Av.Çağla Yavuz Uzun

Av.Çağla Yavuz Uzun

KIDEM TAZMİNATINA  HAK KAZANMA KOŞULLARI

4857 sayılı İş Kanunu’na tabi olan işçilerin, İş Kanunu geçici 6. madde uyarınca halen yürürlükte bulunan 1475 sayılı mülga İş Kanunu’nun 14. maddesinde, kıdem tazminatının genel esasları, hak kazanma koşulları, hesaplanması hususlarına ilişkin usul ve esaslara yer verilmiştir. İşçinin kıdem tazminatına hak kazanabilmesi için,iş sözleşmesinin Kanunda gösterilen fesih halleri veya işçinin ölümü ile son bulmuş ve işçinin en az 1 yıl çalışmış olması gerekir. 
Kanundaki düzenlemeye göre, sözleşmenin işveren tarafından İş Kanunu’nun 25. maddesinin 2. bendinde yer alan “Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri” nedenler dışında feshi halinde, işçiye kıdem tazminatı ödenmesi gerekir. Dolayısıyla, işçinin ahlak ve iyiniyet kuralarına aykırı davranışı dışında, diğer haklı ya da geçerli sebeple yapılan fesihlerde, işçinin ez az 1 yıllık çalışması varsa kıdem tazminatı ödenmesi gerekir. 
Kıdem tazminatına hak kazandıran diğer bir durum, İş Kanunu’nun 24. maddesine göre işçi tarafından sözleşmenin haklı sebeple sona erdirilmesidir. Haklı sebebe dayanmayan, örneğin işçinin eşinin başka bir şehre tayin edilmesi sebebiyle iş sözleşmesini feshetmesi İş Kanunu’nun 24. maddesi kapsamında haklı bir fesih olmadığından işçi kıdem tazminatına hak kazanamayacaktır. Kanun kapsamında sayılan işçinin ücretinin ödenmemesi, sağlık, zorlayıcı sebepler, cinsel taciz ve Kanunda belirtilen diğer nedenlerle iş sözleşmesini feshetmesi halinde işçi kıdem tazminatına hak kazanacaktır. 
İşçinin iş sözleşmesini muvazzaf askerlik sebebi ile işçi ya da işveren tarafından feshi halinde işçiye kıdem tazminatı ödenmesi gerekir. İşçinin askere gidişi, işyerinden ayrılışından kısa ve makul bir süre içinde olmalıdır. Yargıtay’ a göre, işçinin celp dönemi ertelense de kıdem tazminatına hak kazanır. 
Kanuna göre kıdem tazminatına hak kazandıran bir diğer durum işçinin yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı ya da toptan ödeme almak amacıyla iş sözleşmesini feshidir. İşçinin iş sözleşmesini emeklilik sebebiyle feshederken kıdem tazminatına hak kazanabilmesi için emeklilik koşullarını işverenle olan iş sözleşmesi devam ederken tamamlamış ve sözleşmeyi bu sebeple feshetmiş olması gerekir. Daha sonra bu koşulların tamamlanmış olması kıdem tazminatı ödemesini gerektirmeyecektir. Belirtelim ki, İş Kanunu’nun atıf yaptığı 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 81. maddesi göz önüne alındığında, işçinin yaşı bekleyerek emekli olabilmesi için tamamlaması gereken en az sigortalılık süresi 15 yıl ve 3600 prim ödeme gün sayısıdır. Kanunda belirtilen koşulları tamamladığına ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan belge alan işçi, bu belgeyi dayanak gösterip iş sözleşmesini feshettiğinde kıdem tazminatına hak kazanacaktır. 
Kadın işçi, evlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde kendi isteğiyle sözleşmesini feshetmesi halinde kıdem tazminatına hak kazanacaktır. İş sözleşmesinin belirli ya da belirsiz süreli olması önemli olmayıp, evlilik tarihinden itibaren bir yıl içinde sözleşme feshedilirse tazminata hak kazanılır. Kanun özellikle kadın işçilere bu hakkı tanıdığından, erkek işçilerin evlilik sebebiyle sözleşme feshinde kıdem tazminatı hakkı doğmayacaktır. 
İş sözleşmesinin işçinin ölümüyle son bulması halinde kıdem tazminatı hakkı doğar. Koşulları mevcut olması halinde doğan kıdem tazminatı tutarı kanuni mirasçılarına ödenir. Türk Borçlar Kanunu’nun 440. maddesine göre, işçinin ölümüyle iş sözleşmesi kendiliğinden sona erer. İşveren, işçinin sağ kalan eşine ve ergin olmayan çocuklarına, bunlar yoksa bakmakla yükümlü olduğu kişilere, ölüm gününden başlayarak bir aylık, iş ilişkisi beş yıldan uzun bir süre devam etmişse, iki aylık ücret tutarında bir ödeme yapmakla yükümlüdür. Bahsedilen ödemeye “ölüm tazminatı” denilmektedir. 
Kıdem tazminatına hak kazanabilmek için belirttiğimiz fesih halleri ya da işçinin ölümü ile son bulan iş sözleşmesinin en az 1 yıl sürmüş olması gerekir. İşçinin kıdem süresi, sözleşmenin devam ettiği, aralıklarla yeniden yapıldığı ya da giriş çıkış yapıldığı durumlarda aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde çalışıldığı süreler göz önüne alınarak hesaplanır.  
İşçinin en son aldığı brüt ücret üzerinden kıdem tazminatı hesaplanacaktır. Kanunda işçinin 1 yıllık kıdemine istinaden 30 günlük ücrete hak kazanacağı hüküm altına alınmıştır. Kanuna göre, kıdem tazminatlarının zamanında ödenmemesi durumunda mevduata uygulanacak en yüksek faiz uygulanacaktır. 
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’ndaki değişiklik ile kıdem tazminatında 10 yıllık olan zamanaşımı süresi 5 yıl olarak düzenlenmiştir (İş Kanunu Ek m.3/1,a). Artık iş sözleşmesinin fesih tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde kıdem tazminatının talep edilmesi gerekmektedir. 
***
KAYNAKLAR
Prof. Dr. Nuri Çelik, Prof. Dr. Nurşen Caniklioğlu, Prof. Dr. Talat Canbolat, İş Hukuku Dersleri, Beta, İstanbul, 2018. 
Prof. Dr. Sarper Süzek, İş Hukuku, Beta, İstanbul, 2018. 

avcaglayavuz@gmail.com


 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.