Kaşüstü çıkmazı ve Saruhan’ın açıklaması!

Ulaşım ve şehircilik uzmanları; Kaşüstü’ndeki ucube kavşak ve dal-çık projesinin, bölgede trafik sorunu çözmeyeceğini, hatta daha da yoğunlaştıracağını belirtiyorlar… Ki, bizde aynı görüşteyiz.

image1.png
‘Saruhan’a fabrikayı kapat mı deniliyor’ başlıklı yazımızda, Kaşüstü’ndeki trafik yoğunluğunu azaltmak için hazırlanan projenin masa başında üretildiğini, Trabzon’un ilk fabrikalarından biri olan Doğsan’ın önüne yerleştirilen kavşak nedeniyle Fabrika sahibi Kamil Saruhan’a adeta ‘fabrikayı kapat’ denildiğini iddia etmiştik. Yazıda ayrıca, Saruhan’ı fabrikayı batı bölgelerine taşıması için çok sayıda ilden arsa tahsisi yapıldığını ancak Saruhan’ın teklifleri geri çevirdiğini belirterek, Saruhan’a bölgede arsa tahsisi yapılmasını önermiştik.
Kamil Saruhan dün Almanya’dan aradı. ‘Saruhan’a fabrikayı kapat mı deniliyor’ başlıklı yazımızı yurt dışında okuduğunu belirten Saruhan, ‘Bize kimse fabrikayı kapat demiyor. Arsa tahsis talebimiz de yok’ dedi.
Saruhan, Kaşüstü’ndeki dal-çık ve kavşak projesi hakkındaki sıkıntıları ve görüşleri içeren detaylı bir açıklama göndereceğini belirtti.
***

Kamil Saruhan’ın açıklaması şöyle;
‘Sayın Hasan Kurt;

9 Mart 2018 tarihli “Yerin Kulağı” köşenizdeki yazınız ve duyarlılığınız, Doğsan, ailem ve şahsım ile ilgili övgüleriniz için çok teşekkür ederiz.
Biz genelde sessiz kalmayı seven bir firmayız, ancak sizin yazınızı okuyunca bazı düzeltmeler yapmak ve konuyu açıklamak istedim. Bize kimse “kapat” demiyor, bizim bir arsa tahsis talebimiz yok, cami konusunda da bir bilgimiz yok, ancak bu proje konusundaki sıkıntılarımızı paylaşmak isterim.
Doğsan olarak biz 1970 yılından beri aynı yerde üretim yapıyoruz, yaklaşık 150 kadar çalışanımız ile Trabzon’un tek, Türkiye’nin de çok az sayıda medikal üretim tesislerinden biriyiz. 2 yıl önce yemyeşil bahçemizde ölçümler yapılınca gündemimize giren “Kaşüstü kavşak projesi” bizim için çok yorucu, yıpratıcı bir deneyim oldu.
Projeyi incelediğimizde Karayolları 10. Bölge Müdürlüğünün buraya 3 dönel kavşak ve 750 metre boyunda bir tünel ile yan yolları ile toplam 10 şeritli bir yol içeren devasa bir proje (projesi ekli) yapmayı planlandığını anladık. Konuyu işin uzmanlarına sorduk, projeleri yapanlar ile görüşmeye çalıştık ama bu devasa ve bu kadar ciddi hatalar içeren bu proje ile ilgili, ilk önce “proje henüz yok sonra incelersiniz”, sonrasında “proje yapıldı, yapacak bir şey yok” dışında bir açıklama duyamadık.
HERKES PROJEYİ İNCELESİN
Zaman içinde bölge halkının proje ile bilgisinin çok az, yetkililerin ve sivil toplum örgütlerinin ise çok karışmak istemediğini anladık. Buradan biz özellikle herkesi projeyi incelemeye davet ediyoruz.
Bizim gördüklerimiz aslında bize göre çok net:
• Bölgedeki çok yoğun trafiği açmak için geliştirilen proje, tam tersine bölgeye yeni bir bağlantı ile ek trafik getiriyor, Güney Çevre Yolu’nun buraya bağlanması projenin temel yanlışı.
• Bağlantıyı yapabilmek için insanların hayatı tehlikeye atılarak, dere yatağının üstüne ve vadiye, 18-20 metrelik dev duvarlar yapılıp, Zil deresi yolunun altında kalan 750 metrelik tünel ile yol arasından tüp kanallarda geçirmeye zorlanıp yıllarca her doğal afette çok büyük bir riske davet çıkarılıyor.
• Üstelik, bağlamaya çalıştığınız Güney Çevre Yolu henüz ufukta yok ve güzergahı da sık sık değişiyorken, daha iyi bağlantı yapılabilecek yerler varken (Yomra’nın doğusunda)
• Trafik yoğunluğunu arttırıp, 6 şeritli dev tüneli yalnız transit trafik için ayırınca, lokal trafik tek şeritten ana yola katılıp ayrılıp mevcuttan daha da küçülüyor (2x2).Halbuki trafiğin yaklaşık % 70-80 lokal trafik.
• Proje yüksek maliyeti yanında en az 2 yıl daha bölgede yaşayanlara inşaat nedeni ile maddi, manevi kayıplar anlamına geliyor.
Bu konuda hazırlanmış uzman teknik raporlarını, yapılan trafik simülasyonları yetkililere sunduk, ama maalesef doyurucu bir cevap alamadık, projenin sivil toplum örgütleri tarafından da tatminkar bulunmadığını gördük, bu doğrultuda mahkemelerde davalarımızı açtık, yargısal süreçler devam ediyor.
BİZİ DİKKATE ALAN OLMADI
Görüştüğümüz sivil toplum örgütleri, belediyelere ve bölgede yaşayanlara projeye revizyon veya iyileştirme konusunda fırsat verilmemiş. Projeden etkilenen bir kurum olarak bizi de dikkate alan olmadı, en büyük üzüntümüz de bu aslında, Trabzon’un bizi daha çok Önemsediğini sanmışız yıllarca. Bütün uzmanlar projenin ciddi hatalarını görürken, alternatif bir projeyi değerlendirmek, projeyi revize etmek bu kadar mı zor?
Proje revize edilirse, tünel boyu 500 m’ye indirilip Zil deresi, tünelin dışına alınabilir, çevreyolu katılımı doğuya alınıp, 3 yerine 2 işlevsel kavşak yapılırsa, dere yatağı kurtulur, yapım ve işletim maliyeti, yapılma süresi ciddi oranda düşer ve en önemlisi güvenlik riskleri en aza indirilebilir. Hala projenin daha ekonomik, işlevsel ve can güvenliğini sağlayacak şekilde çevreye saygılı revizyonu için geç kalınmış değil, yeter ki olumlu yaklaşılsın, çok geç kalınmadan revizyon yapılsın.
Yoğun ve dikey aşırı yapılaşma sonucu oluşan/oluşacak trafik maalesef çok önemli bir sorun, çözülmesi kesin gerekir, ancak ne derelerimizin risk oluşturacak şekilde önünü kesecek rahatlığımız, ne sokağa atacak fazla paramız, ne zamanımız, ne de arsalarımız var. Bizim üretimimiz riske atılırken, bu kadar para ve zaman harcanırken, Trabzon’un trafiği bu noktada iyi bir çözüme kavuşacak mı diye endişe duyuyoruz, soruyoruz, korkuyoruz.
Bizlere yardımcı olmaya çalışan ve gayret gösteren bizi dinleyen herkese de en derin teşekkürlerimizi sunuyoruz. Saygılarımızla.’

005-001.jpg

 

Önceki ve Sonraki Yazılar