Toprakkale

ALMAN SEYYAH PROF. DR. KOCH İLE K-DOĞU ANADOLU 1843 – 44

Bir saat kadar dinlendikten sonra Kelidgedutj(?) Dağının eteklerinden yolumuza devam ederek Molla Sadi köyüne geldik. Hiçte küçük olmayan bir ırmağı geçtikten sonra karşı tarafta, Şerian Suyundan uzak olmayan Şandeser köyü görünüyordu.

222b.jpg

Benim düşüncem; aynı gün içinde yörenin merkezi olan Toprakkale'ye varmaktı. Ancak rehberimiz geceyi kendisine daha uyumlu olacağını düşündüğü büyük ve zengin bir Ermeni köyünde geçirmeyi tercih ediyordu. Ve bizi ovadan değil de, Kelidgedutj Dağının eteklerinden yönlendirerek Mardo köyüne geldik. Devamında ise Mardo köyünün karşısında, Şerian Suyunun öteki yakasındaki Asif köyüne de uğradıktan sonra Hansir köyüne vardık ve rehberin niyetini de burada anladık; bize uyumlu olmadığı için önemsemedik ve güneşin batmasına az kalmış olsa da, 3 saatlik mesafede olan Toprakkale'ye doğru yolumuza devam ettik. Buraya kadar vadi boyunca doğuya doğru giderken, tekrardan Karacaviran'dan Molla Hüseyin'e giderken olduğu gibi kuzeye doğru yönlenmek zorunda kaldık.

Henüz bir saat geçmişti ki güneş dağların arkasından bize veda ederken yerini yarım ay ışınlarına bırakmıştı. Ay ışınlarının eşliğinde seyahatimize devam ederken hava da soğumuştu ve ben bir önceki seyahatimde bana eşlik eden paltoma daha da sıkıca sarılmak zorundaydım.

Etrafımız sessizdi ve yakındaki dağlar belirsiz konturlarıyla varlıklarını göstermeye çalışırken Ağrı dağının yaşlı tepeleri saygınlığını koruyordu.

Eleşkirt ovası henüz bıraktığımız Apahunik tımarı kadar güvensiz olmasa da, zaman-zaman etrafı gözetliyorduk ve özellikle Erzurum'dan Tebriz'e giden kervan yoluna geldiğimizde daha da endişeli olduğumuz belliydi. Nihayetinde hedefimiz olan Toprakkale'ye varmıştık ve uzunca arayıştan sonra bir ahır bularak geceyi geçirmeye karar verdik.

Kitabın 13. Bölümü: Eleşkirt, Kağızman ve Kars

Eleşkirt tımarının önemli merkezi olan Toprakkale, Şah Yol Dağının eteklerinde ve kısmen üçüncül kireç kayalıklardan oluşan yükseklikte yer almaktadır. Tımarın önemli merkezi olan Toprakkale’de 200 Müslüman ve 100 Ermeni ailesi yaşamakta.

Toprakkale, önemsiz bir tepenin etrafındaki kalenin yamaçlarında kurulmuş olup, birçoğu terk edilmiş sefil ve sefalet içinde olan evlerden oluşuyor. Ruslar son savaşta kılıç kullanmadan ve karşı direniş olmadan bu kaleyi teslim almışlar. Görünüşe bakılırsa, karşı direniş dahi olsa Ruslar bu kaleyi almakta zorluk yaşamayacaklardı. Kalenin bulunduğu tepe çok dik ama iki tarafından açık olması nedeniyle taarruza müsait olması müdafaayı zorlaştıracağı açıkça görülmektedir. Kalenin tahkimatı ise sadece 5 m yüksekliğinde ve kısmen çökmüş duvarlardan çevrili olması bu düşüncemi haklı kılacağından eminim.

Kalenin duvarları harç ile değil, kil toprak ile inşa edilmiş olup kullanılan taş malzeme zayıf ve dayanıksız kireç taşlarından oluşuyor. Muhtemelen bu nedenle Türkler bu kaleye ve yerleşim yerine “Toprakkale” adını vermişler. Belki de daha önce burada eski bir Ermeni şehri vardı.

Türklerin ve Ermenilerin Eleşkirt olarak tanımladıkları Eleşkirt vadisi ise, topografı olarak K-Doğu Anadolu yaylalarına benzemekte ve 3 saatlik genişliği, 8-9 saatlik uzunluğuyla kuzey-batıya doğru uzanmaktadır.

Kırk köyü olan Eleşkirt tımarı bir Müsellim tarafından yönetilmektedir ve şimdilik bu makama Beyazıt Kaymakamının oğlu atanmış olup vazifesinin başındadır.

Anlattıklarına göre Rusların gelişinden önce vadinin nüfusu çok daha fazla imiş ve savaş sonrası çok sayıda göç vererek şimdiki halini almış.

 

Devam edecek…

 

Önceki ve Sonraki Yazılar