Kendi düşen ağlamaz

Nereye gitsek söz dönüp dolaşıp fındığa geliyor. Ne olacak bu fındığın hali diye soruluyor? Bizim de cevabımız başlıkta ki gibi oluyor. Kendi düşen ağlamaz, diyoruz! Salih ERDEM ve yönetimi, fındığı 6-7 YTL'den sattı ve üretici tarihinde görmediği ve göremeyeceği kadar para kazandı. Sonra ne oldu? Siyasi çıkarları için bir takım çevreler Salih ERDEM ve yönetimi hakkında yenilip yutulmayacak şayialar çıkardılar. Başkası yaptığında alkışlanan yatırımlar için, "Fiskobirlik'in ne işi var bunlarla" diyerek bir yıpratma kampanyası başlatıldı. Küresel Sermaye ile işbirliği yapanlar sırf siyasi çıkarları için bunu yaptılar. Başkası yaptığında "büyük yatırım, bravo" denilen işler "tü kaka" ilan ediliverdi. Sonra "bu yönetim gitsin, biz bu işi hallederiz" diyenler, kelimenin tam anlamıyla işi hallettiler. Salih ERDEM yönetiminden sonra fındık "çekirdek parasına" satılır oldu. Her şey bir yana, dün Salih ERDEM yönetimine karşı olanlara tek bir sorum olacak; Fındık 6-7 YTL'ye satılırken, bugün yerlerde sürünmektedir. Hani bu işi halledecektiniz, ne oldu? Fındık üreticisine de aynı soruyu sormak lazım. Günah keçisi ilan edilen Salih ERDEM ve yönetimi gitti. Ne oldu? Üreticiye para kazandıran insanlar, birtakım siyasiler ve küresel sermaye için karalandılar. Bu karalama kampanyasına sebep olan Cüneyt ZAPSU'ya da Küresel Sermaye, Almanya'da liyakat nişanı taktı. Başta söyledik, "kendi düşen ağlamaz" diye! Şimdi "fındık ne olacak" diye sormanın alemi yok. Siyasi tercihleri nedeniyle bu karalama kampanyasına katılanlar şimdi oturup düşünsünler bakalım. Kendi ayaklarına sıktıkları kurşun yarası herhalde canlarını acıtıyordur. Ya da hala siyasi tercihleri nedeniyle zararı sineye çekip, içlerinden ahlanıp vahlanıyorlardır.  Türkiye'de her mesele böyle. İnsanlar bir paranoya içinde bir yerlere doğru akın akın gidiyorlar. Bir an bu hengameden kurtulup, şöyle mantıklı bir şekilde düşünebilseler gerçekleri çok rahat görebilecekler. Çünkü gerçek gün gibi ortada. Fındık 6-7 YTL'ye çıkınca, fındığın en büyük alıcısı olan "çikolata kartelleri", yani "küresel sermaye" kârdan zarar etmeye başladı. Yani "tatlı-fındıklı-fıstıklı" kazancı biraz azaldı. Bunun üzerine harekete geçtiler. Salih ERDEM'de kim oluyormuş? Yok edin emrini verdiler. Bu emir üzerine "sahibinin düdükleri" harekete geçtiler. Bir karalama, bir sıkıştırma kampanyası ki, gırla gitti. Her zaman olduğu gibi kredi kullanmak isteyen Fiskobirliğin yüzüne bütün kapılar kapatıldı. Küresel Sermayenin elinde olan bankalar ve finans sektörünün tüm kapıları duvar oldu. Kredi vermemesi için İş Bankasını bile tehdit ettiler. Salih ERDEM'i sıkıştırdıkça sıkıştırdılar. Bu arada türlü şayialar ortaya attılar. Salih ERDEM'in aldığı maaştan, yaptığı yatırımlara kadar her şey çarpıtıldı. Şimdi insanlar soruyor; Ne olacak fındığın hali? Benim bir tane fındığım yok. Ne olursa olsun! İşte bunu diyemiyoruz! Diyemiyoruz, çünkü sonuçta zarar bu ülkenin zararı! Ne mi olacak bu fındığın hali? Herkes Salih ERDEM'den özür dileyecek ve yeniden göreve çağıracak. Bu da yetmez, ardından olacaklar sırasında Salih ERDEM'in arkasında durulacak. Zararsa, zarar. Zaten şu anda zarar ediliyor. Hiç olmazsa "kazanmak için yola çıkılmış" olacaktır. İnsanlar göz göre göre emeklerinin gaspedilmesine karşı dik duracaklar. "Günlükçü parasını kurtarmaz" hesabını yapabilenler, "daha büyük hesap yapanların" tuzağına düşmeyecekler. Birilerinin aklına uyupda emeğini gasp ettirenlerin sızlanmaya da hakkı yoktur. "E biz ne bilelum" demek mazeret değil! Yazdık, çizdik o kadar! Adamlar sizin emeğimizi gaspedip savaş finanse ediyorlar. E biliyorsunuz, savaş maliyetli iştir. Coni yemek ister, su ister! Kurşun ister, bomba ister! Ne yapmak için? Müslüman öldürmek için! Bunlara para lazım! Fındık parasından da bu işlere biraz para gitse kıyamet mi kopar canım! Salih ERDEM ne yapar? Karadenizli üç-beş kuruş daha fazla kazansın diye çabalayıp durur. E oldumu şimdi! Elin coni'sinin ekmeğini sen niye kesiyorsun kardeşim? Alan razı, satan razı! Sana ne? O'da bizim gibi işte! Biraz "şövalye ruhlu"! İçi rahat etmiyor. Ne olacak bu fındığın hali? İşi bilen biliyor. Yeniden keşif yapmaya gerek yok. Salih ERDEM orda duruyor. Utanan varsa, biz üzerimize düşeni yaparız. Yok biz "Zapturaman Paşa"ya çalışacağız diyorsanız, orası da size kalmış!  Tütün gibi, yarın fındık bahçelerini de sökmeye başlarsınız. Yüzyıl sonra da torunlar sorarlar; bu "Yine yeşillendi fındık dalları" türküsünde ki fındık ne ola ki? Nostalji dorunum, nostalji!

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Haber yorum bölümünde Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.