12.10.2021, 09:36

KENDİNİ YOK EDEN ŞEHİR: TRABZON

Bildiğiniz üzere bu şehir kendi değerlerini yok etmeye ve gün ışığına çıkarmamaya yemin etmiş gibi davranma refleksini o kadar geliştirdi ki artık şehrin değeri olacakları da keşfedip olmadan yok etme hususunda zirve yaptı.

Yok, hemen itiraz etmeyin! Hele sanatsal ve kültürel birikimin yoksa bu işe hiç kalkışmayın! Daha doğrusu şehrin değerlerinden habersizseniz sadece okuyun ve geçin!

Size burada sayacağım değerlerin bir kısmı Avrupa'da herhangi bir kasabada doğmuş olsaydı o kasabayı bırak o şehir onunla yaşardı. Bir adım daha ileri gideyim, ekonomisi onunla dönerdi.

Bu konuda o kadar doluyum ki içimden 'Bu şehir bu kadar yazar, sanatçı, kültür ve spor insanı yetiştirdi ki şehre fazla geldi.' diyorum. Bu şehri yönetenlerin yönetim kabiliyeti bir iki taneyle sınırlı olunca dünya çapında değerlerimiz ne yazık ki bu şehirde gün ışığına çıkamadı.

'Şehitlere çok önem veririz!' diye görünen bu şehir, dünyanın hâlâ konuştuğu ve saygı duyduğu, bizim gurur kaynağımız, dünyayı yendiğimiz Çanakkale Savaşı'nda şehit düşen ilk subay Trabzonlu Teğmen Murtaza Bey'in ismini herhangi bir yerde gördünüz mü? Veya Çanakkale Savaşı yıldönümünde anıldığına hiç rastladınız mı?

Buna inanın, Bedri Rahmi Eyüboğlu Avrupa'da herhangi bir yerde doğmuş olsaydı ve Trabzon'u yönetenler de o şehre gitmiş olsaydılar onun şiir kitaplarını, kupa bardağını, resimlerini ve daha çok çeşitli eşyalarını alıp Trabzon'a gelir ve gururla insanlara gösterirlerdi.

Avrupa'da ve Amerika'da sayılı ressam ve şairlerinden olan kendi öz evlatları için kıllarını kıpırdatmışlar mıdır? Bırakın onu, gerçek tablosunu bu şehrin herhangi bir yerinde gördünüz mü? Bu şehri yönetenler bu sanatçı için ne yapmışlardır?

Benim anlatacağım bu değildi! 'Bu konuda doluyum!' dedim ya kusuruma bakmayın, biraz uzattım! Gelelim asıl konumuza; ilk paragrafta yazdığım konuya. 'Şehrin değeri olacakları da bu şehir keşfedip olmadan yok etme hususunda zirve yaptı.' Bu yazacaklarımı iyi okuyun ve bu sözü neden söylediğimi daha iyi anlayacaksınız.

Doktor Rüştü Araz'ı Trabzon'da benim yaşımda olup da tanımayan yoktur. Yıllarca dertlerimize derman olmuş, benim için çok değerli bir insandır. Rüştü Bey, Trabzon Lisesi'nde yatılı okumuştur. Bu yıllarda onun arkadaşı Yurdanur Türeci de aynı okuldadır. Yurdanur Türeci, aslen Arhavili olup Trabzon'a yerleşen ve kendilerini Trabzonlu kabul eden bir ailenin çocuğudur.

Bu ikili liseyi bitirdikten sonra İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'ni kazanırlar ve okulu bitirirler. Rüştü Bey, ihtisas için Erzurum Tıp Fakültesi'ne gider. Yurdanur Türeci de Beyin Cerrahi ihtisası için Almanya'ya gider.

Yurdanur Türeci, Almanya'da ihtisasını bitirdikten sonra akupunktur tekniklerini öğrenmek için Çin'e gider ve akupunktur tedavisini öğrenerek şehrine hizmet etmek için Trabzon SSK Hastanesi’ne beyin cerrahı olarak döner. Akupunktur tedavisini yapmak için Trabzon'da epeyce uğraşır; ancak şehir bu tedaviyi tanımadığı için görmemezlikten gelir. Hatta bir adım ileri giderek dalgaya alır.

Yurdanur Türeci, bu olaya fazla dayanamaz ve Almanya'ya geri döner. Şimdi bu olayı niye anlattığımı merak ediyorsunuzdur. Yurdanur Türeci'yi tanıdınız mı? Bu insan kim biliyor musunuz? Çok zorlamayayım sizi!

Covid-19 belasından dünyayı kurtaran BioNTech aşısının mucidi Özlem Türeci'nin babasıdır. Başka bir şey yazmak gelmiyor içimden!

Yorumlar (0)
14
parçalı bulutlu
Namaz Vakti 27 Ekim 2021
İmsak 05:13
Güneş 06:38
Öğle 12:10
İkindi 15:04
Akşam 17:33
Yatsı 18:53