17.05.2022, 09:54

Kesin beyler kesin, tek bir ağaç kalmayana kadar kesin!

Bir yanda güzelliğin en güzeli Trabzonspor tüm hızıyla şampiyonluğunu kutlamaya devam ederken, bir yanda kötülüğün en kötüsü, Maçka ormanlarını tüm hızıyla kesmeye devam ediyor!

Hiç mi güzellikten nasibinizi almayacaksınız, ormanları korumayla mükellef olanlar? Hep kötülük mü yapacaksınız ormanlara? Şu otuz sekiz sene sonra gelen şampiyonluğu da mı kutlamak için ara vermeden kötülük yapmaya devam edeceksiniz? Bu ne hırstır? Bu nasıl bir kötülüğe konsantre olma duygusudur?

Bir ara verin; çevrenizde olanlara kulak verin! Bir kendinize zaman verin! Her şeyden vazgeçtin be kardeşim! Bari şampiyonluğu kutlayın. Belki bu güzellik sizi ve vicdanınızı yumuşatır da bu ormanların kesimini katliam şeklinde değil nizami kesim gibi yani insan gibi yaparsınız. Veya denetler, bu kesime dur dersiniz! Ne bileyim, belki itiraz edenlerin de insan olduğunu hatırlarsınız!

Dur diyen yok!

Yapma diyen yok!

Yazıktır diyen yok!

Hesap soran yok!

Maçka yok kardeşim, Maçka yok!

Devir sizin devriniz; yapın kötülüğün en büyüğünü! Feryadı duymazdan gelin! Halkın itirazına sırt çevirin! Tarihi inkar edin! Kesin beyler, sonuna kadar kesin! Bir tek ağaç, bir tek fidan bırakmadan kesin! Para için kötülüğün en büyüğünü yapın! Yakışıyor size kötülüğün esiri olmak! Maçka’da nizami kesim maskesi altında kanunsuz kesime devam edin! Bir tek fidan bırakmadan kesin!

Soranlara da ahkam kesin 'Biz işimizi yapıyoruz!' diye. Siz okulunuza, siz mühendisliğinize, siz mesleğinize ihanet ediyorsunuz! Siz vicdanınızla bir masaya oturduğunuzda anlayacaksınız yaptığınız kötülüğü, ama iş işten geçmiş olacak! Paparza Yaylasında bir tek fidan bırakmadan kesin!

Para için kesin!

Doğayı yok etmek için kesin!

Heyelanları tetiklemek için kesin!

Gelecek olan susuzluğa çanak tutmak için kesin!

Rüzgarı hesap etmeden kesin!

Torunlarınızın elinden tutup onları gezdirirken ağaç gördüğünüzde sırtınızı çevirirsiniz sizi torunuza şikayet etmesin diye. Kesin beyler kesin, bir tek ağaç kalmadan kesin! İnsanların şikayetini dikkate almıyorsunuz. Aldığınızda da orman kalmamış oluyor. Kesin beyler kesin, bir tek ağaç kalmasın!

Bazı çok bilirler de 'Ne yapsınlar, ağaç kullanılmayacak mı?' sorusunu soruyor bana! Sanki son on yılda ağaç kullanımı bulunmuş gibi. 'Çok bilir Tahir' senin baban da ağaç kullanıyordu, deden de ağaç kullanıyordu, dedenin babası da ağaç kullanıyordu. Onlar 'Sen de ağaç kullan!' diye ormana saygılıydılar. Katliam yaparcasına kesim yapmıyorlardı. İhtiyaçları kadar kesiyorlardı.

Benim sana anlatmak istediğim senin torununda ağaç kullansın diye feryat ediyorum 'çok bilir Tahir.' Senin ve benim büyüklerim ormanın ahengi bozulmasın diye baltalarını kesim yapmayacakları zaman sarardılar ağaçlara saygılı oldukları için! Ormanın ahengini bozmamak için...

Eski orman şeflerim derdiler ki 'Damgalama çekici bizim kutsalımızdır. Ona ihanet etmek, devlete ihanet etmek gibidir. O nedenle onu kimseye teslim edemeyiz!' Şimdi bu çekicin durumu nedir? Sayın çekiç sahipleri size teslim edilen damgalama çekicinin durumu nedir gerçekten?

Bir an önce bu vahşi kesim durdurulmalı! Devlet eski kesim durumuna geçmeli. Ağacı kendi kesmeli ve deposunda tüccara satmalı. Yani bundan yirmi sene önceki kesim standartlarıyla kesim yapılmalı. Orman İşletme kontrolünde...

Biri çıkıp sakın 'Şimdi orman işletme kontrolünde yapılmıyor mu?' demesin! Israrla demek istiyorsa kesim yerlerini gezsin, o vahşeti görsün; ondan sonra sorumluların yanına gitsin, onlardan aldığı cevapla yapılan işleri karşılaştırsın, öyle konuşsun. Hadi hoşça kalın.

Kesin beyler kesin, tek bir ağaç kalmayana kadar kesin!

Yorumlar (0)